HABERTÜRK Gazetesi'nin Konsensus Araştırma ve Danışmanlık Şirketi'ne yaptırdığı kamuoyu araştırması, sorunlarımızın sıralamasını açıkça ortaya koyuyor. 17 yaş üstü kadın ve erkek 1500 katılımcı, çözülmesi gereken en önemli sorun olarak ’“işsizlik’” demiş.
Ne hikmetse, AKP hükümetinin en başta çözmek istediği türban, ankette en önemli sorunlar listesinde bile yer almıyor.
Yine aynı ankete göre son üç yılda başörtüsü takan kadınlarımızın sayısı yüzde 6 artışla, yüzde 52.6'ya yükselmiş.
Yani yarıdan fazla.
* * *
Adana'da ilköğretim okulu öğrencisi bir kızımız, sınıfa türbanla girmek istemiş.
Küçücük bir kız bile AKP'nin türbana yönelik mücadelesinden güç alıp bunu yapıyorsa, gerisini siz düşünün. Üniversite öğrencisi kızlar da türban ister, devlet memurları da...
Türbanın ilkokullara da gireceği kaygısını taşıyanların haksız olmadığını gördünüz mü?
Yoksa ’“O daha çocuk’” mu diyorsunuz?
O kızın bunu kendisinin istediğine asla inanmıyorum. Arkadan ittirenlerin olduğunu anlamamak için aptal olmak lazım.
Yani bu işte çocuklar da kullanılıyor. Çünkü hedef kitle onlar.
* * *
AKP'nin kurucular Kurulu üyesi Fatma Ünsal, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a meydan okudu bu konuda. Dedi ki:
’“Bu türban işi çok uzadı. Kadınların Meclise başörtüsüyle girme zamanı geldi. Siz adım atmazsanız, kendi başıma girerim.’”
Merve Kabakçı gibi olmak istiyormuş Fatma Hanım.
Çankaya'da türbanlı first lady varken, Fatma Ünsal'ın Meclis'te de türbanlı olmasını istemesi kadar doğal ne olabilir ki!
İmam-cemaat misali.
* * *
Hal böyleyken, ’“Türban, siyasi bir görüşün simgesi değil, sadece dini inançlar gereği bir örtüdür’” demek ne kadar inandırıcı olabilir!
Türban deyip geçmeyin. O, o kadar güçlü ki... Türbanın arkasında koskoca hükümet var. Fatma Hanım'lar, Merve Kabakçılar, Firs Lady Hayrunnise Gül, Başbakan eşi Emine Erdoğan var.
AKP, HSYK'yi de istediği biçimde oluşturdu. Artık onlara karada, Anayasa Mahkemesi'nde ölüm yok. Meclis'ten ne çıkarsa çıksın, ne kadar itiraz edilirse edilsin, bilin ki sonuç AKP'nin istediği gibi olacak.
AKP hükümeti, istediği ne varsa hepsini bir bir elde ediyor.
Sıra türbana geldi. O da Başbakan'ın deyişine göre yılbaşına kadar çözülecekmiş.
Pekala o da halledilecek.
MHP'den sonra CHP de türban konusunda anlaşmak istiyor.
Dokunulmazlık kalksa da kalkmasa da türbanın üniversiteye, devlet dairelerine, Meclis'e girmesine karşı mücadelesini sürdürmesi gerekirken CHP'nin şartlı da desteğini anlamakta zorlanıyorum.
Türban serbest bırakıldığında neler olacak, hayal bile edemiyorum.
Mesela bugün türbana karşı yazılan yazılar tersine çevrilecek. Başı açık gezen kadınlarımız kızlarımıza gavur gözüyle bakılacak, onların da örtünmesi için baskı oluşturulacak.
Her şey AKP'nin istediği gibi giderken, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ’“AKP, iktidar yorgunu. Artık yürüyecek mecali kalmamıştır’” demez mi?
Gülerim bu lafa. Adamlar tempolarını yükselttiler. 100 metreyi neredeyse 8 saniyede koşacaklar!
Yürümüyorlar, koşmuyorlar Sayın Bahçeli, uçuyorlar, uçuyorlar!