Sunta üretim tesisinde korkunç kaza: 54 yaşındaki işçi öldü
Sunta üretim tesisinde korkunç kaza: 54 yaşındaki işçi öldü
İçeriği Görüntüle

Berivan KAYA/EGEDESONSÖZ- Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu'ndaki "süresiz yoksulluk nafakası" düzenlemesini Anayasa'ya aykırı buldu.

Mahkemenin boşanma sonrası yoksulluk nafakasının süresiz talep edilmesine imkan veren hükmün iptaline ilişkin kararı Resmi Gazete'de yayımlandı.

Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu İzmir Temsilcisi Tülin Osmanoğulları, nafaka tartışmasının uzun süredir devam ettiğini belirterek tartışmaların siyasi vaatler üzerinden şekillendiğini dile getirdi.

SEÇİM MALZEMESİ YAPILMAMALIYDI!
Tülin Osmanoğulları açıklamasında, “Uzun süredir süresiz nafaka tartışmaları vardı. 2023 cumhurbaşkanlığı seçiminde de ittifak yaptıkları Yeniden Refah ve Hüda-Par gibi partilere seçimi almak için vaatler vermişlerdi. Bu tartışma o dönemlerden geliyor. O zamanda söylemiştik, kadınların ve çocukların hayatları seçim malzemesi yapılmamalı. Bir anda bu ülkede nafaka mağdurları adı altında topluluklar türedi. Uzun süredir bu ülkede kadınların kazanılmış haklarına saldırılar var. Nafaka evlilik birliği içinde hangi taraf yoksulluğa düşüyorsa o tarafa ödenir. Erkek yoksulluğa düşüyorsa kadın erkeğe ödüyor. Ancak bizim ülkemizin bir gerçeği var, kız çocukları okutulmuyor ve kadınlar çalıştırılmıyor. Bekarken baba himayesinde evlenince koca himayesinde kalıyor. Hiçbir mesleği olmayan kadınlara otur evinde çocuk bak deniyor. Erkekler tüm şiddet türlerini uyguladıktan sonra boşandıktan sonra ‘git ne halin varsa gör’ deniyor. Kadınları evlerin içindeki şiddete mahkum etmek istiyorlar” ifadelerine yer verdi.

KADIN CİNAYETLERİ ARTIYOR!
Kazanılmış hakların kadınların elinden alınmasının ardından kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin arttığına dikkat çeken Osmanoğulları, “Nafaka dediğimiz şey zaten çok komik rakamlar. Nafakaları da zaten ödemiyorlar. Bu tamamen kadınların boşanmasını engellemektir. Bu da kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artmasıdır. Nafaka bizim kazanılmış hakkımız ve bu haklar ne zaman elimizden alınırsa kadın cinayetleri o kadar artıyor. Biz bu durumu verilerimizde görüyoruz. Nafaka kadını eve hapsetmenin ve şiddete boyun eğmenin ötesinde başka bir şey değildir. İstanbul Sözleşmesi’nden çıkarak zaten kadınları gözden çıkarmışlardı ama şimdi tamamen şiddete mahkum bırakıyorlar” dedi.

Osmanoğulları açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi:
“Biz bakanlıklara soru sorduk, dilekçe verdik. 'Bizim ülkemizde kaç tane nafaka mağduru baba var? Hangi veriye dayanarak yasallaştırıyorsunuz?' diye. Ellerindeki verileri istedik. Bize gelen cevapta ‘elimizde veri yoktur’ dediler. Bu ataerkil zihniyetin kadınlar üzerindeki tahakkümüdür.”