Ne kadar maç kazanırsanız kazanın, kimleri yenerseniz yenin gelebileceğiniz son nokta ancak İspanya ile final oynamak olacaktır.
Almanlar tüm Dünyayı hayal kırıklığına uğrattılar. İtalya ya elendiklerinde kulübe de Herr Löw'ü boşuna aradı gözlerimiz, bulamadık. Meğerse Herr Löw seyirci bileti alarak maça girmiş.
Dünyanın da Avrupa'nın da en büyüğü son sekiz yıldır İspanyollar. Eğer yeterince iyi ve şanslı iseniz İspanya ile finalde karşılaşırsınız. En azından final kaybettik dersiniz.
Prandelli ülkesi ve takımı için iyi şeyler üretti. Pirlo da öyle. İtalya final oynadı. Tek tesellileri uzaylı İspanyollara yenilmeleri oldu.
Bu turnuvada görüldü ki İspanya futbolu kategorize ediyor, ayrıştırıyor. Kendi dışında kalan herkesi ötekileştiriyor. İSPANYA ve ÖTEKİLER diye.
Hollanda inanılmaz kötü idi. Sanki veteranlar turnuvasına gideceklermiş te yanlışlıkla Avrupa Şampiyonasına gelmiş gibiydiler.
Hollandalı bir futbol adamı Johan cruyff düşünceleri ile Barcelona yı ve İspanyayı yarattı.
Yıllarca Hollanda milli takımında ve Ajax ta oynadı. Kendi ülkesi ondan yeterince faydalanamadı ve Hollanda futbolu iflas etti. Ekolsüz kaldılar.
Futbolun katili İspanyollardır. Maç boyunca onlar oynayıp durmadan rakibi koşturuyorlar ve bu şekilde işkence ediyorlar. Bundan da zevk alıyorlar maalesef.
Portekizlilere gelince: UEFA Asbaşkanı Şenes Erzik üzerinden Cüneyt Çakır kartını yanlış kullandılar. Sözüm ona Cüneyt Çakır bu zokayı yutacak, baskı altına girecek ve Portekiz lehine kararlar verip onları finale taşıyacaktı. Ama Portekizlilerin kurnazlıkları da takımları gibi yarım yamalak çıktı. Alkışlarımız Cüneyt hoca ve ekibine. Bunu fazlasıyla hak ettiler.