EGEDESONSÖZ – Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), İzmir’de Basmane Çukuru olarak bilinen Ege Dünya Ticaret Merkezi’ni 75 milyon dolar tahmini bedelle satışa çıkardı. EGS Gayrimenkul AŞ ile Güçyapı İnşaat Turizm Mühendislik Gayrimenkul Yatırımı Sanayi ve Ticaret AŞ’nin borçları nedeniyle haczedilen gayrimenkuller ile bunlara bağlı sözleşmelerden oluşan ticari ve iktisadi bütünlüğün satış ihalesi, 2 Aralık 2026’da yapılacak.
Satış kararına YENİ Parti İzmir İl Başkanlığı’ndan tepki geldi. Parti, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın imzaladığı protokolün ardından TMSF’nin yüzde 70’lik hissesinin özel bir şirkete satışının gündeme gelmesini eleştirerek, sürecin kamu yararı açısından yeniden değerlendirilmesini istedi.
Açıklamada, Basmane Çukuru’na ilişkin geçmişte mahkeme kararlarıyla iptal edilen imar planlarının temel gerekçeleri arasında yüksek yapılaşma yoğunluğu, ulaşım ve otopark sorunları ile altyapı yetersizliklerinin bulunduğu belirtildi.
Açıklamanın tamamı şu şekilde:
BASMANE ÇUKURU İZMİR’İN GELECEĞİDİR, RANT PAZARLIĞININ KONUSU OLAMAZ!
İzmir’in kent merkezinde yıllardır çözülemeyen Basmane Çukuru sorunu, bugün yeni bir rant ve kamu yararı tartışmasıyla karşı karşıyadır.Geçmişte mahkeme kararlarıyla iptal edilen imar planlarının temel gerekçeleri; yüksek yapılaşma yoğunluğu, ulaşım ve otopark sorunları ile altyapı yetersizlikleriydi.
İzmir halkının çıkarları ve kamu yararı gözetilerek değerlendirilmesi gereken Basmane Çukuru, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın imzaladığı protokolün ardından TMSF’nin yüzde 70’lik hissesinin özel bir şirkete satılmasının gündeme gelmesiyle yeni bir rant tartışmasının merkezine taşınmıştır. Kamu yararı için çözülmesi gereken bu sorun, özel şirketlerin ticari çıkarlarının belirleyici olacağı bir pazarlık sürecine dönüştürülmektedir.
Burada açıkça soruyoruz:
İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi, TMSF ile kamu yararına bir çözüm geliştirilmesi için yetki vermişken, bu yetki hangi gerekçeyle özel bir şirketin taraf olacağı ticari bir sürecin parçası hâline getirilmektedir?
İzmir Büyükşehir Belediyesi bundan sonra kiminle, hangi koşullarda ve hangi kamu yararı güvenceleriyle muhatap olacaktır?
İzmir’in en değerli alanlarından birinin geleceğinin kapalı kapılar ardında yürütülen ticari pazarlıklara konu edilmesine, İzmir halkının çıkarlarının ikinci plana atılmasına ve kamu yararı için verilen yetkinin amacı dışında kullanılmasına izin vermeyeceğiz.
İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından kamu yararı gözetilerek verilen yetkinin, İzmir halkının malının özel şirketlerin çıkarlarına peşkeş çekilmesi için kullanılmasına asla izin vermeyeceğiz. Bu yetkinin yeniden değerlendirilmesi ve gerekli kararların alınması için Büyükşehir Belediye Meclisi nezdinde tüm girişimleri başlatacak, hukuki haklarımızı sonuna kadar kullanacağız.
Kamu yararı için verilen yetkinin özel şirketlerin ticari çıkarlarına hizmet etmesine izin vermeyeceğiz.
İzmir’in geleceği satılık değildir!




