Sağlıkta dönüşümde yeni uygulamalar durmak bilmiyor. Bu günlerde kamu hastane birliklerindeki yeni sözleşmelerle hastaneler kazan gibi kaynıyor. Yöneticilerin biri gelip biri giderken kurumların bazılarında hizmette aksamaların yaşandığı haberleri tarafımıza iletilmekte. Kamu Hastane Birliklerine bir sonraki yazımızda değineceğiz.
Son yenilik AÇSAP (Ana Çocuk Sağlığı Merkezleri), Verem Savaş, Kuduz Tedavi ve Deri Tenasül gibi kendine has koruyucu ve tedavi edici sağlık hizmeti veren birimlerin çalışanlarının kadrolarının Toplum Sağlığı Merkezlerine aktarılmış olası.
Ana Çocuk Sağlığı Merkezlerinin gebe takibi, çocuk sağlığı özellikle çocuklara yapılan rutin aşıların takibi konusunda ve aile planlaması konusundaki verdiği hizmet, Verem Savaş Dispanserlerinin verem hastalarına verdiği hizmet, kuduz tedavi polikliniklerinin, trahomla mücadele merkezlerinin verdiği hizmet göz ardı edilemez. Bulaşıcı hastalıkların yayılmasının önlenmesi açısından çok önemli yeri olan kurumların kapatılması doğru bir karar değil.
Bundan sonra ne olacak? Planlama, Bundan sonraki aşamada bu birimlerin verdiği hizmetlerin Aile Hekimleri tarafından yürütülecek olması. Aile Hekimlerinin her gün artan iş yüküne birde bunlar eklenecek. İlimizde yaklaşık ortalama 3200 Nüfusa hizmet vermekte olan bir aile hekiminin ilave olarak bir verem hastasına hizmet vermesi aile planlaması hizmeti vermesi ne kadar sağlıklı olur varın siz düşünün.
Mesela; bulunduğu ortamdan bulaşabilen,bakımlarında ve ilaç kullanımlarında özel itina isteyen verem hastasının aile hekimliğinde poliklinik sırası bekleyen hastaların içerisine girmesi ne kadar sağlıklıdır?

Aile Hekimlerine her geçen gün yüklenen iş yüküyle, vurun abalıya hesabına dönen aile hekimleri ise durumdan oldukça muzdarip. Emin olun ki bugün aile hekimleri geri dönebilecek ortam ve şartları bulsa en az %50'si geri dönmek için müracaat eder.
Kapatılan kurumlardan bir tanesi de hıfzıssıhha müdürlükleri. İleri laboratuar tetkiklerinin yapıldığı bu kurumların personelleri de Halk Sağlığı Müdürlüklerine aktarıldı. Yani önümüzdeki süreçte kapatılacak. Bu kurumlarda sağlıklı sonuç alabilmek için yerine göre bir tahlil üç beş kez tekrarlanırken, özel sektöre devredilecek olan bu kurumların yaptığı tahlil ve tetkiklerin güvenilirlik özellikleri maalesef ortadan kalkacak.
Niye bunu söylüyoruz? Kar etme mantığı üzerine kurulmuş olan özel sağlık kuruluşlarında sağlıklı sonuç almak önemli olabilir. Ancak hiçbir özel sağlık kuruluşu zarar eden kurum olmak istemez. Devlet bile bunu göze alamıyorken.
Yani sağlık sistemimizdeki son yenilikler vatandaşa sağlıklı sağlık hizmeti vermekten ziyade, kar-zarar hesabı üzerine kurulma çabasıdır. Bu doğru bir yol değildir. Bunları yaparken önümüzdeki yıllarda verem, kızıl, kızamık, trahom, sıtma vb. bulaşıcı hastalıklar 70-80 yıl öncesinde yaşadığımız gibi yeniden hortlarsa bunun hesabını kim verecek?

Bundan dolayıdır ki; Devletin verdiği ve vermesi gereken sağlık hizmetlerinde kar zarar hesabı yapılmamalıdır. Bunu söylerken elbette devletin parası boşa harcansın da demiyoruz. Ancak, devlet eliyle verilmesi gereken hizmetler -bunlardan biride Sağlık- sağlıklı bir şekilde tüm vatandaşlarımıza verilmelidir.