Seçim atmosferine girildiği şu günlerde milletvekili olmak isteyenler, bir bir aday adaylığını duyurmaya başladı. Adaylık çalışmalarını sessiz ve derinden yapanlar da var, ’“erken kalkan yol alır’” sözünü kulağına küpe ederek sahaya adeta balıklama atlayanlar da. Yoğun saha çalışmasına giren, kapı kapı gezen, ciddi bir çalışma programı uygulayanları da görüyoruz, ’“dünya global bir köydür’” düşüncesini benimseyerek aday adaylığını sanal dünya ile sınırlı tutanları da.
Oda, dernek ayrımı gözetmeden rakip partilerin ilçe başkanlarına nezaket ziyareti yaparak gönülleri alanlarda var, sadece facebook, twitter gibi sosyal paylaşım sitelerinde, afili stüdyo fotoğrafları ile süslediği profilini, genel başkanla yanak yanağa çekilmiş hatıra fotoğrafı ile taçlandıran, sanki meclis kürsüsünden konuşuyormuş gibi dile getirdiği özlü sözlerini paylaşarak, ’‘İzmir’’in gururu’’, ’‘Milletvekili dediğin böyle olur’’, ’‘Yürü be, koçum’’ türü yorumlar alarak yüzü gülenlerde. Yani kısacası ’‘cismen’’ sahada olanlar olduğu gibi sadece ’‘ismen’’ sanalda olanlar da var.
Birde Dimyat’’a pirince giderken, evdeki bulgurdan olmaktan’’ korktukları için bekleyenler var. Kimler mi?Sendikaların, odaların, meslek kuruluşlarının başkanları, bu kurumların yönetim kurulu ve denetleme kurulu üyeleri ile Belediye ve İl Genel Meclis üyeleri’… Yani aday adaylığına soyunmadan önce ince eleyip sık dokumak zorunda olanlar.
Neden mi?Çünkü Seçim Kanunu’’nda geçen yıl yapılan değişiklik kapsamında istifa ederek milletvekili aday adayı olanlar, seçilemedikleri taktirde eski görevlerine geri dönemiyorlar. Yani devlet memurlarına uygulanan hak, sendika, meslek kuruluşları başkan ve yöneticileri ile belediye ve il genel meclisi üyelerine uygulanmıyor.
Şöyle bir sayıya vurulduğunda hiçte yabana atılmayacak kadar çok sayıda kişiyi ilgilendiriyor bu karar aslında. Kimler girmiyor ki bu listeye, İzmir Ticaret Odası (İTO) Başkanı Ekrem Demirtaş’’tan tutun da, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Başkanı Ender Yorgancılar’’a, 2007’’de Demokrat Parti’’den Milletvekili adayı olan İTO Meclis Başkanı Necip Kalkan’’dan, CHP’’li Büyükşehir Belediye Meclis Üyeleri Murat Bakan ile Kadir Sinan’’a, AKP’’nin İl Genel Meclis Grup Başkan Vekili Nazmi Kalyoncu’’dan, Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Gülsüm Satoğlu’’na kadar birçok kişi Ankara trenine binmek için mevcut koltuklarından vazgeçmek zorundalar. Durum böyle olunca yola erken çıkmak yerine seçim takviminin açıklanmasını bekleyecekler.
Milletvekili aday adayı olmak isteyen çok sayıda belediye ve il genel meclis üyesi olduğunu biliyorum. Çoğu geri dönememenin sıkıntısını dile getiriyor. Bu yüzden parti genel merkezlerinin aday adaylığı belirleme süreci ile ilgili olarak net bir açıklama yapmasını bekliyor. Görüştüğüm bazı CHP’’li meclis üyeleri Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’’nun, ’“ön seçimde dahil bazı alternatif yöntemlere başvuracağız’” şeklindeki açıklamasının kafaları iyice karıştığını söylüyor. İzmir’’de ön seçim yapılmasına pek ihtimal verilmese de olası bir ön seçimde meclis üyeliğinden istifa ederek aday adayı olacak ve geri dönmeyişi göze alacak kişiler var. Ancak bunu sadece ön seçim olursa yapacaklarının altını çiziyorlar. ’“Eğer aday gösterilmeyeceksem bunu örgüt belirlesin’” diyerek kendilerini örgüte emanet ederek, meclis üyeliğini bırakmaya hazır olduğunu dile getiriyorlar. Genel merkezin ön seçim dışında delegelerle sınırlı eğilim yoklamasına (temayül) gitmesi halinde ise eğilim yoklamasının yapılacağı tarihin doğru belirlenmesi gerektiği vurguluyorlar. Buna göre eğilim yoklamasının mutlaka seçim takviminde açıklanacak aday adaylığı başvuru tarihinden önce yapılması gerektiği savunuyorlar. Böylece aday adaylığı başvurusu öncesi örgütün desteğini aldığını görenler aday adaylığı yarışa katılmak için istifa edebilecek, aksi olanlar ise meclis üyeliğine devam etmiş olacak.
CHP’’de bunlar yaşanırken, benzer sıkıntı AKP’’de de var. Genel Merkez’’in geçen seçimde olduğu gibi bu seçim öncesi de temayül yapması kesin görünüyor. Ancak AKP’’de istifa zorunluluğu ile karşı karşıya kalanlar tıpkı CHP’’de olduğu gibi temayülün aday adaylığı başvurularının resmileşmesinden önce yapılmasını istiyor. Şimdi tüm gözler parti Genel Merkezlerine çevrilmiş durumda. Hem CHP, hem AKP de birçok isim Genel Merkez’’in milletvekili adaylarının belirlenmesinde izleyeceği yolu merak ediyor.