Söyle bakalım Berk, CHP solcu bir parti midir?
Evet.
Bir daha söyle?
Evet!
Bir daha?...
Evet!...
Otur, ’“sıfır’”!!!
Ama neden öğretmenim, bize hep öyle öğrettiler!... Sizden önceki öğretmenlerimiz ve ağabeylerimiz hep böyle dedi bize?
Seni kandırmışlar Berk, maal’’esef ve maal’’teessüf seni kandırmışlar’… Hassas duygularınla oynamışlar, bu halk için güttüğün saf hissiyatını sömürmüşler!...
Keşke bunu yapmasalardı, ama hep yapıyorlar işte. Bir türlü bu işten vazgeçmiyorlar! E tabii, sorgulayan da yok! Bu da onların ekmeğine yağ sürüyor. Siz siz olun arkadaşlar bundan böyle size yutturmaya çalışılan ne varsa sorgulayın olur mu?
Ne diye sorgulayalım öğretmenim, nasıl soralım soruyu?
İşte mesele de bu ya arkadaşlar, önce sormak, sorabilmek önemlidir. ’“Çünkü insan kelimelerle konuşur lakin kavramlarla düşünür’”’… Doğru düşünebilmek için doğru soruları sormak lazımdır. Kavramlar ancak bu yolla düşünce dünyamızda yer tutabilir.
Öyle ise öğretmenim biraz önce sorduğunuz soru için nasıl bir sual eylememiz iktiza ediyor?...

Anlatayım arkadaşlar, çok basit; önce solculuk nedir diye sorarsak eğer, CHP’’nin nasıl bir parti olduğu ortaya çıkar sanıyorum’…
Pekiyi solculuk nedir öğretmenim?
Gelin isterseniz hep beraber bakalım arkadaşlar, tarih denilen kitabın sayfalarını çevirelim, yazılanları okuyalım’…
Bakın arkadaşlar, ’“sol ve solcu’” kavramı dünya siyasi tarihi literatürüne ilk defa 1789-1783 yılları arasında Fransa Meclisinde girmiş! Hem de, hiç de öyle bir doktrine veya felsefeye bağlılıkla ilgisi yokmuş bu kavramın! Sadece İhtilal sonrası Fransa parlamentosunda bazılarının ’“solda’” oturmasından dolayı yapılmış bu isimlendirme!(1)
Gerçekten mi öğretmenim, yani o gün solda oturanlar, sağda otursaydı, bugün biz solcuyuz diyenler o zaman da biz sağcıyız mı diyecekti?
Evet arkadaşlar, maal’’esef öyle. Batıdan bize geçmiş kaypak bir kavramdır bu solculuk!
Öyleyse CHP’’de mi kaypak öğretmenim?...
Çok ayıp arkadaşlar, bir daha duymayayım! İnsanların inanç ve fikir alanları ile ilgili konuşken lütfen dikkatli olalım, bu sizin entelektüel seviyenize hiç yakışmıyor. Düşünceye ve inanca saygınızın rakımı azami seviyede olmalıdır, lütfen’…
Haklısınız öğretmenim, özür dileriz’…
***
Neyse arkadaşlar bazı terimler, tanımlamak istedikleri olayı, nesneyi, olguyu ya da akımı açıkça tanımlamaktan çok, karıştırırlar. Türkiye'de, 'solculuk', böyle terimlerden biridir mesela...
'Solcu' terimi, yaygın olarak 1960'tan sonra, özellikle de Türkiye İşçi Partisi'nin 1961'de kuruluşundan sonra komünistleri, sosyalistleri, sosyal demokratları, Kemalistlerin bir bölümünü kapsayan bir mevhum olarak kullanılmaya başlanmıştır.
Bu kargaşa bir yandan, 'komünistim, sosyalistim' demeyi göze alamayanlar için kolaylık sağlamış, diğer yandan da temel bazı sorunlarda ortak görüşlere sahip olan bir grup aydını da aynı guruba dahil etmiş, onlar arasındaki kimi görüş ayrılıklarını örtmüştür.
Örneğin 'kalkınma' sorununda devletçiliği benimsemek, askeri, siyasi, diplomatik bakımdan Amerika'dan bağımsızlığı savunmak, sanat ve edebiyatta halkçı-gerçekçi, düşünce bakımdan Batıcı olmak, solcu olmanın ölçütleri gibiydi.
Ama öğretmenim hem ’“devletçi’” hem de Avrupacı ve batıcı nasıl olunabilir ki, Avrupa Liberal değil mi?
Onu bana değil CHP’’lilere ve solculara sorun arkadaşlar!
***
Bu kitapta CHP’’nin aynı zamanda Sosyalist Enternasyonal üyesi olduğunu da yazıyor öğretmenim.
Doğru arkadaşlar, CHP o kuruluşa üyedir.
Fakat bunda da kafamız karıştı; Bu sosyalist enternasyonal üyesi ülke ve partiler, SSCB yıkılmadan önce hep onun emri altında değil miydi?
Evet öyleydi?
E, öyleyse nasıl ’“bağımsızlık isteği’” bu öğretmenim?
***
Hepinizin gördüğü gibi bu iş bir hayli herc-ü merc halinde çocuklar! Türk aydını elli senedir perde arkasında bu sorunla boğuşuyor desek abartmamış oluruz’…
Yani hem kolektivizm savunucusu, hem batıcı; hem laik, hem çarşaflı, hem eşitlikçi hem banka ortağı!’… bu solculuk olamaz arkadaşlar, ne dersiniz?...
CHP’’ nin bankası da mı var?
Var tabii, neden şaşırdınız ki?Bu ülkede ordunun bile bankası vardı!
Gerçekten çok şaşırıyoruz öğretmenim, bu nasıl ’“solculuk’” böyle?
Ohoo, daha neler var arkadaşlar’… Mesela siz, İsmet İnönü ve tek parti döneminde karakol ve cezaevlerinde kullanılan işkence aletlerinin Irkçı Hitler Almanya’’sından ithal edildiğini biliyor muydunuz?

***
Bu solcu CHP’’nin Kemal Derviş gibi bir İstanbul mebusu da vardır mesela, O’’nu da unutmayın arkadaşlar!
Fakat hocam, bu Kemal Derviş Ecevit’’in de bakanı değil miydi?... Şu Dünya Bankası Başkan Yarımcılığını da yapan adam değil mi bu?... Evet, evet O, Ülkeleri ve halkları sömüren dünya bankasının en yetkili ikinci kişisi CHP Milletvekiliydi, değil mi?
Bu kadarına da pes doğrusu!
Durun, sakın pes etmeyin arkadaşlar, n’’olur sizler kafanızın içini ’“kara çarşafa’” dolamayın!
Bilhassa sen Berk! Çok ’“güzel bir yol’” dan buralara geliyorsun. Senden bu konuda arkadaşlarına yardımcı olmanı istiyorum.
Haydi bakalım, hemen küme çalışmasına geçelim arkadaşlar, bu şekilde daha iyi sonuç alırız. Hem grup olursanız sizi kandırmaları da zorlaşır.
Çok çalışmamız lazım arkadaşlar, çok!
Dipnotlar:
1 gerçi bu tetkikime çok kızacaklardır, bir sürü cevap, bir o kadar itiraz ve sayısız da tenkit alacağım ama ne yapalım durum bu yani’…