Doksanlı yıllarda sosyalist blok çökerken tehlike çanları çalmaya başlamıştı. Bu, kapitalizmin zaferi değil, sistem kuran aklın çöküş alametlerinin ortaya çıkışıydı.

Çok geçmeden kapitalist sistem de dengeden çıktı. Çatallanma, kapitalizmin 500 yıllık hikayesinin tarihsel sonunu işaret ediyordu.

Bu meseleye dair 15 yıldır yazıyorum. Adını “uygarlık krizi” koydum. Sistem kuran aklın çöküşünün hikayesi…

“Paradigma çökmesi” dedim, “sistem çöküyor” dedim; ama umursayan olmadı. Bu konu İzmir’e ağır geldi. Tartışmak için kurduğumuz platformlar çalışmadı. Küçük siyasi hesaplar daima ağır bastı. Ve çevremde bu meseleyi ciddiye alanlar, bir elin parmak sayısını geçmedi.

Bu vesileyle, Sevgili Sıtkı Şükürer’e, yeni Dünya düzeni konusunda yazdıklarıma gösterdiği değerli ilgi için teşekkür ediyorum.

Neyse ki Davos’tan sistemin patronları yüksek sesle dile getirince, sistemde ortaya çıkan çöküş öncülleri konuşulur oldu. Böylece, yazdıklarım anlam kazandı.

Gerçek yürüyor, değerler sistemi çöküyor. Artı değerde sınırsız genişleme nihai amacına ulaşıyor. Ancak bir avuç muktedirin kontrol ettiği para sisteme geri dönmüyor, bunu sağlayan enstrümanlar çalışmıyor. Dünya nüfusunun dörtte üçü yoksullaşıyor. Ve suç, tükenişin ilacı oluyor.

Bu değişim ve dönüşüm bağlamında, uluslararası sistemde küreselleşmeyle derinleşen krizin yol açtığı belirsizlikte, mülkiyetin, paranın, devletin, sınırların yeniden tanımlanma ihtiyacı ortaya çıkıyor.

Devamında, kamusal normların çöküşü, bozulan toplumsal mutabakat, yeni sosyolojinin ortaya çıkışı…

Hazin ama gerçek, sistem tükenişten yıkılışa giderken, insanlık bu meseleleri konuşmak için adeta kıyameti bekledi. Ancak, olan biteni anlayacak ve anlatacak dili oluşturamayan insanlığın bu saatten sonra ne söyleyeceği, nasıl söyleyeceği tam bir muamma.

Başlangıçta bir krizdi, sistemin o bilinen krizlerinden… Fakat zaman içinde, o bildiğimiz krizlere benzemediği anlaşıldı. Ne ki devamı gelmedi. İnsanlık, sanayi devriminden sonra öncülleri ortaya çıkan dijital devrimin getirdikleri ve getirecekleri üzerine pek kafa yormadı. Oysa sistem çöküyordu. Sosyalizmden sonra kapitalizm de çöküyordu.

Sonuç olarak, bir çağ kapanıyor. Ve önümüze aşılan yeni çağda, insanlığın ontolojik dönüşüm yaşaması muhtemeldir. Sanal alemin enerjisiyle buluşan insanın yeni evreni…

Bu kriz başka kriz. O bildiğimiz krizlere hiç benzemiyor. Sanki uygarlık krizi…