C Başbakanı’’nın hayatında en iyi bildiğini söylediği iş futbol oyunudur. Kendisi İ.E.T.T ve KASIMPAŞA gibi amatör takımlarda top koşturduğu için, REAL MADRİD’’İ dahi çalıştırabilecek kapasiteye sahip olduğunu zanneder.’¶ En son ’“Biz Türkler doğuştan biniciyiz’” diyerek ata binmişti, fakat Ergenekon terör örgütünün, atı kışt-kışt diye ürkütmesi sonucu, kötü şekilde düşmüştü !.
Başbakan, siyasi olaylara da futbol gözüyle bakar ve siyasi değerlendirmelerini de genellikle futbol dili kullanarak yapar.
Suudi Arabistan Krallığında kendisine verilen ’“DEMOKRASİ VE PADİŞAHLIK’” ödülünü alan Başbakan, ülkeye dönüşünde ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu’’nda ve İsveç Meclisinde yapılan oylamaları değerlendirdi;
’“Biz ABD ile aynı takımda oynadığımızı sanıyor, aramızda sıfır problem olsun istiyorduk. Maçın normal süresini 22-20 önde bitirdik, fakat hakem maçı uzattıkça uzattı. Rakibimiz devamlı ’“kambura yattı’” bizim takım, ABD’’li temsilciler tarafından hep kontrpiyede bırakıldı. Karşı takımdan, Nalbantyan isimli oyuncu çok sert oynadı. Bir ara Davutoğlu’’na öyle sert girdi ki, ’“ayağını eline verdi’”, inbe hakem, kırmızı kartı Davutoğlu’’na gösterdi. İsveç’’teki maç ise tam bir rezaletti. Rakip takım, orta yuvarlağın kendi yarı alanına bakan tarafını bir kere bile geçemedi. Biz maç başlar başlamaz hep ofansif oynadık, fakat içimizden vurulduk. Açılım yaptığımız Kürtçü gruptan 4 oyuncu, bizim kalemize gol attılar?Bize geçmişinizle yüzleşin dediler. Ne var yahu bizim geçmişimizde?Hay sizin geçmişinize’…..’”
Bu üzücü olaylar üzerine, iki ülkedeki Büyükelçilerimizi geri çektik. Böyle devam ederse yakın gelecekte, Avrupa’’da temsilcimiz kalmayacak !
İstanbul’’un Belediyeci takımı ülke yönetimine geldiğinden bu yana, en fazla yıpratılan, devre dışı bırakılan ve hakarete uğrayan kurumumuz, ülkemizin ’“HAFIZASI’” olan dışişleri bürokrasisi oldu. Resmi görüşmelere Büyükelçileri almadılar, görüşmeleri ’“devletin hafızasından’” sakladılar, Türkiye’’nin en iyi yetişmiş kadrosunu ’“MONŞERLER’” diye alaya alıp, hakaret ettiler. Tüm ülkelerle sıfır problem diye bir saçmalık yarattılar.
Defalarca söyledik; Devletler Arası İlişkilerde ’“SIFIR PROBLEM’” diye bir saçmalık olamaz.’” Karşılıklı Menfaat’” esastır. Kimse kavga istemez, ama herkes kendi ülkesinin yararlarını korur ve onun için ölümüne mücadele eder. Biz, AKP Hükümeti sayesinde, kendi menfaatlerimizi, başkalarından aferin alacağız diye, heder ettik. Ermeni’’lerin gönlünü yapalım diye, Azerbaycan’’ı kırdık, en büyük kazığı da yine Ermenilerden yedik. Böyle bir dış politika uygulaması olabilir mi?
Bir taraftan 677 sayılı yasayla, tamamen yasaklanmış olan tarikat ve cemaatlere yol verip, devlet kadrolarını bunların ele geçirmelerine destek vereceksiniz, diğer yandan kendi milli ordunuzu her gün yıpratmak için yandaş basını kullanacaksınız.

Güneydoğu’’da Türk Ordusunun, 17 bin faili meçhul cinayet işlediği yolundaki PKK’’nın yalan propagandasına, Diyarbakır Milletvekilleriniz kanalıyla destek verdirtiyorsunuz. Asit kuyularında cesetleri erittiler, Camileri bombalayacaklar, köyleri keyfi olarak yaktılar iftiralarına karşı çıkmıyorsunuz ve TSK ’’ya atılan bu çamurlarla ilgili TEK KELİME etmiyorsunuz. Bu çirkin ve asılsız iftiraları, manşetlerine taşıyan cemaat gazetelerini de tüm olanaklarınızla destekliyorsunuz. Bunların köşe yazarlarının, Devletin ve milletin kurumu olması gereken TRT’’ de konuşturulup hem ceplerine her ay on binlerce lira konmasına, hem de milletin ordusuna hakaret edilmesine karşı çıkmıyorsunuz.
Açılım, demokratik zenginlik, anadilde eğitim, Kürtçe yayınla övüneceksiniz, Diyarbakır Stadında binlerce kişinin, İSTİKLÂL MARŞIMIZI ıslıkla protesto etmesi karşısında sessiz kalacaksınız.

Haydi bunları görmezden geldiniz, şu yeni yaşadığımız olay için ne diyeceksiniz?Türkiye tüm gücüyle, soykırım yalanını İsveçli Parlamenterlere anlatmaya ve oylarını kazanmaya çalışıyor, bu ülkenin ekmeğini yemiş, Kürtçü ve Tarikatçı dört Türk kökenli İsveçli Parlamenter, Türkiye ile değil, Ermenistan ile beraber hareket ediyorlar. Tıpkı PKK’’ya silahlı mücadelede militan olarak katılan ve destek veren Ermeni militanları gibi. Söyleyecek sözünüz yok mu?
Yaa gördünüz mü Sn. Başbakan Devlet idaresi, Belediye encümenini, İmar Komisyonunu idare etmeğe benzemiyormuş değil mi?Dışarıda ki sözüm ona dostlarınıza yaranacaksınız diye, bilmeden feda ettiklerinize bir bakar mısınız. Siz iktidardan, Yüce Divana gittikten sonra bu Devleti toparlamak, inanın bu aziz milletin çok vaktini alacak. İktidardan giderken lütfen, elinize yüzünüze bulaştırdığınız ’“AÇILIMINIZI’” da yanınıza alın.