Gürsel Tekin'in basın toplantısı vardı o gün…
Tarihi Havagazı Fabrikası'nda… Sorular fena değildi de, yanıtlar havagazıydı!
O kadar kışkırtıcı sorular sorduğumuz halde, beklenen kışkırtıcılıkta yanıtlar alamadığımız toplantıdan Ümit Yaldız'la birlikte ayrıldık.
Ümit Yaldız 2001'den beri arkadaşımız. 12 yıl olmuş. Bu 12 yılın 4 yılında birlikte çalışmışlığımız da var.
'Ofiste bir kahve içmeden bırakmam' dedi.
'Peki' demekten başka ne gelir elden.
Meğer haince planları varmış kafasında; sohbet başlayınca anladım.
Bir pipo içimi zamanda altımdan girip üstümden çıktı; 'yaz' dedi.
Daha önce de 'yaz' demişliği vardı gerçi, türlü çeşitli salvolarla geçiştirmiştim.
Bu defa fena kafaladı.
'YURT gazetesinde haber yazıyorsun, BAĞIMSIZ dergisinde dosyalar yayınlıyorsun; Ege'de Son Söz'de ne istersen onu yaz' deyince…
Kendimi bildim bileli hayatını kağıt-kalem gergefinde kazanmış, yaşama 'yazının penceresinden bakmayı' varoluşsal bir hal kılmış birisi olarak…
'Hayır' diyemedim.
'Hayır' diyemeyince, 'Peki' demiş sayıldım.
İşte burdayım.
En sevdiğim Latince deyiştir: Scribendocogito!
Türkçesi: Yazarak düşünüyorum.
Ne zaman yazı makinesinin başına geçsem ya da bir kağıt-kalem geçirsem elime, önlenemez, durdurulamaz, iflah olamaz bir çağrışım mekanizması işlemeye başlıyor beynimin kıvrımlarında.
Demek ki ben ancak ve ancak, 'yazarak düşünebiliyorum.'
***
Cumhuriyet'ten iyi gazeteci Emre Döker'in haberi, bence dünün değil, haftanın en önemli haberiydi: Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) İzmir'e geliyor!
700 kişi kapasiteli mülteci kampının kurulacağı Çiğli ile Menemen arasında kalan Cumhuriyet Mahallesi tedirgin. Çiğli tedirgin. Karşıyaka tedirgin. Menemen tedirgin: İzmir tedirgin!
2014'te gelmeleri bekleniyor ÖSO'cuların.
Bir süre sonra ikinci bir ÖSO karargahına dönüşmeyeceğini kim bilebilir bu bölgenin?
BOP Eşbaşkanı Tayyip Erdoğan, geçen hafta 'esas patron'un yanındaydı, biliyorsunuz.
Sınır illerindeki mülteci kamplarının iç bölgelere, ülkenin batısındaki güvenlikli beldelere taşınması da konuşulanlar arasındaydı.
Bunların hepsi yazılıp çizildi.
Zaten 2005'ten bu yana Türkiye'de 9 ayrı bölgede mülteci kampı inşaatları sürüyor.
Bunlardan biri de, 'farklı bir dindarlığa sahip' olan 'Gavurİzmir'e inşa edildi.
Hani 'irfan geleneğine ihtiyacı var' ya İzmir'in dindarlığının!
İşte o 'irfanı' belki de ÖSO'cular getirecektir İzmir'e, kim bilir!
Türkiye'de mülteci kamplarının kurulmaya başlaması 2005'e rastlar.
Bizimki henüz, çiçeği burnunda Eşbaşkan iken!
Demek ki Arap Baharları falan, Suriye olayları filan… Hepsi global bir planın parçası! Taaa o zamandan belli!
CHP İzmir Milletvekili Erdal Aksünger haklı olarak, şu yorumu yapıyor:'O zaman, bu kadar mülteci geleceği nereden biliniyordu? Bu kadar mülteciyi 2005'te tahmin etmek çok şaşırtıcı. 1 milyon nüfus küçük bir ülke demek. Ortadoğu, çok önceden planlanmış.'
***
Geçen yıl NATO üssü yapmışlardı İzmir'i!
NATO, Kara Komutanlığı'nı İzmir'e konuşlandırmıştı.
Şimdi de ÖSO'cular geliyor.
Tarihin en karanlık örgütüNATO'dan sonra, son dönemin en tartışmalı ve sabıkalı çapulcu sürüsünü de İzmir'e yerleştirecekler!
Tüy dikecekler!
Kuş konduracaklar!
Al sana 'irfan geleneği!'
Bol bol feyz alırız artık CIA eğitimli, Amerikan silahlı ÖSO'culardan!
Peki, İzmir bundan rahatsız mı?
Var elbette rahatsız olan kesimler.
Ama sokağa çıkınca, beynimin içinde filleri tepiştiren o iğrenç ve yılışık yaveden başka bir şey duyamıyorum ben!
Nereye adımımı atsam, tahammül sınırlarımı zorlayan o 'garip' şey: Yatcazkalkcaz, yatcazkalkcaz, yatcazkalkcaz!
Hooop ÖSO İzmir'de!
***
Salı ve cuma günleri burada olacağım.