Bir yanda mesleki merak ve görevlerimiz… Öte yandan kentimizin, oturduğumuz ilçenin 5 yıl boyunca kim/kimler tarafından yönetileceğiyle ilgili kaygılarımız birleşince…
Geceyi, tüm meraklılar gibi uykusuz geçirdik haliyle…
Sosyal medyadaki mesaj bombardımanına, havada uçuşan kehanetlere, bakılan papatya fallarına, olmayacak duaya erken amin diyenlere; kah güldük, kah sinirlendik, kah omuz silktik, kah eğlendik. Face'de didiştik, twette atıştık. İsimler bir bir ortaya döküldükçe, hop oturduk hop kalktık. Kuyuya atılan taşların haddi hesabı olmayınca, akıllıların aklının da uçup gidişini izledik.
Ekrana düştükçe isimler bir bir… Birini alkışladıysak, birine 'yok artık devenin bale pabucu' dedik, bazılarına 'oh olsun, layığını bulmuş' dedik, bazılarına üzüldük, bazıları için 'tüh be, yuh be' diye hayıflandık.
Bütün bu duyguları, bütün bu manik depresif halleri, bütün bu git/gelleri, 24 saate sığdırdık, CHP sayesinde!
İzmir'in 18 ilçesinin aday isimleri PM'den çıktı, 'ölen öldü, kalan sağlar bizimdir' diyorsunuz ya belki de şimdi…
'Sakın ha' derim! 'Bu parti CHP, ki o bir 'nar' partisidir'; taaa çocukken ilk öğrendiğimiz bilmecenin ta kendisidir, 'çarşıdan aldım bir tane, eve geldim bin tane'ciktir.
Öyle bir partidir ki, adayı ilan eder, sonra kendi partililerinin ihbarı vasıtasıyla koltuğu altından çekip düşürür; (bakınız Kemal Karataş örneği)
Öyle bir partidir ki, Konak için başvuran aday adayını Merkez Yürütme Kurulu kararıyla hoooop… Karşıyaka'ya ışınlar. (Bakınız, Sema Pekdaş)
'Sabah ola hayrola' diye başını yastığa koyup (benim gibi) uyuyanlar, sabah kalkarlar ki, Konak'tan Karşıyaka'ya ışınlanmış aday (Sema Pekdaş) Konak'a iade edilmiş,
İkametgahı Karabağlar olan, Konak için başvurmuş ve MYK'dan Konak adayı olarak çıkmış bir isim, (Hüseyin Mutlu Akpınar) Karşıyaka'ya uygun bulunmuş!
Siz deyin 'bir tür siyasi becayiş', ben diyeyim bir tür 'gıdıkla da güleyim bari' halleri…
Bu kadar laf topaçlamasından sonra, gelelim ilk ciddi tespite, ilk eleştiriye…
Rauntları saymadım ama PM'den çıkan bu listenin 'son raunt' olmadığını düşünüyorum her nedense! Genel Merkez'den YSK'ye verilmek üzere yola çıkan listelerin bile son dakikada değiştirildiği bir partiden söz ediyoruz nihayetinde; her nedense sözü, lafın gelişi…
Aday gösterilmek için maddi/manevi her tür gayreti gösteren, araya bilumum ricacıları, ünlü/ağır abileri koyan bazı isimlerin…
'Çıkmadık candan umut kesilmez' misali, son tarih olan YSK takvimi uyarınca 18 Şubat'a endekslendikleri, kimse için sır değil mesela.
Ama ben 'değişebilir' tahminimi 'banko Karşıyaka'dan yana kullanıyorum.
Plakası bile İzmir'den farklı, 35.5 olan bir ilçeye, 'Karşıyaka için hayal bile kurmamış' bir ismin aday gösterilişini; hem seçmenler, hem de aday için bir talihsizlik, dahası çok büyük bir ayıp olarak değerlendiriyorum.
Bunun kabul edilebilir bir tarafı olmadığını, hem seçmene, hem adaya karşı CHP PM eliyle saygısızlık yapıldığını düşünüyorum.
Cevat Durak'ı ille de değiştirmek isteyen partinin, Karşıyaka'dan bir aday bulamayıp karşı yakadan bir ismi 'biz ne versek siz yersiniz' anlayışıyla seçmene dayamasını/dayatmasını, 'Bu yaptığınız ilk değil ama bi durun artık kardeşim' sözüyle karşılıyorum.
Eğer CHP Genel Merkezi (ve Adnan Keskin beyefendi) bu diretmesini/dayatmasını sürdürse bile; ben, hakkında ne olumlu, ne olumsuz bir şey düşünmediğim Hüseyin Mutlu Akpınar'ı, 'baş ol da istersen soğan başı ol' anlayışına karşı gelmeye davet ediyorum. Kendisine saygısı olan her ismin, böyle yapması gerektiğini düşünüyorum.
Listelerdeki yeni ve eski isimlerle ilgili yazacak kelamımız, söyleyecek sözümüz çok elbet. Sözümüzü yarına; EGE TV'ye Salı akşamlarının klasiği 'Söz Meclisten İçeri'ye saklayarak, yazı faslını 'şimdilik' kaydıyla noktalıyorum.