Evlilik doyumu eşlerin birlikteyken ne kadar mutlu oldukları ile doğru orantılıdır. Birliktelikten mutlu olmayı etkileyen bir çok etken vardır.
Birlikte mutlu olduğunu söylemek için her şeyden önce birlikte vakit geçirmek gerekir. Birlikte yapılan aktivitelerin, ziyaretlerin, gezilerin, alışverişlerin sıklığı bize eşlerin birbiriyle etkileşim halinde olduğunu düşündürür. Birlikte baş başa hiçbir etkinlik yapmamak gibi her etkinliği birlikte yapmak istemekte mutlu birliktelikleri engeller. Çünkü eşler birbirilerine yalnız yapacakları etkinlikler için zaman bırakmalıdırlar. Özellikle yoğun çalışma temposunda işten arda kalan her vakti birlikte geçirmek eşler için zaman zaman boğucu, bunaltıcı olabilir. Bu nedenle de ayrı ayrı yapılacak aktivite, kendi zevklerine ayrılmış zaman ve alan mutlu evliliklerde önemlidir.
Eşlerin birbirlerine duydukları sevgi, aşk, bağlıklık duygularının da benzer yoğunlukta olması önemlidir. Eşlerden birinin daha az bağlılık hissetmesi, daha az sevmesi de evlilikte problem yaratabilir. Mutlu bir birliktelik için eşlerin bir arada olmayı benzer şekilde istemeleri önemlidir.
Eşlerin karakteristik özelliklerinin birlikteliklerini nasıl etkilediği değerlendirilmelidir. Çünkü çabuk sinirlenme, yoğun öfke, kıskançlık, alınganlık gibi kişilik özellikleri birlikteliklerde yıkıcı etki yaratabilir. Eğer eşlerden biri bu gibi olumsuz duygular hissediyorsa, muhtemelen bu durum davranışsal olarak da ortaya çıkmaktadır. Mutlu bir beraberlik için bu gibi tablolarda ya olumsuz duyguları yaşayan eş bu durumdan kurtulmak ister ya da bu duygu-davranışlara maruz kalan eş isyan eder. Bu nedenle yardım için merkezlerimize başvururlar. Bu duyguların ortaya çıkmasına neden olan abartılı düşüncelerin tespiti ve değiştirilmesi mümkündür. Bu değişim sürecinde eşlerin birbirlerini yargılamadan desteklemeleri aralarındaki bağı daha da güçlendirecektir.
Mutlu birlikteliklerde en önemli konulardan bir diğeri ise dinlemek, anlamaya çalışmak ve konuşmaktır. Öncelikle eşlerin birbirinin sözlerini tamamlama çabası olmadan birbirlerini dinlemeleri karşısındakine saygı duyduğu mesajını verir. Anlamaya çalışmak ise empati kurma çabası ve güven duygusunu beraberinde getirir. Eşi tarafından anlaşılmak (bu illa hak verilmesi anlamına gelmemelidir), birey için ön yargısız, güven duyabileceği bir ortam sağlar.
Eşler arası iletişim beraberliğin tüm doğasını etkiler. Zaman zaman her fikrini, her düşüncesini diğeriyle paylaşan çiftler görürüz. Bu durumu ben 'psikolojik yönergelerin yanlış yorumlanması' şeklinde yorumluyorum. Çünkü eşler arası konuşma miktarının çok az olması iletişim problemi yaşadıklarını, paylaşımlarının az olduğunu düşündürür. Fakat eşlerin her düşünce, duygularını da hemen paylaşmaları basit olumsuzlukların çok fazla büyümesine neden olabiliyor. Bu durumda başlı başına bir sorun yaratabilir. Bu nedenle eşlerin konuşma miktarlarından daha önemli olan konuşma süresince kadar samimi olup, paylaşımda bulundukları ve bir problem üzerinde yoğunlaşılmışsa ne kadar çözüm odaklı olduklarıdır.
Evlilikler toz pembe hayallerle kurulabilir fakat gerçek öyle değildir. Tüm beraberliklerde zaman zaman sorunlar çıkabilir. Yani mutlu evliliklerde de sorunlar yaşanabilir. O evlilikleri mutlu kılan sorunların olmaması değil sorunların çözülebilir olmasıdır. Daha mutlu evlilikler için sizde önce sorunlarınızı belirleyin…