İnanılmaz esen rüzgar altında oynandı maç.
Göztepe ilk yarıda rüzgarı arkasına alarak oynadı.
Ama doğru dürüst pozisyon bulamadı.
Rüzgarı arkanıza alarak oynamak bilinenin tersine avantajlı değildir.
Rüzgara karşı oynamak belli şeyleri uygularsanız daha avantajlı bile olabilir.
Göztepe takımında üç buçuk ayda pek bir şeyin değişmediğini söyleyebiliriz.
Bir türlü birlikte oynamayı becerip geliştiremeyen takım görüntüsü hala devam ediyor.
Orta sahanın sağında Şamili görmekte bizi oldukça şaşırttı diyebiliriz.
Zaten Şamilde kenar ön oyuncusu olmadığını gösterdi bize.
Her iki takımın temposu oldukça düşüktü.
Bolu sporun ağır oynamasını deplasman takımı olduğu için kabul edebiliriz.
Galibiyete ihtiyacı olan ve zorlaması gereken takım Göztepe idi.
Ama tempoyu bir türlü yükseltemediler.
Göztepe takım olarak tempoyu yükseltmek için kendini hiç üzmüyor.
Takımın içinde lider oyuncu veya oyuncular yok maalesef.
Dilaver en becerili oyuncusu ama oda 3-4 defa topa dokunmadan pas vermiyor.
Şaban, Ali, Gökhan, Halil ne kadar katkı sağlar onu da göreceğiz.
Konuk Bolu spor ise iyi oyunculardan kurulu kötü bir takım.
Temposuz, korkak, silik oynuyorlar.
O kadar korkak ki on kişi kalan Göztepe'den ödleri koptu.
Kenar yönetim korkaklığını beşli savunmaya dönerek belgeledi.
Bolunun bu çağdışı futbolu kazandı maalesef.
Göztepe çıkmayan, tesadüfü savunma yapan korkak Bolunun üstüne çullanamadı.
Çullansa, biraz vites yükseltse yenerdi de inanın.
Ama Bolu gibi kötü bir takıma yenildi Göztepe.
Taraftar yine muhteşemdi. Onlara helal olsun.
Göztepe'nin canlanmaya, sıçramaya, değişime ihtiyacı var.
Sistem, oyuncu tercihleri, anlayışlar her şey gözden geçirilmelidir.
Yoksa korkarım bu edilgenlik kader olacak.