EGEDESONSÖZ- Bakırçay Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rasim Akpınar, üniversite-sanayi iş birliğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Üniversitelerin mevcut eğitim anlayışının değişmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Akpınar, üniversite ile sanayinin tam anlamıyla senkronize olmadan bir araya gelmesinin ekonomik kalkınma açısından beklenen sonuçları doğurmayacağını söyledi.
'ÜNİVERSİTE DE SANAYİ DE DÖNÜŞMELİ'
Prof. Dr. Akpınar yaptığı değerlendirmede " Eski bir DPT uzmanı ve eski bir kalkınmacı teknokrat olarak şunu söylemek isterim ki; üniversite-sanayi iş birliğinin gerçekleşebilmesi için üniversite de sanayi de bu haliyle bir araya gelmemeli. Üniversite dönüşerek, sanayi dönüşerek bir iş birliği olmalı. Üniversitenin müfredatını dönüştürmeliyiz. Gereksiz, lüzumsuz dersleri azaltmalıyız. Üniversitedeki müfredatta mikro yeterlilikler olmalı" dedi.
'ALİAĞA OSB'YE TEKNOPARK KURACAĞIZ'
Sanayi ile iş birliğini geliştirmek için yeni bir teknopark kurmayı planladıklarını belirten Rektör, "Aliağa Organize Sanayi Bölgesi'nin içerisinde Bakırçay Teknopark'ımızı kuracağız. Bunu kurduğumuzda iş yerinde mesleki eğitim protokollerimizin sayısı da artacak. Üniversite-sanayi iş birliği çok konuşulan, afilli bir kavram. Ancak mevcut üniversite mantalitesiyle sanayiyle bir araya gelmek istediğimiz ekonomik kalkınmayı ortaya çıkarmaz. Üniversitenin mantalitesinin değişmesi lazım. Bu da müfredatın değişmesi, dış dünyaya, gerçek dünyaya ve reel sektörün ihtiyaçlarına uyumlaştırılmasıyla mümkün olur. Geleneksel üniversite anlayışında dersler anlatılıyor, PowerPoint sunumları yapılıyor ve sınıftan çıkılıyor. Bizim değişime ve dönüşüme ihtiyacımız var" değerlendirmesini yaptı.
'ÜÇ FAKÜLTEDE ZORUNLU YAPAY ZEKA DERSLERİ BAŞLAYACAK'
Müfredat değişikliği üzerinde çalıştıklarını ve yeni uygulamaya bahar döneminde başlayacaklarını açıklayan Rektör Akpınar, "Bahar döneminde İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi'nde, Mühendislik Fakültesi'nde ve İktisat Fakültesi'nde zorunlu dersler olacak. Bu dersler yapay zekaya dayalı araştırma yöntemleri, proje yönetimi gibi dersler olacak. Bu derslerde vize ve final sınavları yapılacak. Öğrencilerimiz mezun olduklarında diplomalarının yanında Sürekli Eğitim Merkezi'nden sertifika da almış olacak. Yani öğrencilerimiz bir altın bileziğe daha sahip olacak. Bu uygulama YÖK'ün mikro yeterlilik vizyonuna ve kılavuzuna da uygun" diye konuştu.
'ÖĞRENCİLERİMİZ BİR YILINI SANAYİDE GEÇİRİYOR'
Üniversite eğitiminde teorik bilginin yanı sıra üretim süreçlerine doğrudan katılımın önemine dikkat çeken Prof. Dr. Akpınar "İş yerinde mesleki eğitim çok önemli. Bizim Mühendislik Fakültesi'ndeki öğrencilerimiz bir yılını Baki Holding'de geçiriyor. YÖK Başkanımız buna çok şaşırdı. Türkiye'de çok nadirdir. Bu bir dönemlik eğitim ya da staj değil. Öğrencilerimiz üretimin bir parçası oluyor, işi öğreniyor. İş yerleriyle mesleki eğitim protokol sayımızı artırmamız lazım" ifadelerini kullandı.





