Çok düşündüm ve Ege'nin haber sitesi Egede Son Söz aracılığı ile buradaki yazı kültürüne bir siyasi karakter kazandırmak istedim. Tutarsa devam edeceğiz. Tutmazsa alaşağı…
Başkan Şakir Şaşkın bundan böyle ara ara bizlerle olacak. Bu yüzden öncelikle size onu tanıtmak istiyorum. Başkan Şakir bir hayal ürünüdür. Gerçeği başa beladır. Zehirdir, zıkkımdır. Başkan Şakir, İzmir'in herhangi bir yerinde herhangi bir partinin herhangi bir belediye başkanıdır. Önceden öyle değilse bile sonradan şaşkın olmuştur. Başkan olduğuna kendisi bile şaşırmış bir türlü o koltuğun hakkını verememiştir. Bizim Şakir yerel seçim öncesi oldukça heyecanlı ve iddialı bir aday adayıdır. Üç beş kişinin tanıyıp pekte sevmediği Şakir, pek çok insanın sevdiği aday adayları arasından ne hikmetse birinci çıkmıştır.
Nasıl olur derseniz.
Hikmet ilçe başkanındadır. İlçe başkanı Saim Bahtıgülmeztürk tam bir örgüt adamı olup bizim Şakir'i aday yapan ama yaptığına yapacağına bin kere pişman olan bir adamdır. Aday olduğunu öğrendiği gün Şakir tarafından her bir yeri itina ile öpülen ilçe başkanı Saim'in yanakları mı okşanmaz? İltifatlar mı sıralanmaz? Aklınıza ne geliyorsa artık… Bizim Başkan adayı Şakir ilçe başkanı Saim'i göklere çıkarır. Seçimi bir alalım; şöyle yapcam, böyle yapcam.
Şakir artık resmen adaydır. Yürüyüşü bile değişmiş büyük adam (!) olmuştur. Kampanyalar, seçim çalışmaları derken cebinden beş kuruş para harcamaz. Örgütüm sağ olsun da demez hayırsız! Bizim Şakir genci yaşlısı, kadını erkeği herkesin çabasıyla başkan seçilir seçilmesine ama ilçe başkanı Saim Bahtıgülmeztürk o gün bugündür Şakir'i görmemiş, görememiştir.
Seçim kazanan Şakir ertesi sabah aynanın karşısına geçer; bakar, bakar, bakar ve şöyle der; 'Şu bendeki yakışıklılığa baksana benden iyisini mi bulacaklardı? Bendeki bu akıl, bu zeka kimde var? Hem ben olmasam bu seçim kazanılamazdı ki... Yürü be Şakir, kim tutar seni?'
İşte bu Şakir'in şaştığı noktadır. Yalan söyleyen aslında ayna değil Şakir'in ta kendisidir. Ayna sen neysen onu gösterir.
Şakir beş yıl boyunca çalışacağı kadroları oluşturmanın derdindedir. Bir helacıbaşı, bir ibrikcibaşı birde alemcibaşı olmazsa olmazıdır. Helacıbaşı'nı bulmakta pek zorlanmamıştır. Herkese 'baba' diyen bir ök(s)üzü yanına alır. Ki bu karaktere çok dikkat edin önümüzdeki yazılarda marifetlerini de bir bir sıralayacağım. İbrikcibaşı ve alemcibaşı seçmeleri de uzun sürmez. Yıkama yağlama işinden iyi anlayanlar bir bir sınava tabi tutulur. En güzel kim yağlarsa o seçilir. Alemcibaşı ise her gece özenle sofra kurar. Şakir'e yedirir, içirir. Tabi kendisi de yer. Çekinmeden oturur Şakir'in masasına…
O sofraları da zamanla işleyeceğiz. Dost (!) sohbetleri ve konuşulan memleket meseleleri (!) umarım çok hoşunuza gidecek.
Neyse bizim Şakir şaştıkça etrafındakiler 'yücesin' der. İnanır zavallı. Yolda belde beş kuruşluk değeri kalmamıştır ama farkında değildir. Şakir yanlış yaptıkça etrafındakiler 'doğrusun' der. Güvenir zavallı. Bir nevi padişahım çok yaşa körlüğüne tutulmuştur. Kör olmuştur.
Artık Şakir hastadır da. Psikolojik olmuştur, az biraz manyaktır. Herkesi etrafındakiler gibi sanıp bağırıp çağırmaya başlamıştır. Öyle ki padişahlığa fena kaptırıp ferman bile yayınlar hale gelmiştir.
Bu benim hakkımda yazıyormuş; 'Tez kalemi kırıla'
Bu beni beğenmiyormuş; 'Tez sürgün edile'
Bu da kimmiş; 'Tez kafası kesile'
Vs. vs.
Halk illallah etmiş ama ne çare? Başkan Şakir Şaşkın 5 yıllığına seçilmiş. Atsan atılmaz. Satsan satılmaz. Herkes yüzüne gülermiş ama ardından da bir güzel sövermiş.
* *
Zaman zaman kısa örnekler vereceğim Başkan Şakir Şaşkın'ı tanımanız için bu uzun tanıtım yazısını kaleme almak istedim. Ben Başkan Şaşkın'ı yazdıkça emin olun birçoğunuz kendinizden de bir şeyler bulacaksınız. Ama inanın bana bir gün gelecek ve Başkan Şakir Şaşkın'ı hep birlikte alaşağı edeceğiz. Geldiği yere geri döndüreceğiz.
Unutmayın; 'Kolay gelen, kolay gidermiş!'