Hani twitter'da, facebook'ta yazıp paylaştıklarınızdan dolayı okkanın altına gidiyorsunuz ya…
Hani toplayıp toplayıp gözaltına alıyorlar ya…
Hani AKP'nin A'sına, K'sine, P'sine laf söylemek, yan gözle bakmak neredeyse 'suç' olarak tanımlanıyor ya…
Hani protesto amacıyla Amerikan askerinin başına çuval geçiren üniversiteli gençlerimiz 16 yıl hapis istemiyle yargılanıyor ya…
İşte ben ne zaman böyle bir 'AKP tipi ileri demokrasi' örneğine rastlasam…
Hemen o haber geliyor aklıma.
Aslında unutmak istemiyorum, bir zamanlar bir yerlerde okuduğum o haberi…
Rüya gibi haber, rüya gibi bir karar…
Anlatayım.
***
Yıl 1975.
Ankara'da bir dernek, emperyalizme ve faşizme karşı bir bildiri hazırlar.
Bildiri yayınlanır.
Sokaklarda dağıtılır.
Duvarlara yapıştırılır.
Ancak Dernekler Yasası'na dayanılarak söz konusu derneğe dava açılır.
Ankara Sekizinci Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülür dava.
Mahkeme, 30 Haziran 1975 günü 975/210 sayılı kararını verir.
Ankara Sekizinci Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararını noktasına virgülüne dokunmadan aktarıyorum:
'… TÜRKİYE'DE FAŞİZME VE EMPERYALİZME KARŞI SAMİMİYETLE KARŞI ÇIKMAK HER TÜRK VATANDAŞININ GÖREVİDİR, NAMUS BORCUDUR, İNSAN OLMA HAYSİYETİNİN BİR GEREĞİDİR. FAŞİZME VE EMEPRYALİZME KARŞI ÇIKMAYAN, SAMİMİYETLE BUNU KINAMAYAN BİR TOPLUMUN MEVCUT DÜNYA KOŞULLARI İÇİNDE İNSANCA YAŞAMAYA, İNSAN OLMAYA, HAYSİYETLİ BİR HAYAT SÜRMEYE HAKKI YOKTUR…'
Ve sanıkların beraatına karar verilir.
***
Yıl olur 2013.
'AKP tipi ileri demokrasi' hüküm sürmeye başlar ülkede.
İslamofaşizm olanca şiddetiyle ezmeye başlar.
Biber gazları, TOMA'lar, tazyikli sular, gözaltılar, gözünü kaybedenler, coplar, meydan dayakları, telefon dinlemeler, delil imalatları, polis fezlekesinden iddianame üretmeler, gözaltında kayıplar…
Gencecik çocukların sırtında patlayan coplar.
Akşam gezintisine çıkan karı-kocaların, genç çiftlerin, sevgililerin yaka paça, karga tulumba gözaltına alındığı sokaklar…
Yurdun dört bir yanında tüten biber gazı!
Yalan söyleyen gazete, ihanet dolu manşet, yalakalık akan ekran!
Ethem Sarısülük'ün katillerini sormak suç!
Abdullah Can Cömert'i anmak kabahat!
***
Ankara Sekizinci Asliye Ceza Mahkemesi'nin 1975 tarihli o kararıysa…
Bir rüya, bir rüya…
Uyanmak istemediğimiz bir rüya.
***
12 Eylül 1980 faşist darbesini yapanların 'Bu ülkede bir daha 1960'lar ve 1970'ler yaşanmasın' hedefi vardı ya…
İşte o hedef aynı zamanda, 'Ankara Sekizinci Asliye Ceza Mahkemesi, bir daha böyle kararlar veremesin' demekti.
Öyle de oldu.
***
Şimdiyse…
Arayışımız sürüyor.
2013 yılı Türkiye Cumhuriyeti'nde bir yargıç arıyoruz: Ankara Sekizinci Asliye Ceza Mahkemesi'nin şu yukardaki kararını verebilecek bir yargıç.