10 puanlık bu işlemde noktalı alanı, en uygun harflerle doldurun.
Domuz mu yazdınız?
Bilemediniz. Eskiden domuzdu, bu nedenle cevabını yanlış saymıyorum. Size 5 veriyorum.
Türk Dil Kurumu'nun bazı deyim ve atasözlerini kaldırdığından haberiniz yok anlaşılan.
Olabilir. İnsanlık hali.
WikiLeaks'in sakız markası olduğunu söyleyen dünyadan bihaber gençlerimizin farkında bile olmadığı bazı deyim ve atasözlerimiz meğer tehlikeliymiş de haberimiz yokmuş.
Durumun ciddiyetinin farkına varan uzmanlar, oturmuşlar, 20 bine yakın atasözü ve deyimi gözden geçirmişler. Sakıncalıları bir bir ayıklamışlar.
* * *
Mesela ’“Devlet malı deniz, yemeyen domuz’” atasözü sakıncalı bulunmuş.
Bundan sonra ’“Devlet malı deniz, yemeyen domuz’” demek yok.
Devleti soyup soğana çevirenler, örtülü ödeneklerle ihya olanlar, bunları yaparken hiç kimseye hesap vermeyenler ’“domuz’” değil elbette. Onlar da insan!
Acaba ’“Devlet malı deniz, yemeyen keriz’” diyebilir miyiz?Bu konuya açıklık getirilirse çok mutlu olacağım.
Keriz olmak, domuz olmaktan iyidir sanırım.
* * *
Mesela... Bundan böyle kadın, ’“eksik etek’” olarak anılmayacak!
’“Kadının sırtından sopayı, karnından sıpayı eksik etmeyeceksin’” demek de yok!
Kadını küçük düşürücü bu sözler, artık sözlükte yer almayacağına göre, Türk kadını ’“eksik etek’” olmaktan kurtulacak!
Daha düne kadar çocuklarından futbol takımı kuran, çocuklarının isimlerini bile bilmeyen ağalar, artık aile planlamasından haberdar edilecek! Kadınlar, fabrikasyon usülü çocuk üretmeyecek!
Bu arada kadın dayak yemeyecek! Evin erkeği sopayı sobada yakacak, icabında mutfakta eşine yardım edecek! Çorba pişirecek mesela, salata yapacak!
* * *
’“Ağustostan sonra ekilen darıdan, kocasından sonra kalkan karıdan hayır gelmez’” sözü de sakıncalı bulunmuş.
Oysa o söz demetini rahmetli Özay Gönlüm ne güzel söylerdi. Ege şivesini bilen de bilmeyen de gülümserdi, onun ağzından bu sözü duyunca.
Anlaşılan Özay Gönlüm'ün ’“Nenenin Mektupları’” tarihe karışacak.
* * *
’“Altta kalanın canı çıksın’” demek de yok artık.
’“Bana dokunmayan yılan, bin yıl yaşasın’” da demeyeceğiz.
Acaba yılan için bin yılı az buldular da süreyi uzatmak için mi karşı çıktılar dersiniz?
Bu büyük operasyonla insanları, özellikle kadınları ne çok sevdiklerini kanıtlamaya çalışıyorlar. Hayvanları da unutmamışlar, bravo!
* * *
Bu devlet büyüklerinin, bilim adamlarının hiç işleri güçleri yok, deyimlerimizle, atasözlerimizle uğraşıyorlar.
Türkçemizle bunca yıl oynadıkları yetmiyormuş gibi kültürümüzün bir parçası olan deyim ve atasözlerimizi de darp ettiler.
Bilmiyorlar ki, dünya döndükçe Türk erkeği (medeniyeti yakalayanları tenzih ediyorum) kadınının karnından sıpayı, sırtından sopayı eksik etmez.
Prezervatifi balon diye şişirip patlatacaklar, spirali dinleme aleti sanıp Ankara'ya güzel sözcüklerle dolu mesajlar iletmeye çalışacaklar!
Bilmiyorlar ki, ’“Bana dokunmayan yılan, bin yıl yaşasın’” felsefesi, rüşvetin, yalakalığın, işbilmezliğin hüküm sürdüğü Türkiye'de her daim var olacak.
Bilmiyorlar ki, her zaman olduğu gibi bundan sonra da altta kalanın canı çıkacak.
Siz önce, sözde sakıncalı deyim ve atasözleri kitaptan sileceğinize, beyinlerdeki örümcekleri yok edin.
Sanıyorlar ki, sözlükten kötü deyimler, atasözleri çıkacak, her şey yoluna girecek!
Yani:
Dam üstünde saksağan, vur beline kazmayı...