Son yazılarımda Cumhuriyet Halk Partisinde aday adaylığı sürecinin uzunluğuyla ilgili görüşlerimi ifade etmiş, bu uzun sürecin başta parti kimliği olmak üzere, görevdeki belediye başkanları, meclis üyeleri ve örgüt yöneticilerinin siyasi kimliklerine zarar verdiğini, yıprattığını ısrarla vurgulamıştım.
Gördüm ki yalnız ben değilmişim bu konuda böylesi bir duruş sergileyen. Aldığım telefonlarda birçok siyasi kimlik görüşlerime katıldıklarını, ancak süreç itibariyle bu görüşlerini açıkça ifade edemediklerini beyan edince CHP'nin bir kördüğüme maruz kaldığına olan inancım iyice arttı.

Son olarak Büyükşehir Belediye Başkan aday adayı Hakan Tartan ve Başkan Aziz Kocaoğlu bu konudaki sıkıntılarını açıkça ifade edenler arasında yerlerini aldılar. Tartan medyada çıkan haberlerde bu kesinlik kazanma sürecinin, hak etmeyen ya da toplum içinde saygınlığı olmayan insanların kendini pazarlamasına neden olduğuna dikkat çekerek 'Bu da hem mevcut görev yapan insanlara, hem de CHP'ye zarar veriyor. Bu süreçte kural dışı, ahlak dışı yöntemler izleyenler de var. Bunları kamuoyu da biliyor, partimiz de biliyor. Bu pazarlamacılar bir an önce devre dışı kalmalı. 'Biz varız' demiyorlar ama goygoycularına ya da yalakalarına perde arkasında, 'Bu da var' dedirtiyorlar. Mertçe meydana çıkanlara da perde arkası korkakça ve sincice saldırıda, eleştiride bulunuyorlar. Varsan mertçe çık ortaya. Siyaset cesaret ister. Halktan korkmayın. Göreve talip olanlar, gerçek anlamda halkçı kimliği taşıyan insanlar olmalı. Halk da, İzmir de bunu istiyor' diyerek bir anlamda beni doğrulamış oldu.

Ardından basına kapalı tutulan Belediye Meclisinin CHP gurup toplantısında Başkan Kocaoğlu'nun aynı anlamda ki eleştirileri yansıdı haber başlıklarına. İddialara göre Başkan Kocaoğlu parti içi ve dışı saldırıları gündeme getirerek, Belediye yönetimi, kendisi ve görev başında olan belediye başkanları hakkında yıpratma politikası izlendiğini söyleyerek ' Bana bireysel olarak da saldıranlar var. Bu süreçte hepimiz birlikte olmamız gerekiyor. Birlikte mücadele etmeliyiz ' diyerek yaşadığı sıkıntıları dile getirmeden edememiş.

Her iki başkanda isyanlarında sonuna kadar haklılar. Bu süreç bir an önce tamamlanmalıdır ki herkes işine, gücüne baksın. Kimse partisini ve yol arkadaşlarını yıpratmasın, küskünlükler yaşanmasın. Çünkü parti büyükleri ve yetkili organlar ne kadar uyarsalar da aday adayları gerek birbirleri hakkında gerekse açıkladıkları projeleriyle atışa devam ediyorlar. Biri var olan başkanlık katını altıncı kattan zemin katına indireceğini söyleyip iş başında olan partili belediye başkanının halktan uzak kaldığını ima etmeye çalışırken, ilçesinin rantının ilçe insanına kalacağını vaat edip yine kendi partilisini dolaylı olarak yağmacılıkla suçlayabiliyor. Bir diğeri ilçeyi ' ortak akıl' la yöneteceğini her zaman mahalle muhtarları ve STK'larla iç içe olacağını, kararları birlikte alacağını söyleyerek yine dolaylı olarak gol atmaya çalışıyor. Hiçbir aday adayı ' Bizim belediye başkanımız güzel şeyler yaptı, ama ben daha iyisini yapacağım' demiyor. Hiçbir aday adayı ' Bizim başkanımız ilçeyi ortak akılla yönetmeye özen gösteriyor. Ancak ben, varsa onun bu konuda bir eksiği veya hatası veya ulaşamadığı kesimler ben bu aksaklığı gidereceğim' demiyor, diyemiyor. Aday adayları bu maç esnasında açıkça topu önce türbinlere yani halka gönderiyor, sonra onların attığı topa abanarak vuruyor ve sonuçta da rakibine gol attığını zannediyor. Oysa o gol onun partisine atılmış bir goldür. Asıl rakibi yarın bir gün bu yırtılan ağdan gerçek bir gol atmaya hazırlanmaktadır. İddia ediyorum ki şu ana kadar hiçbir aday adayı belediye başkanına gidip ' dostum ben halka projelerimi sunacağım, sen kendi döneminde şu şu hizmeti neden yapamadın veya yapmadın ' diye sormamıştır. Yine iddia ediyorum ki bir çok aday adayı belediyesinin bütçesinin ne miktarda olduğunu, borç ve alacak miktarını, gider ve gelir kalemlerinin nelerden oluştuğunu, bütün şehir ve ilçe belediyelerinin görev alanlarının neler olduğunu araştırmadan aday oluyor. Bunları neden iddia ediyorum? Çünkü uzun yıllar belediyelerde görev yapmış ve yapmakta olan bir emekçi olarak aday adaylarının vaatlerini ilgiyle takip ediyor ve birçoğuna gülüp geçiyorum. Bunları da iler ki yazılarımda sizlere ifade etmeye devam edeceğim. Her ne kadar aday adayları bana kıssalarda !..