Alkol kullanımına kısıtlamalar getiren yasanın meclisten geçmesi tartışmaların fitilini ateşledi. Kavga ile meclisten geçen yasadan da ancak bu beklenirdi! Yasanın gündeme gelmesiyle oluşan tepkiler ise muhtemelen yeni biçimlere bürünecek. Tabii hükümetin yeni gündemlerine yenik düşmez ise…
Eskiden olsa biçim; sözü, mitingleri, boykotları, pankartları, bildirileri, afişleri vs. anlatabilirdi ancak günümüzde bu işlerin topunu birden klavye hallediyor. Bir dokunuşta işlem tamam yani… 'Delikli demir icat oldu mertlik bozuldu' diyen Köroğlu bu günleri görse 'Sosyal medya çıktı mertlik bozuldu' der miydi bilemeyiz ama sosyal medyanın insanları tembelleştirdiği ve eylemlerin sokağa inmesini engellediği tartışma götürmez.
Sosyal medya üzerinde paylaşılanların yaratıcı olmadığını söylemek de pek olası değil. Çoğu ciddi anlamda 'emek' verilerek hazırlanmış şeyler… Alkol kullanımına kısıtlamalar getiren yasaya verilen tepkilerde elbette ki şerbet baş başrolde olmayacaktı! Elde kadehlerle verilen pozların altında 'Buzdolabından almak da yasak kapsamında mı?' gibi bir birinden ilginç mesajlardan tutun da, rakı şişesine sarılarak verilmiş pozlara kadar birçok şeyi görmek mümkün…
Bunlardan ilginç gelen ikisini paylaşayım. Birinde; Uludere ve Reyhanlı yazısı fon olarak kullanılmış ve Uludere'nin üzerine 'kürtaj yasağı'; Reyhanlı'nın üzerine 'içki yasağı' yazılarak, yasanın hükümetin gündem değiştirme çabası olduğunun altı çizilmiş. Diğerinde;
Türkiye'deki en örgütlü ve sosyal olaylara duyarlı taraftar guruplarından olan Çarşı gurubunun bir gösterisi var. 'İçki yasaklarına karşı Çarşı ayarı' başlığı altında örgütlenip 'Şerefine Tayyip' diyerek kadeh kaldırılıp, paylaşılmış…
Oluşturulan bu ortak aklın hiç sanmıyorum ki alkolü savunmak veya özendirmek gibi bir düşüncesi olsun. Sadece yasak ve yasağın kapsamının genişlemesi ortak kaygısıyla hareket ediyorlar. İlk bakışta alkol savunuculuğu gibi görünse de filmin 'esas oğlanı' alkol değil yasak…
Sadece karşı çıkanların mı; yasaya destek verenlerin de kullanımında sosyal medya… İsviçre, Rusya, Fransa, Almanya, ABD, İspanya, Macaristan gibi birçok ülke; içki ile ilgili reklam politikalarıyla ve saat, yer, mekan olarak örnek verilmiş. Verilen örneklerin birbiriyle çelişmesi 'sap ile samanı' karıştırmış olsa da 'hatta müdafaa' görevi başarıyla yerine getirilmekte!
Kapitalizmin devasa boyuttaki içsel çelişkileri düşünüldüğünde bu çelişkiler görmezden gelinebilir ancak işin için de 'yasak' ve o yasağın sınırlarının genişleme ihtimali olmasa!
Alkol kullanımına kısıtlamalar getiren yasanın hazırlanması bir anlamda hükümetin alkol tüketimi konusundaki başarısızlığı demek olmuyor mu? Baktılar ki dünyada eşi benzeri olmayan vergilere rağmen vatandaş hala içki içiyor 'Modern dünyada uygulanan çalışmanın benzeri' olarak biraz kısıtlama getirelim dediler!
Yasaya karşı çıkmak; 'alkol yasağı' mimarlarından Cevdet Erdöl'ün 'Çoluk çocuğumuzun, gençliğimizin üzerinden kazanç elde etmek isteyen; onları bağımlı yapmak isteyen; bir ömür boyu onları sömürmek isteyenler' den kesinlikle taraf olmak değil başta da belirttiğim gibi filmin esas oğlanı yasaklar…