Sayın Burhan Özfatura Türkiye'nin yetiştirdiği değerli mali üstatlardan biri…
Mesleki kariyerinde Maliye Bakanlığı hesap uzmanlığı, İzmir Hesap Uzmanları Grup Başkanlığı, İzmir Defterdarlığı, Öğretim görevliliği, Başbakanlık Müşavirliği ve Yeminli Mali Müşavirlik yaptı.
Üstat, 1984/1989 dönemi ve 1994/1999 dönemi Türkiye'nin üçüncü büyükşehri İzmir de Büyükşehir Belediye başkanlığı görevlerinde bulundu.
Yaşıma binaen ilk dönemini hatırlamıyorum ama ikinci döneminde yerel yönetimlere olan katkısını kimse inkar edemez…
Fakat geçen gün belediye şirketleri için yapmış olduğu ilginç açıklamalar dikkatimi çekti…
Üstat, belediye şirketleri için 'Belediye şirketleri yandaş besleme merkezidir, bu şirketler halkın kaynaklarını emiyor. Belediye şirketlerinde denetim yapılmamakla birlikte bu tarz şirketlerinin kapanması gerekmektedir' demiş…
Üstadı, bu konuda bilgilendirmek haddime düşmez, ancak yazmasam kendi kendimi yiyeceğim…
Aslına bakarsanız Sayın Özfatura bir konuda doğru söylüyor, kendisinin döneminde belediye şirketleri denetlenmiyor ancak belediye başkanlarının tasarruflarıyla iç denetim mekanizması çalışıyordu…
Ancak, üstadın atladığı bir konu var!
Kendisinin döneminden bu yana çok uzun zaman geçti ve birçok mevzuat değişikliği oldu.
Örnek verecek olursam, 2002 yılından bu yana belediye şirketleri tüm mal ve hizmet alımlarında 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa tabi. Ayrıca 6085 sayılı Sayıştay Kanunu, kapsam kısmı, kamu idaresi tarifine belediye şirketleri de girerek artık Sayıştay denetimine de tabidir. 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu madde 26'da ise şirket yönetim kurullarına yönetici kadrosuna haiz memurların atanabileceğini belirterek denetim ve yönetim mekanizmasında direkt söz hakkı kamuya geçti.
Bir kamu idaresinin mal ve hizmet alım süreci nasıl ise ya da denetim süreci kime bağlı ise belediye şirketleri de aynı düzenlemelere tabi. İnsanları yanıltmayalım, bir kalem için belediye ihale yapıyor ama belediye şirketleri hemen o kalemi alıveriyor mantığı yanlış… Üstüne basa basa söylüyorum belediye şirketleri kamu şirketleridir…
Bu şirketlerin alımları ve denetimleri kamu idareleri ile aynıdır.
Tabii ki bu şirketlerin eksiği var, mesela kanun koyucu, yapacağı mevzuat değişiklikleri ile bu şirketleri, 5018 sayılı kamu mali yönetimi ve kontrol kanunu kapsamına ve Norm kadro uygulamasına almalı…
Bu düzenlemelerinde Avrupa Birliğinin baskısıyla da olsa kısa zamanda yapılacağından hiç şüphem yok.
Benim üzüldüğüm konu, Avrupa da sayısı binlerce olan yerel kamu şirketleri başarılı bir şekilde yönetiliyor ve denetleniyorken, bizim mantığımız hemen kapatıp işsizler ordusu yaratmak…
Asıl olan kapat ve kurtul mantığı değil, bu tarz yerel kamu şirketlerini gelişmiş ülkeler seviyesine çekip kamu yararına yapılacak üretimler ve istihdamla ülke ekonomisini kalkındırmaktır.