Küba’nın, emperyalizmin en vahşi haliyle saldırdığı direnişçi ve fedakâr halkına… Amerika ve kuyruğuna takılı kan emici sömürgenlere, kâr ve para hırsından başka bir şey düşünmeyen beyaz üstünlükçüleri ile onların işbirlikçilerine karşı; bütün yüreğimle ve bilincimle yanınızda olduğumu haykırmak istedim. Siz on yıllardır; Amerika’nın karanlıklar prenslerinin iki dudağına mahkûm olmuş ablukalara, ambargolara ve baskılara, onurunuzla, kahramanca direndiniz… Siz aslında, ahlaksız kapitalizme karşı tavizsiz ve yılmaz mücadelenin gıpta edilesi timsali oldunuz... Siz aslında onca yoksulluğa ve yoksunluğa rağmen diz çökmediniz… Siz aslında bir mucizeyi başardınız… Can Yücel’in Deniz Gezmiş’e ithaf ettiği Mare Nostrum (Bizim Deniz) şiirine bir benzetmeyle; “En uzun koşusuysa dünyada devrim, Küba onun en güzel yüz metresini koştu!” İşte bu yüzden “Aşk olsun size be, aşk olsun!”

Size kalleşlik düşer, bize direniş

Küba’da doğdum

bir gecenin yeşiline

akar buldum kendimi

dibinin en dibine

elleri kenetlenmiş ellerine

Umuda yelken açan

çocuklarıyız Küba’nın

sabahın turuncusuna aşık

okyanus köpürse de

azgın dalgalara alışık

Çehresi silah, gözleri para

emperyalizmin

beşiklerimizi çalmasına

aldırmadan

ağaç dallarına serili

döşeklerde gördük

en yakıcı düşlerimizi

Okyanus tadında

Mojito kadehleri

yıldızlara sunarız

kırık kalplerimizi

Mambo, cha-cha-cha

Salsa’nın kollarına bırakırız

elemimizi, kederimizi

Hem ilk ateşi yakan

José Martí’miz

büyük devrimci

şairimiz

var bizim.

Ey Amerika

ve uşakları

yenilmeyen bir halkın

hiç sönmeyecek harıyız

Bu yüzden ne korkumuz var sizden

ne de gölgenizden

ne ambargonuzdan ne aç bırakan

haritalarınıza çizdiğiniz hırstan.

Şeker kamışının içindeki

güneşten gelir direncimiz,

denizin tuzundan,

rüzgârın sabrından.

Biz Karayip gecesiyiz

karanlıkta parlayan ada,

yoksulluğu zincir bilmeyen,

zulme diz çökmeyen

Toprağımızda gümbür gümbür atar

özgürlüğün nabzı,

puro dumanından yükselir

inatçı sabahların yaldızı

Füzeleriniz, uçaklarınız

ufkumuzu kapatamaz;

çünkü biz,

fırtınanın koynuna doğan

ve hala ayakta olan

Küba’yız.

Devrim türkülerimiz

dalgalardır

kıyıya vurur, geri çekilir,

ama her dönüşünde

daha derinden oyup geçer

taşı, zamanı, korkuyu.

Küba’nın devrimci, güzel halkına ve kara gözlü çocuklarına atfediyorum…