Toplumumuzdaki genel kanı, hakimlerin dava sayısı ile aşırı yüklü olması, mevzuatımızla da yargı süresinin uzadığıdır.
Dava sayısının büyük olması bizim yanlış düzenlememizden ileri geliyor. Bakın size güzel bir örnek vereyim.
Kira kontratlarının büyük çoğunluğu matbu kontrat formları kullanılarak yapılır. Bir kısım kiracı da bu kontratları NOTER'DEN tasdik ettirilir. Kontrat üzerinde süre vardır, kiranın ödeme koşulları vardır. Kontratın bitiminden bir ay önce kiracıya çık dersiniz, çıkmaz. Tahliye davası açmanız gerekli. Bu dava bir yılı aşkın sürer. Kiracı kira vermez. Ev sahibi çaresiz. Toplum olarak emlak sahibine ne diyoruz, efendim ev sahibi hakkını mahkemede arasın. Pekiyi niye kontrat yapılıyor, neden kiranın miktarı tespit ediliyor. Mantıklı bir cevabı yok. Halbuki kontratın hüküm ifade etmesi halinde on binlerce dava olmayacak. Uyanık kiracılar da asgari sayıya inecek. Bu gün çok yaygın uygulama şöyle, iş yerini kiralayana kişi veya Tüzel kişi bir iki aylık ödemede bulunuyor. Ondan sonra ödemiyor. Tahliye davaları da en az bir yıl sürüyor. Kiracı bir yıl bedavadan oturduktan sonra kaçıp gidiyor. Alacağını al alabilirsen.
Davaların sayısını azaltmak istiyorsak, kira kontratı hüküm ifade eder, uygulamasını doğrudan doğruya icra daireleri yapar desek ne kaybederiz. Hiçbir şey kaybetmeyiz. Uyanıklığı ödüllendirmemiş oluruz. İcra dairesinde zaten hakim var, kiracının itirazı varsa dinler, sorar. Kontratının süresi var mı? Kiralarını düzenli ödedin mi? Cevaplar menfi ise, tahliyesine karar verir. Bu günkü mali düzenlemede iş yeri kiralarının bankaya yatırılması zorunlu. Mal sahibi kontratını doğrudan icra dairesine götür derki, kiracımın çıkmasını kontrat süresinin bitiminden bir ay önce kendisine bildirdim. Kira kontratının süresi bitti. Bu durumda icra dairesi evi tahliye ettirtir. Kontratın süresi olmasına rağmen kiracı kira bedellerini ödemiyorsa, mal sahibi icra dairesine müracaat eder, kiranın yatmadığını beyan eder gerekiyorsa bankasından da yazı getirir, icra dairesi emlaki tahliye ettirir.
Burada efendim ev sahibi kötü niyetli ise sorusu akla gelebilir. Kontratın süresi dolmuş ise, veya kira bedeli yatırılmamış ise, nasıl bir kötü niyeti olabilir. Zaten icra dairesinde hakim de var. Kaldı ki kiracı bir haksızlığa uğradığına inanıyorsa tazminat davası açar. Bu uygulamaya geçilirse on binlerce dava olmayacak, emlak sahiplerinin mağduriyeti önlenecektir.