Bu ülke çok enteresan bir ülke...
Çalışmadan, üretmeden icatlar çıkaran, bu icatları yaşam biçimi haline getirerek önüne gelene tavsiye edenler topluluğunun ne yazık ki artışta olduğunu düşündüğüm bir ülke. Tahammülsüz, kavramları bir birine karıştıran cahil bir toplum olmaya azmetmek, bilgi çağında ancak bize yakışan bir iş desem çok haksızlık etmiş sayılmam...
Bir ülkede din, sömürgeleştirme halini alırsa o ülke adalet terazisi kırılmış demektir...
Çok doluyum....
Çalışmadan, üretmeden icatlar çıkaran, bu icatları yaşam biçimi haline getirerek önüne gelene tavsiye edenler topluluğunun ne yazık ki artışta olduğunu düşündüğüm bir ülke. Tahammülsüz, kavramları bir birine karıştıran cahil bir toplum olmaya azmetmek, bilgi çağında ancak bize yakışan bir iş desem çok haksızlık etmiş sayılmam...
Bir ülkede din, sömürgeleştirme halini alırsa o ülke adalet terazisi kırılmış demektir...
Çok doluyum....
Konuya nereden başlayacağımı inanın bilmiyorum..
Geçtiğimiz günlerde Kurban Bayramı sonrasında Habertürk TV'yi izliyorum. Fatih Altaylı'nın sunduğu televizyon programına katılan konuklar, bir birinden üstün din bilgileri olan insanlar. Bu insanlar, saatlerdir Kurban Bayramı'nın amacını tartıştılar. 'Kurban' kavramının ne olduğu, nasıl yapılması gerektiği konusunda tam bir anlaşma sağlayamayan bu abiler, zaman zaman birbirlerini yalancı çıkardılar.
Aradan haylı bir zaman geçti...
Geçtiğimiz günlerde Kurban Bayramı sonrasında Habertürk TV'yi izliyorum. Fatih Altaylı'nın sunduğu televizyon programına katılan konuklar, bir birinden üstün din bilgileri olan insanlar. Bu insanlar, saatlerdir Kurban Bayramı'nın amacını tartıştılar. 'Kurban' kavramının ne olduğu, nasıl yapılması gerektiği konusunda tam bir anlaşma sağlayamayan bu abiler, zaman zaman birbirlerini yalancı çıkardılar.
Aradan haylı bir zaman geçti...
Çok düşünüp ardı ardına sıraldığım sorularımın cevaplarını metin haline getirmekten vazgeçmiştim ki imdadıma Seda Sayan yetişti.
Bilenler bilir..
Seda Sayan, televizyon programcılığı için yaratılmış bir kişi. Konuları enine boyuna tartışmaktan çok, elinde bulundurduğu konuyu haftalara hatta aylara kadar yayabilme ve bunu da izleyicilerine yutturabilme kapasitesi var.
Müzik dinliyorum...
Oğlum Atabey'in gözlerinde huzurun gerçek tadına varırken birden elim yanlışlıkla televizyon kumandasının '8' tuşuna bastı. Karşımda Seda Sayan, zaman zaman zapping yaptığımdan biliyorum; şu kocasına 4 kadın bulabileceğini açıklayan Sibel Üresin, TV magazin programlarının maskotu Ciciş kardeşler, adını şimdi hatırlamadığım bir pop müzik yorumcusu, bir de sarı saçlı evlilik terapisti olduğu söyleyen bir kadın...
Bu evlilik terapisti kadın daha önce Kemal Sunal'ın eşi tarafından da bir TV programında fena azarlanmıştı üstüne düşmeyen bir konuda yorum yaptığı için...
Neyse,
Bilenler bilir..
Seda Sayan, televizyon programcılığı için yaratılmış bir kişi. Konuları enine boyuna tartışmaktan çok, elinde bulundurduğu konuyu haftalara hatta aylara kadar yayabilme ve bunu da izleyicilerine yutturabilme kapasitesi var.
Müzik dinliyorum...
Oğlum Atabey'in gözlerinde huzurun gerçek tadına varırken birden elim yanlışlıkla televizyon kumandasının '8' tuşuna bastı. Karşımda Seda Sayan, zaman zaman zapping yaptığımdan biliyorum; şu kocasına 4 kadın bulabileceğini açıklayan Sibel Üresin, TV magazin programlarının maskotu Ciciş kardeşler, adını şimdi hatırlamadığım bir pop müzik yorumcusu, bir de sarı saçlı evlilik terapisti olduğu söyleyen bir kadın...
Bu evlilik terapisti kadın daha önce Kemal Sunal'ın eşi tarafından da bir TV programında fena azarlanmıştı üstüne düşmeyen bir konuda yorum yaptığı için...
Neyse,
Eşim Nurgül ile ben takıldık onlara..
Şimdi bu Sibel, türbanlı ve kendince muhafazakar olduğunu ifade eden bir hatun.
Şimdi bu Sibel, türbanlı ve kendince muhafazakar olduğunu ifade eden bir hatun.
Bir o konuşuyor, bir Cicişler...
Arada bir sazı evlilik terapisti alıyor..
O da ince ince naif olduğunu sandığı ses tonu ile ara bulmaya çalışıyor ama nafile...
Tabi Seda Sayan sus pus..
Biliyor çünkü ekranın karşısında ki bu enayiler bu ana kilitlenmiş durumda. Kimin küfredip, kimin 'yürü be koçum' dediğine aldırış etmeden, gözleri fıldır fıldır bir tarafa sonra başka bir tarafa dönüyor...
Mini etek giyen Cicişlere göğüslerini açıp Twitterde yayınladığı için çok kızıyor Sibel Üresin. Sonra Cicişler cevap veriyor ona...
Cicişler: 'Ben Üniversite mezunuyum. Bu ülkede laiklik var. Benim ailem çağdaş bir aile'
Cicişler: 'Ben Üniversite mezunuyum. Bu ülkede laiklik var. Benim ailem çağdaş bir aile'
Sibel Üresin: ' Siz genç kızlara örnek olamazsınız. Bana hakaret ettiniz sizi mahkemeye vereceğim!'
Yav s...tir olun gidin diyip bir başka kanala basıyorum...
Tempo TV' diye bir uydu kanalı...
Yav s...tir olun gidin diyip bir başka kanala basıyorum...
Tempo TV' diye bir uydu kanalı...
Bu televizyon programında bir adam var. Bu adam, büyük ihtimalle ermiş biri olmalı. Gözlerini süzerek ekrana bakıyor, kendisini telefonla arayarak dua isteyen izleyiciye dua ediyor... Yav bu adam kim dediğim an hatırladım. Star TV'de izlemiştim. Binlerce kişiden dua semineri adı altında para toplayıp bu paralar karşılığında dua okuyarak din istismarcısı olduğu ifade edilen kişiydi.
O haberde biraz zayıftı sanırım biraz şişmanlamış...
O haberde biraz zayıftı sanırım biraz şişmanlamış...
Neyse..
Sonra bir başkası arıyor. Hoca ermiş ya, 'hocam duaya gerek yok sesini duyayım yeter' diyor adama..
Sonra bir başkası arıyor. Hoca ermiş ya, 'hocam duaya gerek yok sesini duyayım yeter' diyor adama..
Tabi bunu duyan ermiş abi, biraz yavşayıp göstere göstere izleyiciyi 'ti'ye alıyor ama karşısındakini üfledi ya o şuan cenneti alada...
Başka bir zaman, başka bir zapping anı...
Başka bir zaman, başka bir zapping anı...
Hoooppaaaala!
Kendisini Harun Yahya olarak tanıtıp sonradan Adnan Oktar kimliği ile ön plana çıkan, çaktırmadan mehdi olduğunu iddia eden bir zat değil mi bu?
TV kanalı mı var? vay anasını!...
Çok kez tv, haber siteleri ve gazetelere manşet oldu. Göğüsleri füze gibi olan kadınları ile ekranda alabildiğine dans ediyor...
'Ohhhhhh, yandan...'
'Ohhhhhh, yandan...'
'Ne güzel yapmış şarkıyı kerata, maşaaaaallahh..'
'Seni gidi kedi seni, beni seviyor musun?'
'Seni gidi kedi seni, beni seviyor musun?'
'Sizi gördüm içim açıldı hocam, Allah sizden razı olsun.'
Geriye yaslandım ve düşündüm...
Geriye yaslandım ve düşündüm...
Dini değerler üzerinde enine boyuna konuşan, akıl veren insanlar bu bilgileri nereden ve neye dayanarak öğreniyorlar? Din yaşam biçiminin bir yorumu mu, yoksa hayatın olması gereken ana kurallarından mı?
Eğer yoruma dayalı bir şey ise, o zaman insanlar peygamber efendimizin vefatından bu yana aldatılıyor, düşünme kapasiteleri durdurularak istismar ediliyor. Din, yaşam biçimi olarak hayatın olmazsa olmaz bir kuralı ise; bu kuralı kim neye göre, kime göre koymuş?
Nasıl bir ülkeyiz?
Eğer yoruma dayalı bir şey ise, o zaman insanlar peygamber efendimizin vefatından bu yana aldatılıyor, düşünme kapasiteleri durdurularak istismar ediliyor. Din, yaşam biçimi olarak hayatın olmazsa olmaz bir kuralı ise; bu kuralı kim neye göre, kime göre koymuş?
Nasıl bir ülkeyiz?
Nasıl bir toplumuz?
Bakış açımız ne kadar da seyirci yanlısı..
Yav, kendine hayrı olmayan birine dini kullanan biri nasıl yardım eder?
İnsanlar bunu nasıl gözden kaçırabilirler?
Eğer bir ülkede seks karşılığı cennet vaadine inanılıyorsa ne yapmalı, kimi suçlamalıyız?
Bu kadar aptal olmanın bedeli bütün bir topluma mı maal edilmeli?
Devleti mi idam etmeliyiz bu konuda?
Kemal Sunal'ın masum ve insanlara keyif veren o muzip sözlerini argo olarak kabul edip yasaklayan RTÜK bunları nasıl görmez?
Sorun sistemse kimi kime şikayet etmeli, kimi dava etmeliyiz?
Allah ıslah etsin.
Allah ıslah etsin.
Her kişinin polisi kendi vicdanıdır.
Elimizi vicdanımıza dokundurup bu tür yaşam biçimlerini seyretmeyi değil, tepki göstermeyi tercih edelim.