Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP'nin kuruluş yıldönümü etkinliklerine katılmayarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesiyle başlayan ve istifasıyla sonuçlanan sürece dair konuştu.
Yavaş, CHP Genel Merkezi ile yaşadığı gerilimin ardından istifa metnini hazırladığını, Kemal Kılıçdaroğlu'nun müdahalesiyle istifayı askıya aldığını ve gerilimin devam etmesiyle kararını uygulamaya koyduğunu anlattı.
Restleşme ve rafa kalkan ilk istifa metni
Yavaş, Nefes'ten Aytunç Erkin'e konuştu.
Süreç, Yavaş'ın 9 Eylül'de CHP'nin 103. kuruluş yıldönümü etkinlikleri yerine Beştepe'ye giderek Erdoğan ile görüşmesiyle başladı.
Bu görüşmenin ardından 10 Eylül'de bir açıklama yapan Yavaş'ın, "Bugün ihtiyacımız olan şey yeni cepheler açmak değildir. Bugün ihtiyacımız olan; zamanı geldiğinde yeniden aynı masanın etrafında oturabilecek zemini korumaktır" şeklindeki ifadeleri parti içinde rahatsızlık yarattı. Yavaş'ın aynı açıklamada yer alan "Eğer bu tutumum her iki partinin genel merkezleri tarafından bir rahatsızlık sebebi olarak görülürse, gereğini yapmaktan da çekinmem" sözleri ise genel merkezle açık bir restleşmeyi beraberinde getirdi.
Bu çıkışa 11 Eylül'de yanıt veren CHP Grup Başkanı Faik Öztrak, "CHP tehditle, korkutarak hareket edebilecek olan parti değildir. Bunun dışında Sayın Yavaş’ın açıklamasının takdirini milletimize bırakıyorum" diyerek tepki gösterdi. Yavaş, Öztrak'ın bu sözleri üzerine bir istifa metni hazırladığını belirterek o gün yaşananları şöyle anlattı:
Evet; Faik Bey’in o açıklaması üzerine istifa metni hazırladım. Ancak Kemal Kılıçdaroğlu beni aradı ve 'Bunları kafama takmamamı istedi', ben de vazgeçtim. Metni öyle yırtıp atmadım ama rafa kaldırdım diyebilirim.
İstifayı kesinleştiren açıklama
Kemal Kılıçdaroğlu'nun telefonuyla rafa kalkan istifa kararını yeniden ve kesin olarak gündeme getiren ise CHP Sözcüsü Müslim Sarı'nın eleştirileri oldu.
Sarı'nın, "Önümüzdeki süreçte parti aidiyetiyle ilgili faaliyetler ve etkinlikler olduğunda, bütün belediye başkanlarımızın buna katılmasını ve uymasını bekleriz. Bir belediye başkanımız bir işlem yaparken, kendi genel başkanı dışında başka bir partinin genel başkanına da bilgi verdiğini söyleyemez" sözleri, Yavaş'ın nihai kararını vermesine yol açtı.
Yavaş, "Ancak Müslim Bey’in açıklamaları üzerine kararım değişti ve istifa kararı aldım" dedi.
"AK Parti'ye geçiş" iddialarına istifa metniyle yanıt
9 Eylül'deki Beştepe görüşmesinin ardından Yavaş'ın AKP'ye geçeceğine yönelik iddialar gündeme gelmişti.
Yavaş, bu soruya doğrudan yanıt vermek yerine hazırladığı istifa metnindeki şu paragrafa işaret etti:
İnsanlar sandığa giderken yalnızca bir isme değil, bir siyasi iradeye de oy verir. Bu nedenle seçmenin iradesini yok saymayı, onun oyuyla elde edilen makamları seçmenin onay vermediği siyasi adreslere taşımayı doğru bulmadım, bugün de bulmuyorum. Seçmenin iradesine sadakat siyasetin namusudur.
Cumhurbaşkanlığı sorusuna yanıt: 'İzleyip göreceğiz'
Görüşmede Yavaş'ın olası Cumhurbaşkanı adaylığı da gündeme geldi. Haberde, Yavaş'ın bu konudaki ifadelerinin tamamının yazılmadığı belirtilirken, 26 Eylül'de yaptığı açıklama hatırlatıldı.
Yavaş o dönem adaylık tartışmalarına, "Bana herhangi birisi seçimin hangi tarihte yapılacağını bildirirse ona göre bir şeyler söyleyeyim. Ortada seçim yok, bir şey yok. Ben Ankara Büyükşehir Belediye Başkanıyım. Öncelikli olarak görevimi sürdürüyorum" sözleriyle yanıt vermişti.
Yavaş'ın güncel değerlendirmesi de benzer oldu. Adaylık tartışmalarına kapıyı tamamen kapatmayan ancak zamanlamaya dikkat çeken Yavaş, "İzleyip göreceğiz. Önceliğimiz Ankara" diyerek seçimlere daha 1,5 yıl olduğunu vurguladı.





