Çiftçilik son 10 yılda bir hayli geriledi. Finansmanı konut finansmanından daha pahalı hale geldi. Bakın sizlere gerçek rakamlar dayanan bir olayı aktarayım.’¶
Ziraat Bankası, "Organik tarım yapan çiftçiye yıllık yüzde 7 işletme kredisi veriyorum" diye ilan etmiş. Arkadaşım da banka kredileri kullanmaz ama şeytana uymuş, şube yetkisinde bulunan 75.000 Lira limitli krediye müracaat etmiş.
Uzun bürokratik işlemlerden sonra, kredi miktarının on-on beş katı olan araziler ipotek edilmek istenmiş.
İtirazı üzerine arazilerin yarısına ipotek verilmiş.
İşlemler bitmiş, 75.000 Lira kredi kendisine 72.550 Lira olarak 8 Aralık 2008’’de ödenmiş.
"Benden kestiğiniz 2450 Lira’…?"
"O, dosya ve komisyon" cevabını almış.
Sonra bir aylık hayat sigortası yapılmış. Bunun için de 121 lira kendisinden alınmış.
Arkadaşım parayı 8’’inde aldığını bildiği için ayın 7'sinde bankaya gitmiş.
Kendisine çıkan hesap 5.794 Lira, yüzde 7 denilen faiz olmuş yüzde 8!
250 Lira gecikme faizi (çünkü verilen kredi ayın başında faize başlamış, adetleri böyleymiş. Yani gecikme faiz oranı (bir hafta için) yüzde 18.)
Arkasından, "Sizin hayat sigortanızı yapıyoruz. Bunun için de 4.402 lira verin" denmiş.
Kendisi, "Kardeşim, mallarım size ipotekte. Hayat sigortası ne?" demiş
Cevap, "Ya krediyi ödemezseniz."
"Mallar ipotekte"
"Olsun biz alıyoruz."
Evet, alınan para 72.550 Lira, koşuşma ve bürokraside kaybedilen zaman hariç.
Arkasından, "Çiftçi belgenizi yenileyelim, gidin Ziraat Odası'na odadan çiftçi olduğunuzu belgeleyin" denmiş. Kendisi,
"Kardeşim devletin tapusu üzerimde muhtar ve ihtiyar heyeti benim çiftçilik yaptığımı beyan ediyor, imza, mühür tamam, devletin tapusuna, muhtara güvenmiyoruz, bir de ziraat odası mı tasdik etsin?"
Ziraat Odası da, "500 lira verin sizin geçmişten de aidat borçlarınız var faiziyle 2400 lirayı yatırın ondan sonra size tarım yaptığınıza dair yazıyı verelim" diyor.
Alın size çiftçinin nasıl desteklendiğinin hesabı...
Adam 72500 lira almış buna karşılık toplam 15917 lira yani % 22'sini kesnitilere vermiş. Gördünüz mü çiftçimiz nasıl da destekleniyor!
Bankalar çeşitli bahanelerle başlangıçta müşterisine söylemediği paraları alıyor. Tamamen denetimsiz, tamamen keyfi.
BDDK var ama düzenleme yok, sen yanıltıcı reklam yapıyorsun, "Yüzde 7" diyorsun adama, maliyeti üç katını geçmiş. Müşterine alacağı kredinin kendisine kaça mal olacağını söyle.
Tarlalarımızın niye ekilmediğini, niye ürün miktarında gerilediğimizin arkasındaki gerçekler işte bunlar.
Mazotu, gübresi, işçiliği, kredisinin maliyeti. Denilebilir ki devlet çiftçiyi destekliyor. Doğru ama ülkemizde ortalama arazi büyüklüğü (ekilebilir) sadece 2 hektar. Bu kadar arazi için verilen destek de zorunlu olarak ziraat odalarına kayıt parası olarak gidiyor. Ziraat odaları çiftçinin hiçbir işine yarayacak hizmet üretmez, yol göstermez, aidat ister böyle zorda kalanlar bu aidatı kerhen öder. Hiçbir çağdaş toplumda bir kuruma zorla üye yapılmaz, hiçbir kurum hizmet üretmeden fahiş aidat almaz
Bu yazı okunduğunda insafı olan yöneticinin konu üzerine eğilmesi temennilerimle saygılar sunuyorum.