Farbe Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı ve İzmir Ticaret Odası Başkan Yardımcısı Emre Kızılgüneşler, hazır giyim ve konfeksiyon sektöründe 1996 yılında 300 metrekarelik bir atölyede 12 makineyle başladığı yolculuğunu üç farklı şehirde üretim yapılanmasına ve yüzlerce çalışanlı bir organizasyona dönüştürdüğünü, 30 yıllık hazır giyim deneyiminin ardından sektördeki operasyonel sorumluluklarını ve üretim modelini ekonomik koşullara göre yeniden şekillendirdiğini söyledi. “Hazır giyimde misyonumu tamamladım” diyen Kızılgüneşler, bu kararın sektörden tamamen ayrılmak anlamına gelmediğinin altını çizdi.
İZMİR’DEN BATMAN’A ÜRETİM DÖNÜŞÜMÜ
Türkiye’de hazır giyim sektörünün son 4 yılda ciddi bir ekonomik baskı altında kaldığını belirten Kızılgüneşler, üretimin coğrafi dağılımının ve iş modelinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. 2012 yılında Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da üretim yatırımlarına başladığını, 2018’de Muş’ta, 2021’de ise Batman Organize Sanayi Bölgesi’nde fabrika kurduğunu anlatan Kızılgüneşler, bugün Batman’daki tesisinde 240 kişiyi istihdam ettiğini, çalışanların yaklaşık yüzde 65’inin kadınlardan oluştuğunu belirtti. Kızılgüneşler, bölgedeki yatırımlarının kendisi için yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal bir anlam taşıdığını vurguladı. Kızılgüneşler, “Ben tekstil ve konfeksiyondan çıkmıyorum. Merkezimi Batman’a taşıyorum. Batman önümüzdeki dönem Türkiye’nin hazır giyim üretim merkezi olacak bir şehir. Teşvik sisteminin bir şehri nasıl dönüştürdüğünün en güzel örneğidir. İzmir’deki üretim yapısını ise farklı bir modele dönüştürüyorum" diye konuştu.
İZMİR’DE ÜRETİM YERİNE TASARIM VE MÜHENDİSLİK
İzmir’deki fabrikasında fiili üretimin sona erdiğini belirten Kızılgüneşler, mevcut yapıyı tasarım, mühendislik ve numune çalışmalarının yürütüldüğü bir merkeze dönüştürdüğünü söyledi. İzmir’de 15 kişilik bir ekiple faaliyetlerini sürdüreceklerini belirten Kızılgüneşler, Batman merkezli yeni yapılanmayla birlikte iki şehir arasındaki iş bölümünün yeniden düzenlendiğini söyledi. Kızılgüneşler, “İzmir’de satın alma ve mühendislik çalışmalarını yapacağız. Üretimi ise tamamen Batman’da sürdüreceğiz. Artık operasyonel olarak bu işin içinde değilim. Batman’daki üretim ise yıllardır birlikte çalıştığım yönetici arkadaşlarım tarafından yürütülüyor” bilgisini verdi.
İZMİR KATMA DEĞERLİ ÜRETİMİN MERKEZİ
Kızılgüneşler, İzmir’de düşük adetli, yüksek kaliteli ve katma değerli ürünlerin; teşvik kapsamındaki Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da ise yüksek adetli, hızlı sirkülasyonlu üretimin öne çıkması gerektiğini savundu. Kızılgüneşler, “İzmir’de Zara, H&M,C&A gibi markalara üretim yapmak artık çok pahalı. Burada Dolce & Gabbana, Armani, Moncler gibi yüksek katma değerli ürünler üretilebilir. Yüksek adetli üretimin adresi ise Doğu Anadolu” değerlendirmesinde bulundu.
TÜRKİYE, AVRUPA İÇİN KRİTİK ÜLKE
Hazır giyim sektörünün kendisine yalnızca üretim değil, büyük bir organizasyonu yönetme becerisi kazandırdığını belirten Kızılgüneşler, bir ürünün ortaya çıkış sürecinin çok sayıda farklı birimin koordinasyonuna dayandığını söyledi. Kızılgüneşler, şöyle devam etti: “Bir gömlek dediğiniz ürünün düğmesinden ipliğine, telasından kumaşına, yıkama talimatından etiketine, ambalajından satışına kadar 15 ayrı birim devreye giriyor. Bu sektör bir orkestra şefliği gibi. Herkesin ne zaman, neyi yapacağını bilmesi gerekiyor. Tek bir parçanın eksikliği bütün üretimi durdurabilir. Hazır giyimin dinamik yapısı bana önemli bir üretim deneyim kazandırdı."
Sektörün Türkiye için vazgeçilmez olduğunu kaydeden Kızılgüneşler, “Türkiye’de hazır giyim ve konfeksiyon devam edecek ama dönüşmek zorunda. Bu kadar büyük bir üretim ve moda organizasyonunu Avrupa başka nerede yapacak? Portekiz’de mi, Fas’ta mı? Türkiye bu sektör için kritik bir ülke” ifadelerini kullandı.
YENİ ADRESİ METAL SEKTÖRÜ
Kızılgüneşler, 10 yıl önce ortaklarıyla birlikte satın aldıkları Manisa Organize sanayii bölgesindeki Tor Endüstri’de de yeni bir döneme girdiklerini, yüksek katma değerli ve hassas metal parçalar üreten şirketin yüzde 90 oranında ihracat gerçekleştirdiğini söyledi. Aselsan’a ve yerli milli tren projelerine üretim yaptıklarını, savunma sanayiini hedefe koyduklarını dile getiren Kızılgüneşler, “Hazır giyimde 30 yılımı harcadım. Her şeyimi bu sektör sayesinde yaptım ama artık sektörde misyonumu tamamladığımı düşünüyorum. Metal sanayisi ise benim için yeni bir meydan okuma. Mühendislik deneyimimi ve organizasyon yönetme becerisini burada kullanabileceğime inanıyorum” dedi.
“ŞİRKET ÇOCUĞUNUZ DEĞİL, ÇOCUKLARINIZIN GELECEĞİ”
Kızılgüneşler, hazır giyim, konfeksiyon işletmelerinin kurucuları tarafından kendi çocukları gibi görülmesinin ikinci kuşağın önünü kapattığını vurguladı. Gençlerin yönetim sorumluluğu üstlenmesine hazır olduğunu ama ilk kuşak sanayicilerin çocuklarına alan açması gerektiğini söyleyen Kızılgüneşler, “Sanayici şirketini çocuğu zannediyor. Oysa şirket sizin çocuğunuz değil. Çocuğunuzun şirketi devralmasını istiyorsanız bırakın yönetsin. İstemiyorsa da kendi yolunu çizsin. İzmir’de ikinci kuşağı sanayinin içinde kaybediyoruz. Bunun ekonomik koşullardan kaynaklanan nedenleri var ama anne babaların da bu konuda sorumluluğu bulunuyor” diye konuştu.
Kızılgüneşler, kendi işletmelerinde de uzun vadeli bir devir planı üzerinde çalıştığını belirterek, hazır giyim faaliyetlerini ileride çalışanlarına devretmeyi hedeflediğini söyledi. Kızılgüneşler, "Benim hayalim, çalışanlarımın bu işi kendi başlarına sürdürmesi. Fabrikayı, makineleri onlara bırakmak, operasyonu onların yürütmesini sağlamak istiyorum. Bu iş benim çocuğum değil ama yüzlerce insanın geleceği. Benim derdim bu” dedi.(Tek Referans)




