Metehan UD/ EGEDESONSÖZ - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla 2019’da özel çevre koruma bölgesi ilan edilen Karaburun–Ildır Körfezi Özel Çevre Koruma Bölgesi’ne ilişkin imar planı yargıya takıldı.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan 1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planı geçtiğimiz yıl yeniden askıya çıkarılmış, planda konut, ticaret, turizm, çalışma alanları, sosyal donatı ve yeşil alanlar yeniden düzenlenmişti. Askı sürecinde plana 939 itiraz yapılırken, itirazlar doğrultusunda revize edilen plan yeniden yayımlandı.

Ancak son düzenleme İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yargıya taşındı. Açılan dava sonucunda planın iptal edildiği öğrenildi. Mahkemenin, planı şehircilik ilkeleri, üst ölçekli plan kararları ve mevzuata aykırı bulduğu belirtildi.

Mahkeme kararında şu ifadeler yer aldı:

Mordoğan Mahallesi, İskele mevkiinde bulunan yaklaşık 22 ha. alanın Plan Açıklama Raporu'nda uyuşmazlık konusu alanın hangi amaç ve gerekçe ile "Askeri Alan" olarak planlandığına yönelik olarak açıklama ve analizlere yer verilmemesi nedeniyle "Askeri Alan" olarak planlanmış olmasının, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına ve planın ana hedef ve ilkelerine uygun olmadığı, Merkez Mahallesi, Kuyucak mevkiinde yer alan yaklaşık 12 ha. büyüklükte olan uyuşmazlık konusu alanın mevcut doğal yapının bir parçası olması, alana ilişkin olarak kentsel kullanım öngörülen alt ölçekli plan kararı bulunmaması ve alanda imar planlarına göre yapılaşması tamamlanmış alanlar bulunmaması, alanın bir bölümünde zeytin ağaçlarının bulunması hususları dikkate alındığında, alanın "Bugünkü Arazi Kullanımı Sürdürülecek Alanlar" altında planlanması esas olup, alanın "Gelişme Konut Alanı” olarak planlanmış olmasının, şehirciilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına ve planın ana hedef ve ilkelerine uygun olmadiğı dikkate alındığında dava konusu planda bu yönlerden hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

İLK PLAN DA İPTAL EDİLMİŞTİ
Bakanlık tarafından ilk olarak 4 yıl önce ilan edilen planlar vatandaşlar tarafından yargıya taşınmış ve iptal ettirilmişti.

44 bin 367 hektarlık alanın 1235 bin hektarlık alanı konut, ticaret ve turizm alanları için ayrılmıştı. Yakın zamanda yeni imar planı çalışması yapılması bekleniyor.

Lodos'un tartışmalı projesi meclis gündeminde!
Lodos'un tartışmalı projesi meclis gündeminde!
İçeriği Görüntüle

KARABURUN SİVİL İNİSİYATİF'İ İTİRAZ ETMİŞTİ
Plana ise Karaburun Yerel Fok Komitesi ve Karaburun Sivil İnisiyatif Kentleşme ve Planlama Çalışma Grubu da plana itiraz etmişti. Açıklamada şu ifadeler yer almıştı:

“..İlgili planda Karaburun-Ildır Körfezi Özel Çevre Koruma Bölgesi'ndeki mevcut koruma sorunları ve yerel sorunlar gözetilmemiştir. 1/25000 planlara ilişkin 2022 yılında yapılan söz konusu itirazlar ve yargı kararları göz önüne alınmamıştır. Planlama kurumunun görevi, eğilimleri, ulaşmak istenen amaca yönelik olarak yönlendirmektir. Bu bağlamda, yeni planın eskisinden çok da farklı olmadığını söylemek mümkündür.

Planda; “Hassas Alan B” olarak belirlenen bölgelerde dahi yenilenebilir enerji santralleri ve mevcut maden lisans alanlarındaki faaliyetlere ilgili kurum görüşleri ve değerlendirmeleri sonucu izin verilebilecektir. Yarımadada henüz yapılaşmamış ve kıyıda yer alan alanların hemen tümü ticaret+turizm+konut karma kullanımına ayrılmıştır. Bölge, yapılaşma baskısı altındadır. Yarımadada mevcut RES lisans sahaları dışında da tarım veya mera alanları üzerinde, lisanssız güneş enerji santrali projeleri önerilmektedir. Planda, Tescilli mera alanlarının korunmasına yönelik bir hüküm bulunmamaktadır. Yarımadanın tek sulak alanı İRİS GÖLÜ çevresinde yenilenebilir enerji faaliyetleri yürütülebilecektir. Kentsel sit alanı olarak ilan edilen SAZAK KÖYÜ için koruyucu bir plan kararı bulunmamaktadır. Gerence Körfezi’ne olumsuz çevresel etkileri bulunan balık çiftliklerinin yoğunlukta olduğu önceden 1. Derece Doğal Sit Alanı olan Eğri Liman kıyıları 2. Derece Doğal Sit Alanı olarak işaretlenmiştir. Bölgedeki sit statüsü değişikliği kıyılardaki kullanım baskısını arttıracaktır. Akdeniz Foklarının en önemli habitatlarından Mordoğan Ayıbalığı Koyu ve çevresi için belirlenen ‘Hassas Alan A’ koruma kararı olumlu olmakla birlikte karasal alandaki kıyı kullanımı hali hazırda yoğundur ve planda bu alanlar için turizm ve ticaret kullanımları önerilmiştir.

Bölge, hem ulusal hem de küresel ölçekte biyoçeşitlilik açısından önemli bir alandır. Bu plan, alanın korunma vizyonun önde tutulması gerekliliği ile örtüşmemektedir. Yatırım kararlarının birbirinden habersiz ve parçacı ÇED süreçleri ile yürütülmesi başlıca bir sorundur. Karaburun – Ildır Körfezi Özel Çevre Koruma Bölgesine ilişkin biyoçeşitlilik araştırmalarının tamamlanması ile birlikte yönetim planının henüz hazırlanmamış olması, koruma alanına ilişkin 2022 yılında yapılan 1/25.0000 ölçekli nazım imar planının itirazlar sonucu iptal edilmesi sonrası 2024 yılında yeniden yapılan planlarda itiraz ve yargı kararlarının göz önüne alınmaması Özel Çevre Koruma Bölgesi'ne yönelik korunma vizyonunun öncelikli olma gerekliliğiyle çelişmektedir. İlgili birimlerden, İzmir İli Karaburun-Çeşme-Urla İlçeleri Karaburun-Ildır Körfezi Özel Çevre Koruma Bölgesi, 1/25 000 ölçekli Nazım İmar Planı Plan Araştırma ve Açıklama Raporu’nun tüm bu incelemeler ışığında tekrar değerlendirilmesi istendi..”

Değerlendirme Raporu’nda neler var?

- 1/25000 ölçekli Nazım İmar Planı’nda tanımlanmış olan “Konut Gelişme Alanları’na gereğinden çok büyük yer ayrılmıştır. Özellikle de mevcut durumda tarım alanı, zeytinlik alan, ağaçlık alan niteliğindeki alanlar, “Konut Gelişme Alanı ve Ticaret-Turizm-Konut Karma Kullanım Alanı” olarak planlanmıştır.

- Plana göre, henüz yapılaşmamış kıyı alanlarının büyük bölümü Ticaret, Turizm ve Konut Karma Kullanımına ayrılmıştır. Bu durum kıyılardaki mevcut yapılaşma baskısını arttıracak ve tarım alanlarının da kaybına yol açacaktır.

- Planda, Özel Çevre Koruma Bölgesi kararından sonra 8 firmaya ait GES projeleri önerilmiştir..İlgili plan notlarına göre, ilgili kurumlar uygun görürse, bundan sonra da, Karaburun Yarımadası’nda yeni Rüzgar ve Güneş veya Hibrit Enerji Üretim Santralleri kurulabilecektir. Bu plan, buna karşı hiçbir kısıtlayıcı tutum ve yönlendirme yapmamaktadır. Diğer yandan, Rüzgar enerjisi üretim tesislerinin yerleşik alanlara 500 m. Mesafede kurulması koşulu da yetersizdir, çünkü bir çok ülkede örneğin İskoçya’da ve Avusturalya’da bu mesafe 1,5-2 km. dir.

- Plan’da meraların doğal bitki örtüsünün korunmasının esas olduğu belirtmekle birlikte, plan notlarında tescilli meralarda ilgili kurumların görüşü ile yenilenebilir enerji projelerinin (rüzgar, güneş, hibrit) yapılıp yapılamayacağına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmamaktadır.

- Plan, ‘Hassas Alan B’ bölgelerinde dahi maden lisansı olan alanlardaki yatırımların Bakanlıkça ve ilgili kurumlarca değerlendirileceğini belirtmektedir. Yarımadanın önemli bir kısmı plan raporunda da görüleceği üzere maden lisansına sahiptir.

- Etrafı ‘Hassas Alan A’ olarak belirlenmiş ve Yarımadanın tek sulak alanı İRİS GÖLÜ çevresinde dahi kurulu GES faaliyetleri bulunmaktadır. Plan raporunda İris Gölü’nün yakın çevresindeki faaliyetlerin sınırlandırılmasının gerekliliği ifade edilmiştir. Ancak, kurulu güneş enerji santralinin Kuzey kısmındaki alan ‘Hassas Alan B’ olarak işaretlenmiştir. Bu alanda yenilenebilir enerji faaliyetleri yürütmek plana göre mümkündür.

- Planda, kentsel sit alanı olarak ilan edilen SAZAK KÖYÜ için koruyucu bir plan kararı bulunmamaktadır. Sazak Köyü’nün etkin bir şekilde korunabilmesi için çevresiyle düşünülmesi, buna uygun plan hükümleri gereklidir. Sazak Köyü’nün korunmasına yönelik olarak birincil önceliği “turizm” olmayan, ancak alanın korunmasını önceleyen, bütüncül bir yaklaşımla, disiplinler arası bir koruma yaklaşımının geliştirilmesi esastır. Kentsel sit alanı çevresinde herhangi bir yatırım önerisi ve inşaatın engellenmesi, alanın çevresiyle ve etkileşim sahası ile bir bütün olarak etkili bir biçimde korunması açısından son derece önemlidir. Bilindiği gibi Rüzgar enerji santrallerinin bağlantı yolları Sazak Köyünün ilişki kurduğu alandadır.

- Planda, Gerence Körfezi’ne olumsuz çevresel etkileri bulunan balık çiftliklerinin yoğunlukta olduğu önceden 1. Derece Doğal Sit Alanı olan Eğri Liman kıyıları’nın 2. Derece Doğal Sit Alanı olarak işaretlendiği görülmektedir. Balık çiftliklerinin denizel alanı ve lojistik faaliyetler amaçlı kıyıları kullanımına ilişkin herhangi bir plan hükmü bulunmamaktadır. Bu bölgedeki sit statüsü değişikliği kıyılardaki kullanım baskısını arttıracaktır.

- Mordoğan Ayıbalığı Koyu ve çevresi için belirlenen ‘Hassas Alan A’ koruma kararı olumlu olmakla birlikte karasal alandaki kıyı kullanımı hali hazırda yoğundur ve planda bu alanlar için turizm ve ticaret kullanımları önerilmiştir.