Durun, başlığa bakıp da hemen yaftayı yapıştırmayın… Bana koca falan lazım değil, hele bu gece hiç lazım değil… Bu kadın daha kafayı falan yemedi, açıklanan tüm projelere rağmen henüz ''çıldırmadı''…
1- Ezginin Günlüğü'nün çok sevdiğim şarkısının nakarat kısmı…
2- Bugünlerde çekim yasasıyla yatıp kuantum fiziğiyle kalkıyoruz ya…
Para lazım getir Çekim Yasası, ev lazım getir Çekim Yasası, araba lazım ''çek bir dört çeker'' Çekim Yasası diyoruz ya, tüm olumsuzluklara rağmen, hemen her konuda her şeyde hep olumluyu düşünmeye çalışıyoruz ya, milletçe pollyanna'ya dönüştük ya…
……..
Çok sevgili kuzenim geçenlerde pazar pazar demeden sabahın kör saatinde uyandırdı…
''Ufcaaaa, bana koca gibi bi şi lazım, hem de bu gece lazım…''
Yaw hem günlerden Pazar, hem de daha kargalar kahvaltı hazırlığında, bizimki koca derdinde… Hem de ''koca gibi bi'şi''… Yani kocaya benzese yetecek, gerisini salla…
''Şeker, kusura kalma taze bitti… Hani olsa dükkan senin de, yok işte…''
''Dalga geçme… Hani bahsettim ya sana bir düğünden, o düğün bu geceymiş… Hani eşli katılmamız gereken…''
Neyse, benim bekar arkadaşlardan birini, o geceki düğün davetinde ''koca gibi bi'şi'' olarak kullanmak üzere verdik kuzene… O gecelik işini çözdük ama ''Yok bu böyle olmayacak, benim acilen evlenmem lazım, böyle kiralamak zor oluyor… Ateşe baca, kitaba hoca, bana da koca lazım'' diye diye başımızın etini yemeye başladı…
Tabii bizimkine koca aramak da, yakınları olarak bizlere düştü...
Günlerce gözümüz hep etrafta dolaştık, ''acaba uygun birini bulur muyuz''diye....
……….
Bu travma taaa ki kızım evladım, dikkatimizi başka bir yöne çekene kadar sürdü…
- Çekim Yasası'ndan isteyin..
- Verir mi bize bir koca
- İstemesini bilirsen elbette verir..
- Yaw kız bu yaşa gelmiş bulamamış, çekim yasasıyla falan olacak iş mi bu…
- İşte böyle düşündüğünüz için Çekim Yasası size hiç bir şey vermez… Anneannem ne derdi, Ağzınız ''istiyorum'' derken beyniniz ''oturun oturduğunuz yerde'' demeyecek… İnanacaksınız… Koca mı istiyorsun, hayal edeceksin, varmış gibi yaşayacaksın… İstediğin gibi birinin fotoğrafını asacaksın her an göreceğin bir yere, hep onu göreceksin onu imgeleyeceksin, bak bakalım geliyor mu gelmiyor mu…
Kuzenim çok tuttu bu olayı ve hemen bulduğu bütün George Clooney resimlerini kesmeye başladı (sevgili meslektaşım Murat Özken 'neyini beğeniyorsunuz o kıllı corç'un' der sürekli olarak, onu buradan anayım)…
Bana ne kadar saçma gelse de, dedim ya kuzenim tuttu olayı… Onu vazgeçirene kadar da akla karayı seçtim… Düşünün bir kez, al George Clooney resimlerini oraya buraya yapıştır, bak bak dur, ''Gel gel gel, beni al al al'' diye kendini parala.. Eeee adam evli, taaa nerede… Ne yani karısını boşayıp Türkiye'ye gelecek de, bizimkini mi alacak…
Kızım evladım feci kızdı..
- Eeeeee çizin o zaman kendiniz bir tane nasıl istiyorsanız…
E bu daha mantıklı geldi bana… Bizimki oturdu, bir çizdi, iki çizdi, üç çizdi, on çizdi… Çizebildiği en yakışıklı adam çöp adam oldu… Aradan 3 ay geçti… Evinin her köşesi çöp adam çizimleriyle dolu… Kendi baktığı yetmiyormuş gibi, bizim de her daim gözümüzün önünde… Sonuç mu?
Henüz 1.95 boyunda 55-60 kilo ağırlığında birini bulamadı…
……….
Kızım evladım ve etrafımdaki birçok kişi o kadar inanıyor ki bu Çekim Yasası denilen olaya, en kısa zamanda bu yasanın uzmanlarıyla konuşup işin püf noktalarını burada yazmak boynumun borcu olsun…
Çünkü bu yasayla ilgili benim bildiğim, ''düşünceleriniz gerçeğe dönüşür''le sınırlı…
Mesela sakınan göze çöp batar, korktuğun başına gelir, bir şeyi 40 kere söylersen olur… Herkes aylarca sadece AKP'den bahsederse, AKP rekor oyla yeniden tek başına iktidara gelir gibi… Mesela yani…
Dipnot 1: Kızım evladım, ne zamandan beri anneannenin özlü sözlerini kullanıyor oldun, yaşlanıyor musun ne?… (Bak evde kaldın demiyorum, hemen dellenme)
Dipnot 2: Çok yakında çok cılgın bir röportajla burada olacağım, beni bekleyin…