Geçtiğimiz ay,14 Haziran 2013 günü İzmir'de 'İzmir Tarım ve Gıda Zirvesi düzenlendi. Zirvede,Bitkisel Üretim,Hayvansal Üretim,Gıda ve Su Ürünleri konularında çalışma gruplarının raporları sunuldu. Sunulan raporların birinde 'Zeytinyağı' başlığında:
'Yeterli hammaddenin bulunmadığı sezonlarda AB Ülkeleri içinde uygulama bulan ancak ülkemiz mevzuatında yer almayan ihraç kaydıyla yurtdışından mal temini için özellikle ülkemizde yeterli miktarda bulunmayan iri kalibreli sofralık zeytin türleri gibi yurtdışında rağbet gören ürünlerin Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamına alınması,
Zeytinyağı ve Prina yağı için DİR kapsamında yapılan ithalatta sınırlama yapılmaması, İhracatçılarımız tarafından teklif edilmektedir…
ANCAK BU KONUDA SEKTÖRDE KARŞIT GÖRÜŞ BULUNMAKTADIR.'şeklinde görüş yansıtılmıştı. Anılan rapora göre zeytin üreticileri ve zeytinyağın ihracatçılar açısından sorunu buydu.
Bununla birlikte zeytin üreticileri açısından durum oldukça farklıydı. Üreticiler,zeytinin maliyetinin 1.18-1.80 TL ve zeytinyağının maliyetinin bölgelere göre 5.50-6.50 TL arasında değiştiğini, zeytinyağı üretici fiyatlarının piyasada 4.50-5.50 TL'ye kadar gerilediğini bildiriyorlardı.
Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi Başkanı Mustafa Tan da , anılan fiyatların önceki yılların daha gerisinde olduğunu,ancak tarımsal girdi fiyatlarının ve diğer masrafların her yıl artması nedeniyle üreticinin faaliyetlerini sürdürmesinin dahi tehlikeye gireceği uyarısında bulunuyordu.
Zeytin Üreticileri Neden Mağdur?
Destek primleri rakip ülkelere göre çok yetersiz. Destekleme primi zeytinyağında en az 1-1.5 TL olmalı,ya da dane zeytine 50 kuruş verilmeli.
Geleneksel zeytinliklere destek verilmiyor, yeni ağaç dikiminde dönüm başına destek veriliyor.
Daha önemlisi,zeytin ve zeytinyağı üreticileri örgütsüz.Aslında desteklerin örgütlülük temelinde verilmesinin işe yaradığı görülmeli .Zürra kooperatifleşerek sanayici olamamış. Bu nedenle ürün alan alıcılar zeytini ve zeytinyağını ucuza kapatmaya çalışıyor.
Bütün bunlara ek olarak,bu yıl Suriye'den yurdumuza kaçak zeytinyağı da girmiş.Zeytinyağı fiyatlarının günümüzde gerilemesinin bir nedeni de bu.
Zeytinyağı Fiyatları Neden Dip Seviyelere Düştü?
Türkiye'nin 2012-2013 üretim yılında, '200 bin ton'dan biraz fazla zeytinyağı üretimine sahip olduğu biliniyor. İç pazarda 140-150 bin ton zeytinyağı tüketiliyor. İhraç edilen zeytinyağı 30 Haziran 2013 itibarıyla 70 bin ton.İhracatta ,İspanya'da üretim düşüklüğü nedeniyle bir önceki yıla oranla yüzde 450 artış olmuş. Bunun üretici fiyatlarına bir miktar yansıması gerekmez mi?
El-cevap.Yansımasına olanak yok.Örgütlenme yetersizliği dışında kaçak yollardan da Suriye'den ülkemize giren 40-50 bin ton zeytinyağı bunun baş nedenlerden birisi.
Burada sorulması gereken birkaç soru var.Birincisi şu: Bu kaçak yağları kim getiriyor? Bu düzeyde yağı 3-5 teneke ile araba bagajı ve katır sırtında getirmek olası mı?
İkincisi:Kaçak giren zeytinyağlarının iç piyasada sürümde olabilmesi için 'Müstahsil Makbuzu' ile kayıt altına alınması gerekiyor. Müstahsil makbuzuna göre 50 bin ton kaçak zeytinyağı için ödenecek prim 350 milyon lira civarında.Bu para önenmiş mi? Ödenmişse kimlere?
Not:Bu makalede Türkiye'ye kaçak giren zeytinyağı ile bilgileri,Murat Narin'in Cumhuriyet Gazetesi'nde yayınlanan 04.07.2013 tarihli ' Özgür Suriye Ordusu Köle Türkiye Köylüsü'adlı yazısından aldım. Kendisine teşekkür ediyorum.
Ben puzzle parçalarını bir tarımcı gözüyle yerleştirmeye çalıştım. Puzzle,bilindiği üzere birbiri ile uyumlu çok sayıda ufak parçalardan oluşan bir resmi bir araya getirerek tamamlamaktır.