Yüksek Seçim Kurulu; ÖDP'nin genel seçime katılmasını engelleyen, aralarında Hatip Dicle, Leyla Zana, Sebahat Tuncel, Ertuğrul Kürkçü ve Gültan Kışanak'ın da bulunduğu 12 bağımsız milletvekili adayının adaylığını, milletvekili seçilme yeterliliğini etkileyecek eski mahkûmiyetleri bulunduğu gerekçesiyle iptal ettiği bir karar aldı, ortalık karıştı.
Batısından doğusuna şehirler yine yangın yeri. Protestolar sokaklarla da sınırlı değil üstelik. MHP hariç, iktidarından muhalefetine bilcümle karara tepkili. Veto kararı BDP'ye göre 'siyasi dehşet operasyonu' ana muhalefet liderine göre 'meclis olağanüstü toplanmalı, süreç aksatılmadan çözüm bulunmalı'
Kültür ve turizm Bakanı Ertuğrul Günay; 'YSK'nın veto kararına çok üzülüyorum' diye açıklamada bulunurken, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu; 'Seçimlere mümkün olan en geniş katılımı sağlayacak, orantısız engellemenin önüne geçecek önlemleri memnuniyetle karşılayacağız. Ümit ederiz ki köklü geleneğimiz içinde bu konu bir şekilde çözüme kavuşturulsun' dedi.
Türkiye gerçeklerine, hakka ve hakkaniyete uygun açıklamaya pür dikkat kesilmişken 'Ama bu tamamıyla bağımsız olan YSK'nın bir tasarrufudur' diyerek sözlerine devam etmesiyle içimizdeki ışık kararıyor.
Yaşanan tartışmalarda ana muhalefetin eleştiri okları, BDP'nin suçlamaları hükümete çevrilmişken, hükümet kanadından da Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ ile tepkilere yanıt geliyor.
Bozdağ, 'Bugüne kadar biz AK Parti olarak YSK'dan çok çektik. Bu kararla AK Parti'ye fatura kesmek isteyenler büyük bir haksızlık, insafsızlık yapıyorlar' diyor.
Görüldüğü üzere meclis çatısı altındaki bir parti hariç tüm partiler Yüksek Seçim Kurulu'nun şöyle veya böyle aldığı kararlardan şikayetçi!
Bu garip bir durum değil mi?
Biri hariç tüm partiler şikayet ettiğine göre Yüksek Seçim Kurulu; söz geçmez, uygulamalarını kendi keyfine göre düzenleyen, bağımsız, bağlantısız, kanunlar üstü bir kurum! Bundan dolayıdır astığı astık, kestiği kestik kararlar alır. Ve ne olursa olsun dokunulamaz!
Böyle bir açıklama elbette kimseyi tatmin etmez… Yüksek Seçim Kurulu mevcut kanunlar çerçevesinde hareket ettiğine göre, hükümete düşen görev gerekli düzenlemeleri seçim takvimi işlemeden çok daha önce yapmaktı.
AKP'nin Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ'ın ifadesine göre; bugüne kadar AK Parti olarak YSK'dan çok çekmişler. Hükümet bir başkasının YSK'dan çekmemesi için neden adımlar atmamış?
Perşembe'nin gelişi Çarşamba'dan bellidir… Her seçim öncesi bu ve benzeri olumsuzluklar yaşanırken kamuoyu önceden tedbir alınmamasında ihmalkarlık mı, art niyet mi aramalı?
Kilidin anahtarı hükümetin elinde… Umut ediyorum hükümet, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun meclisi olağanüstü toplantıya çağırmasına kulak verir ve sorunun kalıcı bir şekilde çözüme ulaştırılması için gerekli düzenlemeleri süratle yapar.