İzmir'in Torbalı ilçesi, malum Büyükşehir Belediye sınırları içinde. Hay olmaz olaydı. Adeta insana buraları terk edin buralarda niye yaşıyorsunuz denilmekte.

Yedi haftadır, cumartesi, Pazar günü elektriği sabah 08,30 akşam 5 ten sonra olmak üzere kesiyorlar. Yapacakları çok önemli iş olsa amenna. Yaptıkları iki km'lik bir yüksek gerilim hattı bile değil. Beton direkleri getirdiler, çukurları açtılar, teller bağlanıyor. Dünyada sadece bedevi kabilelerinde görülecek bir şey 40 direk dikmek için yedi hafta sonları elektrik vermemek. Bu yöneticilerin hiç birinde nezakette yok. Hiç kimseye elektrik kesintisi yazılı veya sözlü olarak ihbarda bulunulmamış. Taşeron firma yetkilisi de olayı bilmiyor.

Altmış yıldır yöneticilik yapıyorum, bu kadar sorumsuz bir idare görmedim. Bu hat üzerinde en az on abone var, bunlar konut ve iş yerleri. Bu aboneler adeta mahkum. Derin dondurucu buzdolabı, televizyon, ve bilgisayardan mahrumlar. Ne imiş beceriksiz beyzadeler yedi haftada ancak 40 direklik bir hat döşeyecek.

Bu hat döşeme de benim de arazim içine dört direk dikildi. Bir Allahın kulu çıkıp da'efendim sizin arazinin içine de dört direk dikeceğiz müsaade eder misiniz diye ne sözlü ne yazılı. Tam dağ başında bir kabile nasıl idare ediliyorsa aynı zihniyet. Burada yaşayanların asgari ihtiyaçları kimsenin aklına gelmiyor herhalde 'daha ne istiyorlar yüksek gerilim hattı döşüyoruz ya' diyorlar.

Adamlardaki mentalite, arazi çitlerini devir, gir araziye direk dik, kes elektrikleri, kimseye bir şey söylemeye veya izin almaya gerek yok.

Alarm sistemleri, kayıt sistemleri de çalışmıyor. Hırsızlara davetiye. Hırsızlar, araziyi çeviren çitleri söküp götürüyor, hayvanları çalıyor ama bekçi koruma parası ver deniliyor. Böyle bir idare tarzı olsa olsa Afrika'nın ortalarında yaşayan yarı vahşi kabilelerde vardır. Birileri çıksın bu işkence daha ne kadar sürecek onu söylesin. 16 – 17 yıl önce, köy yolunu genişletme sadedinde arazi çitlerimiz kaldırıldı. Yol genişletildi, ben çitleri üç metre geri çektim. O zaman biri telefon etti. Yolu genişletiyoruz itirazın var mı dedi. Bende yok yolu genişletin dedim. Daha önce arazimin kenarından giden toprak altı su hattım şimdi asfalt yolun ortasında kaldı. Borular patladıkça asfalttan sular fışkırıyor. Yapılan şey araziyi düzeltip üzerini asfaltla kaplamaktı. Hafriyat yapılsaydı, tarım toprağı kaldırılsa su boruları görülecekti. Bu yol ise Büyük Şehir Belediyesinin 'Taş Kesik Caddesi' (yeni adı Gazi Mustafa Kemal caddesi).

Eh caddeler böyle yapılıyor demek. Bir cadde ki ne cadde. Tabiî ki sorumsuz olunduğunda bu gibi yerlere her sıfatı verebilirsin, nasıl olsa sen yetkilisin.