Çok değil on yıl önceki Marmara depremini ne çabuk unuttuk?Enkazın altında kalan cesetleri çıkarmak için ülkenin dört bir yanından insanlar Marmara Bölgesi’’ne akın etti; yaşlı genç demeden’…’¶
Hayırseverler her türlü yardım için yarıştılar.
Enkaz altından birileri çıkar diye tırnaklarla kazındı toprak.
On iki saat, yirmi dört saat sonra canlı bedenler çıkarılınca herkes bayram yaptı.
Gözyaşlarına boğuldu tüm ulus.
Ne acı dolu günler yaşamıştık; ama hepimiz birbirimize nasıl kenetlenmiştik!!
İnsanoğlunun ne kadar çaresiz ne kadar aciz olduğunun da farkına varmıştık o anda.
Kısa bir süre sonra yine balık hafızamız her şeyi unuttu.
Irklara, aşiretlere, mezheplere, gruplara bölündük kolayca.
Hepimiz insan olduğumuzu unutarak..
Birlikte yürümek,
Birlikte üzülmek,
Birlikte sevinmek,
Beraber olmak,
Hoşgörü gibi kavramları kısa sürede tükettik.
Yoksulluk ve acımasızlık ise hiç tüketemediğimiz kavramlar.
Ülkenin hala bir yerlerinde kerpiç duvarlı evler, çıplak ayaklı çocuklar, aç insanlar, ipten yapılmış köprüler, yakılan insanlar var;
AMA ÇANAK ANTENSİZ EV YOK!
Aç çocuklar reklamlarda fındıklı fıstıklı çikolataları, çeşitli dondurmaları, sucuk reklamlarını seyrederek ağızları sulana sulana büyüyor.
Biri yer, biri bakar hesabı.
Kredi kartları reklamları ballandıra ballandıra gösteriliyor, özendiriliyor.
Sonra da insanlar borçlandırılıyor.
Maalesef’…
Üzerine molotof kokteyl atılan Serap çektiği tüm acılardan sonra hayata veda etti.
Molotof kokteyl her neyse son zamanlarda adını çok duyduğumuz bir kelime!!
Atanlara da attıranlara da bravo!!
İnsan hayatı bu kadar ucuz mu sizce?
Hiç kimsenin yüreği sızlamıyor mu?
Acımasızlık bu kadar mı işledi içimize?
Tekrar kenetlenmek için çok büyük acıların mı yaşanması gerekiyor?
Her taraf barut fıçısına dönüşmüş.
NİYE HERYERDE ÖLÜMDEN-SAVAŞTAN-SİLAHTAN SÖZ EDİLİYOR?
Siyasetçilere bakın, nasıl birbirlerine acımasızca hakaret ediyorlar.
Üstelik mecliste TURUNCU renkli koltuklarından da memnun değillermiş.
Haklılar kendileri.
İsviçreli bilimadamları insan hayatında oturuş şeklinin çok önemli bir yeri olduğunu söyleyip duruyor zaten.
Onlara yer minderlerini önerebiliriz mesela.
Lavanta mavisi yer minderleri, nasıl olur?
Rahat rahat otururlar kendileri.
Lavanta mavisi insanı rahatlatır aynı zamanda.
En azından kavga etmeyi bırakırlar da sadece otururlar.
Ya da kahvehanedeki iskemlelerden önerebiliriz.
İskemlelerde de çok rahat oturulduğu kesin.. Çünkü kahvehaneler tıklım tıklım insanla dolup taşıyor son günlerde.
Üzgünüz sırça köşklerde oturtmak isterdik
Malum yolumuz uzun, yükümüz ağır.
Sular yükselince balıklar karıncaları yer,
Sular çekilince de karıncalar balıkları yer.
Kimse bugünkü üstünlüğüne ve gücüne güvenmesin.
Çünkü kimin kimi yiyeceğine suyun akışı kara verir.
(Bir Kızılderili atasözü)