Geçtiğimiz hafta zamansız toprağa verdiğimiz Beyza'mıza içim yandı… Acı ve üzüntüden, başta haber ve gelişmeler olmak üzere her şeyden uzak kaldım… Hayata kısa bir ara verdim…
Ama derler ya, sen ne kadar ara versen de hayat devam ediyor… Doğruymuş, evet bizi terk edenimiz asla unutulmuyor, unutulmayacak da, ama hayat da devam ediyor işte…

***

Hayata dönmek lazım ya, şöyle bir gezindim internette bir haftada neler olmuş, neler bitmiş diye… Önce Hakkari-Çukurca'da şehit olan 11 askerimiz acılı yüreğimi bir kez daha dağladı… Evladını teröre, kahpe kurşunlara kurban veren anaların acılarını taa içimde yüreğimde hissettim…
Sonra devam ettim gelişmeleri okumaya… Hemen ardından TSK hava harekatına başlamış… Kandil'i yoğun bir bombardımana tutmuş… Hava saldırısının hemen ertesi günü Siirt'te ilçe Emniyet Müdürlüğü ve bir karakola saldırılmış, 2 şehit de orada vermişiz… Bir şehidimizin töreni iptal olmuş, çünkü naaşı yok olmuş, sonra Zap Suyu'nda bulunmuş… Bir dolu haber… Üzül üzülebildiğin kadar, kahrol kahrolabildiğin kadar…
Ve, bir diğer haber… Başbakanımız, yanına eşini kızını, hükümet ve bakanlardan oluşan bir heyeti, sanatçılardan oluşan bir takımı almış Somali'ye gitmiş… Heyette kimi arsanız var, Egemen Bağış'tan Fatma Şahin'e, Ajda Pekkan'dan Nihat Doğan'a hayli geniş, hayli ilginç bir mozaik…
Amaç, kuraklıkla boğuşan, açlıktan kırılan Somali'deki yardıma muhtaç kişilere yardımmış…
Ama, nedense ben bir türlü buna ikna olamadım… Isınamadım… İçim kabullenemedi bunu…
Çünkü Somali son 15-20 gündür değil, son 50-60 yıldır açlıkla kıtlıkla boğuşuyor…
Ama ne yapılmış, sanki Somali son onbeş yirmi gün içinde böyle aç susuz kalmış gibi Türkiye ayağa kaldırılmış… Hem de Ramazan'da, insanların en hassas olduğu günlerde…
Keşke, bu ziyaret aynen bu heyetle önce Hakkari'ye yapılsaydı dedim… Keşke heyet olarak şehit ailelerine gidilseydi, acıları paylaşılsaydı dedim… Evlatlarını bu vatan için toprağa vermiş acılı anaların yanlarında olsalardı, bir nebze de olsa yüreklerine su serpilseydi dedim… Dedim durdum ama o kadar işte, benim elimden ne gelir ki, haberi okumaktan başka…
Düşünsenize bir, senin ülkende gerçekten de olağanüstü bir hal var, özellikle de son birkaç aydır, ama sen kalk yanına bir sürü insanı al Afrika Turu'na çık…

Haberleri okudukça aklım alamadı bir türlü… O kalabalığa ne gerek var, ne tanısın Somalili Muazzez Ersoy'u Sertab Erener'i… Adam aç aç, sanatçıyı ne yapsın… O kadar çok kişi için masraf yapılacağına o parayla birkaç koli daha süt alınsaydı, fena mı olurdu?
Ben mi yanlış biliyorum, İslam'da yardıma en yakınından başlanmıyor muydu? Peygamberimiz, sağ elin verdiğini sol el görmeyecek dememiş miydi? Maşallah haberlere göre, bizim halaylar türküler eşliğindeki yardımımızı bütün dünya duymuş…
Tamam yardım elbette yapılacak, ki yapıldı yollandı, bir de kalkıp gitmenin mantığı ne, hem de ne acıdır ki kendi ülkende kan gövdeyi götürürken…
Somali devletine 'yanınızdayız, devlet olarak destek olacağız' mesajının verilmesi açısından da iyi güzel, ama bu kadar duyurmaya gerek yoktu, bana göre sessiz sedasız da yapılabilinirdi tüm bunlar…
Neyse zaten heyeti taşıyan Türk Hava Yolları'na ait uçak, Mogadişu havaalanına inişinde kanadını yere sürtmesi sonucu büyük tehlike atlatmış…
Dipnot 1: Açlıktan kırılan Somali'ye Nihat Doğan'ı götürmek ne demektir? Ben söyliyeyim: Açlıktan, susuzluktan, felakatten de beter şeyler var demektir… Peki açlıktan kırılan Somali'ye Ajda Pekkan'ı götürmek ne demektir? Onu da ben söyliyeyim: Korkmayın ölmeyeceksiniz, ölümsüzlüğü keşfettik, işte kanıtı demektir… Resimlerde Ajda Pekkan'la şarkı söyleyen kadını gördüm, belki bedeni açtı ama Türkiye sayesinde ruhuna eşsiz bir ziyafet çekildi…
Dipnot 2: Nihat Doğan'ın Somali'de sarfetmiş olduğu 'bunlar insansa biz neyiz, biz insansak onlar ne' sorgusu beni benden aldı... Dedim ki kendi kendime aslında Nihat doğan sakal gibi kestikçe uzadığından bayağı bir idare eder Somalililer'i… Nihat Doğan ile yaşamak ya da açlıktan ölmek… Zor bir seçim, çok zor…
Dipnot 3: Gidenler iftarda sahurda ne yediler diye düşünmeden edemedim… Düşünsenize bir, devlet erkanına uygun yemekler, oraya gidiş amacıyla çelişir, götürülen yardım paketlerinden yenilse, o da olmaz… Valla merak ettim ne yediler ne içtiler diye…