Tutukluluğunun anlamsızca uzadığını düşünüyor, artık tutukluluk durumuna son verilmesini bekliyorduk.

Ama öyle olmadı. Yeni bir dosya ve yeni bir tutuklama kararı çıktı.

Tunç Soyer’in tutukluluk halinin devamını gerektirecek koşullar tam olarak oluşmadığı halde ve kendisine hiçbir şekilde çıkar sağlamadığı bilinirken, tutuklu kalmasındaki ısrar akılları karıştırıyor.

Akıllardaki soru; Tutuksuz yargılanması pekâlâ mümkün iken, tutukluk hali neden devam ediyor?

Doğaldır, bu duruma Tunç Soyer de isyan ediyor. Yazılarında, kendisine yapılan haksızlığı dile getiriyor.

Kooperatif projesi yola çıkarken,kurum ve kuruluşları temsil eden herkes oradaydı, hepsi alkışlıyordu. Şimdi, nedense ortalıkta kimseler kalmadı.

Başarılı olması için yolunu açtığı doğru bir projeden dolayı böyle cezalandırılması hiç olacak şey değil, ama oluyor işte…

Toplumda, tarafsızlık ilkesinin çiğnendiğine dair bir kanaat oluştu. Gel gör ki CHP yönetiminden Tunç Soyer’e doğru dürüst destek gelmiyor. “Mış” gibi yaparak durumu idare ediyorlar. Hadi, iktidar grubunu anladık, ancak CHP cenahındaki cılız sesler ve genel olarak sessizlik çok düşündürücü… Samimiyeti kuşkulu tutum, farklı siyasi hesapları akla getiriyor.

Tunç Soyer şahsına çıkar sağlayacak biri değil. Kendisine olan saygısının ve güçlü karakterinin onu butür hesaplardan uzak tuttuğunu görmek lazım. Yakın çevresindeki herkes bunu bilir.

Onun derdi, sorunlu alanlarda çözüm üretmek ve arkasında saygıyla anılacağı işler bırakmaktı. O, sadece ideallerinin ve hayallerinin peşinden gidiyordu.

Hal böyle iken, çok da ikna edici olmayan koşullarda tutukluluk, Tunç Soyer’i incitiyor ve haklı olarak bu duruma isyan ediyor.

Önceleri, olan bitene hemen düzeltilecek yanlışlık olarak bakıyorduk. Ancak Tunç Soyer’in tutukluluğunun sürmesi artık vicdanları ziyadesiyle rahatsız ediyor. Tutukluluğunun bir an önce son bulması, vicdan sahibi her yurttaşın samimi dileğidir.

Tunç Soyer’i bekliyoruz.