EGEDESONSÖZ - İntegral Araştırma Koordinatörü Ümit Yaldız ile Gazeteci Fatih Yapar, SonSöz TV yayınında İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçişi sonrası yaşanan gelişmeler ele alındı.

Gazeteci Fatih Yapar, Tugay’ın İzmir Esnaf Odası Birliği’nde ziyaretinde “‘Ben parti değiştirdim, siyaseten bir yere geldim ama karakterimi, kişiliğimi değiştirmedim. Aynı Cemil Tugay’ım. Bana karşı olan duygularınızı biliyorum. Bakışlarınızdaki soru işaretlerini görüyorum’ dediğini hatırlattı.

İZMİR, TUGAY’A BAKIŞLARI İLE KONUŞUR
Ümit Yaldız konuyla ilgili olarak yaptığı değerlendirmede “Sokakta insanlar Cemil Tugay’a tepki göstermez. Nadir, ekstrem olaylar olabilir. İstisnalar kaideyi bozmaz ama hoşgörünün başkenti İzmir’in insanları Cemil Tugay’ı sokakta gördüklerini onu kızdıracak veya makama saygısızlık olarak görülecek hal ve hareketlerden kaçınırlar. Bakışlarıyla da konuşurlar. Başkan Esnaf Odaları Birliği’nde İzmir’in 30 ilçesinden gelen 128 oda başkanına ve yöneticilerine sesleniyor. Kürsüden hitap ederken karşısındakilerin bakışlara cevap veriyor. Parti değiştirdim ama neden değiştirdim diye sorun diyor” ifadelerini kullandı.

Fatih Yapar ise şunları söyledi:

“‘Kendimi feda ettim, İzmir’e hizmet için gittim, eser siyaseti yapmak için gittim’ dedi. Attığı özel mesajlarda, ‘mecburum’ dedi. Bu durumu yargısal süreçlere yoranlar var. Hizmet getirmesi için iktidarla aynı yere gelmesi lazımdı diyenler var. İzmir borç batağında… Vergi, SGK borçları kıskacı altında diyenler de oldu. Kendisi YENİ Parti’deki süreçlerden de devre dışı kaldığı için bağımsız oldu. Sıkışmışlık hissinde kendini bir yere atma arzusunu anlattı. İnanlar var, inanmayanlar var. Mış gibi yapanlar var. ‘Sen anlat Cemil Tugay, inanmış gibi yapıyoruz’ diyenler var. Karşısına birçok kitle gelecektir. Meslek örgütleri, odalar, kanaat önderleri gelecektir. Herkese söyleyecek şeyleri vardır. Kişinin ne söylediğinden çok ne hissettirdiği önemlidir. Cemil Tugay ile ilgili yaşanmışlıklar var. Cemil Tugay’ın elindeki en büyük güç İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı makamı ve koltuğu. Tamamen insanlar öncelikli olarak bu koltuğun sahibi olan birisiyle muhataplar. Onun dışında ne düşündüğüyle ilgili meseleleri insani olarak yorumlamıyorlar.


TUGAY’IN YAPTIĞI BİR İÇ DÖKÜŞTÜ
Ümit Yaldız, değerlendirmesinde “Ortada bir insan var ve adı Cemil Tugay. Geçmişte de insani tanımlamalar yapmıştı. ‘İki tane Cemil Tugay var, bir tanesi sokakta olan, diğeri de başkan olan’ demişti. O konuşma Cemil Tugay’ın bir iç döküş. O kapalı alandan şehre seslendi. Muhatabı odadaki 128 kişi değil, 4,5 milyona seslendi. Kendisine oy veren 1.3 milyona seslendi. ‘Ben gittim ama neden gittim bir sorun. Siyasi gelişmeler şehre karşı sorumluluklarıma engel olmaya başlamıştı. Bir karar aldım ve gitmek zorunda kaldım’ diyor. ‘Ben bu şehrin sorunlarıyla ilgili kendimi düne kadar 2. Derece sorumlu hissediyorum. Artık muhataplık sorununu aştım. Ankara’da muhatap bulma sorunum yok. Kendime yeni görevler tanımladım. Önceden yüz hayal kuruyorsam artık bin hayal kuruyorum. Her sorun için mücadele verecek durumdayım’ diyor. Bunun anlamı şu, ‘ben yerel yöneticinizim ama yerel yönetim dışındaki alanlarda da var olacağım, oralarda da hüküm süreceğim’ diyor” şeklinde konuştu.

TUGAY “BU ŞEHİRDE BELEDİYE BAŞKANINDAN FAZLASI OLMAYA TALİBİM” DİYOR
Fatih Yapar’ın Tugay ile ilgili olarak “Yol, asfalt, kaldırım, su konusu dışında da kentin sanayi alanları, havalimanıyla ilgili tüm sorunlarıyla ilgileneceğim diyor. Ben belediye başkanı değil İzmir’in siyasi, idari her anlamda patronu olmaya doğru gidiyorum demek” demesi üzerine Ümit Yaldız şunları söyledi:

“Patron tanımı iddialı olabilir ama kabıma sığmıyorum, belediye başkanlığından öte yeni görevler tanımladım diyor. Yeni görevler tanımlamak ne demek? Bir yerel yöneticinin önünde listesi vardır. Belediyenin stratejik planı dahilinde yürür. Aslında şehrin her konusuyla da ilişkilidir. Tarımdan, ticarete her alanla ilişkilidir. Artık diyor ki, ‘önceden muhataplık sorunum vardı, kendimi 2. Derece sorumlu hissediyordum, artık her sorunu çözebilecek durumdayım’ diyor. Ben bu şehirde belediye başkanından fazlası olmaya talibim diyor. Bu durum şehirde siyaset yapan diğerleriyle kurumsal ve görevsel çatışmaları beraberinde getirir getirmez onu zaman gösterecek. Bu şehrin birçok sorunu için mücadele eden, randevu alan Eyyüp Kadir İnan gibi bir siyasal patronu var. Onunla hareket eden milletvekilleri var. Hepsinin alanları var. Mahmut Atilla Kaya çok birikimli bir yerel politikacı, son dönemlerde yıldızı parlayan bir isim. Diğer taraftan Ceyda Bölünmez Çankırı var. Çok çalışkan bir isim. Yerel konulara duyarlı ve genel siyasette tecrübeli. Kasapoğlu spor alanlarında söz sahibi. Tüm bunların üzerinde bir de Cemil Tugay’ları oldu. Her konuyu kendine görev addedeceğini, şehrin belediye başkanından fazlası olmaya talip olacağını dün ilan etti” dedi.

A A 20261007 42682805 42682803 A K P A R T I M I L L E T V E K I L L E R I I L E Y A S A M A Y I L I A C I L I S T O P L A N T I S I 278035

BAŞKANA AK PARTİ ROZETİ YARAMIŞ
Ümit Yaldız şunları söyledi:

“Başkana AK Parti rozeti yaramış. Ben AK Parti rozeti taktıktan sonra kendisiyle birebir görüşmedim. Fakat görüşenler rozet töreninde yaptığı konuşmadan itibaren, ‘içinden başka bir Cemil Tugay çıktı. Yürüyüşü, hitabı değişti. Gözlerindeki parıltı değişti’ diyorlar. Ben bunu her şeyden önce iktidar olmanın ruhsal duruma bağlıyorum. Bir de başkan AK Parti rozeti taktığı günden bu yana iyi uyuyordur. Yastığa kafasını koyduğunda 6-7 saat kesintisiz uyuyordur”

YENİ GÖREVLERİN BAŞKALARININ ESKİ GÖREVLERİYLE ÇATIŞIP ÇATIŞMAYACAĞINI ZAMAN GÖSTERECEK
Fatih Yapar’ın “Halk TV operasyonu oldu. BUSTECH ihalesi ile ilgili operasyon gerçekleştirildi. Cemil Tugay döneminde yapılan ihaleleri savcılık açıkladı. Eskiden balkonda polis gelecek diye takım elbise kravat bekliyordu. İmamoğlu’nun yargılandığı davada da kendisinden beraat istendi” demesi üzerine Ümit Yaldız şunları söyledi:

“Geçmişte Cemil Tugay’ın Ekrem İmamoğlu ile yargılandıkları davada ne işi var demiş biriyim. Burada da konuştuk. Hatip Karaaslan, ‘Ankara’da poşetler vardı, Cemil Tugay ile ilgili olabileceğini zannettim’ dedi. Bu kadar cümle ile İzmir Büyükşehir Belediye Başkanın böylesine kritik bir davanın içinde ne işi vardı?’ diye sormuş kişiyim. Bu beraat talebi geldikten sonra fikrimi değiştirmem fakat rozetten sonra böyle bir gelişme olması siyasi kayırmacılık ve siyasi sıyırma yapıldı duygusunu güçlendirdi. Bu da adalet sisteminin bir sorunuyla ilgili durum. ‘Cemil Tugay’ın o davada ne işi var?’ diye sormuştum ve şu anda da bana sürpriz gelmedi. Tugay, ‘Ben AK Parti’ye geçmeseydim savcı bu mütalaayı yazar mıydı?’ diye kendine sormuştur ya da yakın çevresi ona soruyu yöneltmiştir.

Zeybekci’den fon skandalı açıklaması: Kurumların hem ihmali hem suistimali var
Zeybekci’den fon skandalı açıklaması: Kurumların hem ihmali hem suistimali var
İçeriği Görüntüle

Bu işler böyle.

Uykunuzu rahat alıyorsanız, stres ve kaygıdan uzak bir yaşam sürüyorsanız bakışlarınız değişir, enerjiniz, yürüyüşünüz değişir. Kendini güvende hissediyor. Cumhurbaşkanının himayelerinde yolculuğa devam ediyor. O himayenin ne kadar önemli olduğunu Türkiye’de yaşarak herkes deneyimledi. Çok büyük yanlış olmadığı sürece WhatsApp grubundan dahi çıkarılmıyorsunuz. Böyle bir sahiplenme var. Başkan da bu sahiplenmeyi en başından iliklerine kadar hissetti. O hissiyatın üzerinden konuşuyor ve sesleniyor. ‘Artık yeni görevler tanımladım’ diyor. Bu yeni görevlerin başkalarının eski görevleriyle çatışıp çatışmayacağını zaman gösterecek.