Nasıl oldu kimse anlayamadı aslında...
Altınordu sevdalısı insanlar, artık maça gitmeyi bile bir kenara bırakmışken; eski-yeni yönetici kadrolarının bile umutları yitmişken...
Birden bir mucize gerçeğe dönüştü...
Altınordu, son maçında 'Ben seni yenip şampiyon olurum' diyen Afyonkarahisarspor'u, hem de 3-1 yenerek play-off maçlarına kaldı...
Bunun adı bir mucizeydi...
Mucizeye kendileri bile inanamadılar; kutlamaları yaparken bir zafer sarhoşuydular!..
İnandıkları tek nokta, bu takımın katıldığı tüm play-off mücadelelerinden zaferle çıkmış olmasıydı...
Trabzon'da 3. Lig'e çıkış mücadelesini zaferle noktalamak...
Yine Trabzon'dan 2. Lig'e çıkış mücadelesinden sevinçle dönmek; Ve son olarak Eskişehir'de Darıca'yı aşıp yine büyük bir zafer elde etmek...
Bu tür maçları oynamak bu takımın genlerinde var sanki...
İzmir, bir sevinç bir hüzün derken, gel-gitli bir süreç yaşarken, sezon bitiminde büyük bir sevince ortaklık etti...
O da Altınordu'nun Eskişehir'den getirdiği mutlulukla...
Bir kent ayağa kalktı; Uyandı, sevindi, üstelik neye sevineceğini bilerek...
Altınordu, 1923'te kurulmuş, Cumhuriyet'le yaşıt bir kulup...
Ve öyle sevinçlere, öle bir geçmişe sahip ki, bugün İzmir'in hangi yöresinde dolaşsanız bir 'şeytan' ve kırmızı-lacivert sevdalısı bulursunuz...
Onlar, Eskişehir yolunda yine buluştular...
Bir başka sevda ile sarıldılar birbirlerine... İstemleri şampiyonluktu, elde ettiler...
Ardarda iki gün gidip geldikleri o yoldan şampiyonluk çıkardıklarında daha bir sarıldılar birbirlerine...
Efsane başkanlarını, Nazif Çağatay'ı, Candoğan Sakaoğlu'nu; Türkiye Basketbol Ligi'nde ilk şapiyonluklarını, Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı İzmir'e taşıdıkları o güzel günleri anımsadılar...
Kaleci Mümin'i, Zadel'i, Sıyackhy'ı, Erkan Velioğlu'nu, Melih, Hikmet-İsmet kardeşler, Nehir ve unutulmaz isim Bülent Esel...
Altınordu'nun, Tamer Kaptan ile yaşadığı o muhteşem günleri de unutmuyoruz hiç kuşkusuz...
Bakıyoruz, gecenin karanlığında İzmir Kordonu'nda bir ışıkseli kayıyor...
Üstü açık bir otobüs, sevgi gösterileri içinde kente adım atıyor...
Yol kenarlarında, Selim Darıcı, Konyalı Ramazan, eski başkan İlyas Gönen, taraftarlar Rıza Karakaya, Uğur Cıvak, Tayfun Coşkunseda; araç konvoyunda Süleyman Bahadır ve ailesi; Dostlar, Altınordu aşkına yola düşenler ve daha niceleri...
'Teşekkürler Başkan Mustafa Bilen' diyorlar; Alkışlıyorlar Yasin Çamtepe'yi, Hasan Yıldırım'ı, Şeref Erdik'i ve tüm futbolcuları...
Bu muhteşem bir dönüştür Altınordu için...
Sait Altınordu adına selamlıyorlar İzmir'i ki, ne mutlu onlara...
'İşte Şampiyon, İşte Altınordu' derken, bunun adının mucize olduğunu söylemeliyiz...
Altınordu kimliğinin İzmir'e özgü farklılığını da vurgulamalıyız!..