Hadi gelin kabul edelim, hemen hepimiz, zaman zaman 'astroloji' ile ilgili web sitelerini ziyaret etmeyi seviyoruz. Merkür'ün geri gitmesini, yıldızların konumlarını sohbet konusu yapıyoruz. Boyu boyumuza, burcu burcumuza uygun eş arıyoruz; yükselenimizi öğrenmek istiyoruz. Aslında biz, fena halde geleceğimizi merak ediyoruz.
Merak etmeyin efendim, bu durum sadece günümüz insanlarına özgü bir iş değilmiş. Yüksek Lisans Tezini 'Osmanlı Müneccimbaşıları ve Müneccimbaşılık Kurumu' üzerine yapan Doç. Dr. Salim Aydüz'e göre, astroloji, tarih sahnesinden gelmiş geçmiş devletler için de son derece önemliymiş. Örneğin, Babür Devleti'nin kurucusu Babür Şah, astrolojiyi 'levazım-ı saltanat'tan, yani saltanatın gereklerinden biri sayarmış.
İlhanlı Devleti'nin kurucusu, Cengiz Han'ın oğlu Hülagu Han zamanında, İslam dünyasının en büyük astronom ve matematikçilerinden biri olan Nasirûddîn Tûsî'nin de isteğiyle, İslam dünyasının üç büyük rasathanesinden ilki olan Meraga Rasathanesi kurulmuş. İkinci büyük rasathane, Semerkant'ta Sultan Uluğ Bey'in girişimleri ile açılmış. Üçüncü rasathane ise Sultan III. Murad'ın desteğiyle Takiyüddîn Rasîd tarafından 1577 yılında yaptırılmış. Osmanlı'da her önemli iş için müneccimlere 'uğurlu saat', yani 'Eşref Saati' tespiti yaptırıldığı da bilinen bir gerçek… Zaten devlet içinde 'Müneccimbaşılık' kurumu, daha II. Bayezid döneminde oluşmuş. Kanuni döneminden itibaren de, yılın ilk gününde, yani Nevruz'da, astrolojiye göre hazırlanan bir takvim başta padişah olmak üzere tüm devlet büyüklerine dağıtılmaya başlamış. Takvimin sunulmasında bir tören yapılır, 'Nevrûziye' adıyla ikramlar verilirmiş. 'Müneccimbaşılık' kurumu, Osmanlı Devleti'nin yıkılmasına, yani 1924 yılına kadar da varlığını sürdürmüş.

Bugün de büyük devlet adamlarının dünyanın birçok yerinde astrolog danışmanları olduğunu; önemli girişimcilerin yatırım zamanlarında astrologlara danıştıklarını biliyoruz. İnanırsınız inanmazsınız, ama astroloji konusunda güvendiğim bir arkadaşım olan Mine Müstecaplıoğlu ile yaptığım bu söyleyişi sizlerle de paylaşmak istiyorum. O, astrolojiyi bilim olarak kabul edenlerden değil; astrolojinin bir zanaat olduğunu söyleyenlerden…
- Bu işe nasıl merak sardığını öğrenebilir miyim?
Lise yıllarımdan beri gökyüzü merakım var. 1988 yılında gerçek anlamda öğrenmeye karar verdim. Bu uzun yolculuk halen de sürüyor. Birkaç değerli hocam oldu. İstanbul'da üç yıllık bir sertifika programını da bitirdim. Ders veriyorum, danışmanlık yapıyorum, seminerler gerçekleştiriyorum.
- Astroloji nedir, kısaca tanımlayabilir misin?
Sevdiğim birkaç tanım var, onları paylaşayım: 'İnsan tüm elementlerin özü ya da evren ruhunun küçük bir kopyasıdır. İnsan küçük evrendir.' demiş Dr. Franz Hartman… (Çok önemli bir araştırmacı… Türkçede 'Bilgelik Mabedinin Eşiğinde' adlı bir kitabı da var.) 'Yukarıda ne varsa aşağıdaki gibidir. Aşağıda ne varsa yukarıdaki gibidir.' sözü ise, İlk Çağın en güçlü tanrılarından biri olan Hermes Trismegistos'a aittir. 'Her ne ki büyük alemde vardır, hepsi küçük alemde de vardır' diyen de Aziz Nesefi…
- 'Aslında astroloji, insanın kendini ve evreni anlaması için bir yoldur demek doğru olabilir.' demiştin bir söyleşinde... Astroloji bir bilim midir?
Bir bilim olduğunu düşünmüyorum. Ancak bilim astrolojiden faydalanır. Çünkü başlayan her olay, her yaşam, kendisine özgü ve tektir. Eski çağlarda astronom olmadan astrolog olamazdınız. Çok fazla bilgi ile yüklenmeniz gerekirdi. Ancak şimdi bilgisayar programları ile daha çabuk yol alınıyor. Özetle astroloji yerden, yani dünyadan gökyüzüne bakar.
- Seçime odaklandığımız şu günlerde, hemen hepimiz seçim sonrasını, Türkiye'nin geleceğini, bizleri nelerin beklediğini merak ediyoruz. Bu anlamda Türkiye'nin haritasına baktın mı?
Ben Türkiye için doğum tarihi olarak ulusal egemenliğin başladığı 23 Nisan 1920 tarihini kullanıyorum. Bu nedenle Türkiye Boğa burcu ve yükseleni ise Başak burcu… Yaklaşan seçim gününe baktığımızda, Başak'taki Jüpiter, halkın bir rahatlama ve sivil inisiyatif açısından önemli bir gelişme göstereceğini anlatıyor. Satürn ise Yay burcunda, aslında son altı aydan beri bir dibe vurma var. Bu Kasım ayında iyice ortaya çıkacak. Ancak unutmayalım ki, dibe vurmadan da yüzeye çıkamayız.
- Türkiye ne zaman rahatlar astrolojik açıdan?
Yeni yıl ile birlikte nispeten rahatlama olacaktır. Aralık ve Ocak aylarında ülkenin şimdiki yöneticileri için can sıkıcı, sıkıntılı bilgiler gelebilir. Sağlık politikaları konusunda olumlu değişimler olacak.
- Ne zaman düze çıkıyoruz? Yıldızlar bu konuda ne diyor?
Türkiye 3 yıl içinde düze çıkmaya başlayacak. Din ve inanç temalarında baskılar sürerken, diğer taraftan özgürleşmek için büyük bir çaba göreceğiz. Ülke olarak bir saflaşma ve arınma dönemine gidiyoruz. Her şey yenilenecek, değişecek. Sivil toplum ile ilgili yoğun örgütlenmeler ve sivil toplumun güçlenmesi, halkın kendi gücünün farkına varması temaları bu dönemin konuları…
- Hasret kaldığımız barış ufukta görünüyor mu?
Merak etmeyin barış gelecek.
- Yıldız haritasında 1 Kasım'daki sandık sonuçları da görünüyor mu?
Kasım ayında yani seçim günü AKP beklediğini bulamayacak. AKP için 2016 yılı Aralık ayında yeni suiistimal iddiaları ortaya çıkabilir. Seçimlerle birlikte koalisyon acil olarak gündemde olacak. Bu seçim Kılıçdaroğlu ve Demirtaş için başarılı bir seçim olacak. Yıldız haritaları MHP'nin hüsrana uğrayabileceğini söylüyor. CHP'nin iktidar şansı artıyor. Hükümette yer alacaktır diye düşünüyorum. HDP'nin şansı da yüksek. Seçimde sevinecekler.
- Seçim sonrasında hem sonuçları konuşmak, hem de 2016 yılını astrolojik açıdan değerlendirmek üzere bir söyleşi daha yapabilir miyiz? Şimdilik çok teşekkürler…
Memnuniyetle… Ben teşekkür ederim