CHP ve AKP listelerinde büyük değişim yaşanırken İzmir listelerinde ikişer aday dikkati çekiyor.
Daha doğrusu, ilk liste şoku atlatıldıktan sonra bu dört isim ön plana çıkacak gibi görünüyor.
CHP'de Mustafa Balbay ile Rıza Türmen.
AKP'de ise Binali Yıldırım ile Ertuğrul Günay.
****
Önce Balbay ve Türmen'i değerlendirelim…
Kimse Balbay'ın aday yapılmasını, onu kurtarma hareketi olarak değerlendirmesin. Çünkü o, yurtsever gazeteciliğin en yukarılarına ulaşmış bir kişi olarak bu adaylığı hukuk kıyımına uğramadan önce de hak etmişti. Elbette şimdi bir de, haksız yere iki yıla yakın özgürlüğü elinden alınmış bir yazarın 'olgunluğuna!' sahip. Onun, meclis kürsüsünden eminim söyleyecek çok şeyi olacaktır.
Rıza Türmen için de hiç kimsenin en küçük bir olumsuz söz söylediğini duymadım. İstanbul doğumlu olmasına karşın onu sadece İstanbullu olarak düşünmek haksızlık. Çünkü o Türkiye'nin bir değeri. Türkiye'nin, AİHM tarafından neredeyse gün aşırı yüz binlerce liralık tazminata mahküm edildiği bir dönemde, böyle bir uzmana sahip olmak, sanıyorum sadece CHP için değil AKP için de bir şans olacaktır…
Sahip olduğu bilgi birikimi ve AİHM deneyimi nedeniyle, tüm partilerin ondan öğreneceği şeyler vardır…
Espri yeteneği ve hazırcevaplığıyla onu rahmetli Erdal İnönü'ye benzetenler çok…
Kendisi kadar ünlü olan eşi Prof. Dr. Tomris Türmen de, DSÖ Genel Sekreterliğine yükselmiş bir Türk doktoru…
****
Gelelim AKP'nin İzmir'e transfer ettiği iki isme: Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'a…
Başbakan bu işi yaparken sanıyorum tüm yükü aslında Binali Yıldırım'ın sırtına yükledi. Çünkü, onun Günay'dan daha etkili olabileceğine inanıyor olmalı…
Eğer Başbakan, Ertuğrul Günay'ın –sırf bir zamanlar CHP'li olduğu için- İzmirlilerden oy alacağını sanıyorsa aldanıyor…
Çünkü, İzmirli iki şeyin farkındadır…
İlki, AKP'nin iki bakanını İzmir'e kaydırmasının, İzmir'i işgal için bir güç artırması demek olduğunu…
İkincisi ise karşılarına çıkarılan Ertuğrul Günay maskesi kaldırıldığında altından Recep Tayyip Erdoğan'ın yüzünün çıkacağı...
Aslında(!) sosyal demokrat olan, ama hidayete ererek AKP'de boy göstermeye başlayanlardan (ne yazık ki bu seçimde yenileri de var. Hem de İzmir'de!) söz ederken İzmirliler, körfezdeki eski kokuyu duymuş gibi yüzlerini buruştururlar…
Sanıyorum, Başbakan İzmirlilerin bu yönünü hala anlayamadı…
Binali Yıldırım'a gelince…
O, seçim konuşmalarında herhalde İzmir Büyükşehir Belediyesine yüklenecektir…
Keşke bunu yapmasa…
Kendi bakanlığının, CHP'li belediyelere (Büyükerşen'e yaptıklarını yakından biliyorum) neler çektirdiğini herhalde, o zaman çıkıp Kocaoğlu anlatacaktır herkese…
Kaldı ki, Sayın Binali Yıldırım'dan İzmirlilerin sorulacak bir hesabı var. O da THY'nin İzmir'e layık gördüğü muamele…
Binali Bey, İzmir'e gelmeden önce THY tarifesine bir göz atarsa ne demek istediğim iyi anlaşılır…
Özetle AKP'nin İzmir'e kaydırdığı iki kolordu, işgal için yeterli donanıma sahip değil.
İki bakan değil, daha büyük bir vurucu güç gerekirdi. Daha, daha büyükleri gelmeliydi…