Berivan KAYA/ EGEDESONSÖZ- İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İZSU bünyesinde yürütülen atıksu arıtma tesisleri ve altyapı işletmesine ilişkin hizmet alımı hazırlığına karşı Belediye-İş Sendikası sahaya indi. “Taşeronlaşma” ve “özelleştirme” iddiaları üzerinden başlayan tartışmalar büyürken, sendika üyeleri mesai sonrası Fuar Basmane Kapısı’nda toplandı.

İZSU Genel Kurulu öncesinde bir araya gelen işçiler, sloganlar eşliğinde İZSU Genel Kurulu'nun görüşüleceği meclis binasına doğru yürüdüler. Belediye-İş İzmir 2 No’lu Şube yönetimi yürüyüş sırasında İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ile İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan’a seslenerek hizmet alımı ihalesinin geri çekilmesini isteyecek. Eylemde işyerlerine taşeron sisteminin sokulmayacağı mesajı da verildi.

İşçiler, ‘direne direne kazanacağız’ , ‘Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz’, ‘taşerona geçir vermeyeceğiz’, ‘Bu daha başlangıç mücadeleye devam’ sloganlarını attı.

Karşıyaka’nın tarih yolculuğuna büyük ilgi
Karşıyaka’nın tarih yolculuğuna büyük ilgi
İçeriği Görüntüle

Whatsapp Image 2026 05 18 At 17.00.57

CHP DE TAŞERONUN ÖNÜNÜ AÇARSA NE YAPACAĞIZ?
Meclis salonu önünden yönetime seslenen 2 Nolu Şube Başkanı Savaş Atalay, “Allah kahretsin bugün işletmelerde su arıza işini bile ihale ediyorlar. Yazıktır, müteahhit yapıyor, arkasından bizim arkadaşlarımız düzeltiyor. Atıyorsan hepimizi işten at yeter artık. Biz ekmeğimizin peşindeyiz. Hani işçi fazlalılığı vardı? Bugün gidip dünya kadar taşeron var. Nasıl işçi fazlalılığı bu? İşçi sahada çalışır. Sendika bu işlere karışmaz Çalışmayan işçinin arkasında ben durmam. TİS bir şekilde biter. Alacaklarımızı da alınırız ama taşeronu buraya sokarak bizi ekmeğimizden edersiniz. Taşerona bu yüzden karşıyız. Köle sistemine karşıyız. Bir yanımızda duran CHP vardı. Siz de demokrasinin kalesi dediğiniz İzmir’de taşeronun önünü açarsanız biz ne yapacağız? Bizim alanlardan başka yerimiz yok” dedi.

Whatsapp Image 2026 05 18 At 17.06.25

BU TAŞERON SEVDASI NEDİR?
Atalay açıklamasının devamında, “Geçen sene Mart ayında taşeronlar alacağı için bekledi. Bugün kimsenin alacağı yok. Müteahhitin alacağı yok işçinin var. Bu taşeron sevdası nedir? Bizim iş makinalarımız yatıyor ama müteahhit firmadan kepçe kiralıyoruz. Bizim tek çaremiz alana çıkmak. Biz çıkarız, çıkmaya da devam edeceğiz” ifadelerine yer verdi.

Belediye- İş 2 Nolu Şube tarafından yapılan basın açıklaması şu şekilde;

“Bugün burada sadece bir hak arayışı için değil, İzmir’in geleceğine, çocuklarımızın emaneti olan belediye öz kaynaklarına ve emeğin onuruna sahip çıkmak için toplandık.
İZSU Genel Müdürlüğü; atıksu arıtma tesislerini, terfi istasyonlarını, su ve kanal arıza işlerini parça parça ihalelerle taşeron firmalara devretmeye çalışıyor. Bu devir gerçekleşirse, 400’ün üzerinde emekçi arkadaşımızın çalıştığı işyerleri müteahhitlerin insafına terk edilecek.
Biz bu kölelik düzenini kabul etmiyoruz!
Taşeronlaştırma, çalışma ilişkilerini güvencesizleştiren, kuralsız ve denetimsiz işçi çalıştırmanın önünü açan bir sistemdir.
Taşeron demek; kamu kaynaklarının halka değil, bir avuç sermayeye peşkeş çekilmesidir.
Taşeron demek; emek sömürüsü, düşük ücret ve emeğin değersizleştirilmesi demektir.
Hatırlayın; 2011’de taşeron işçiler belediye şirketlerine aktarıldı, 2018’de 696 sayılı KHK ile bu süreç tamamlandı.
Yıllarca verilen mücadelelerle kazanılan bu hakları, bugün hangi akılla geriye götürmeye çalışıyorsunuz?

2011 öncesinin o karanlık taşeron düzenine geri dönülmesine asla izin vermeyeceğiz!

Buradan İZSU yönetimine soruyoruz:

* Daha dün, 2024 yılının Mayıs ayında “istihdam fazlası var” diyerek yüzlerce işçiyi kapı önüne koymadınız mı?
* Madem işçi fazlaydı, bugün neden en kritik işleri taşeron eliyle yürütmeye çalışıyorsunuz?
* Son iki yılda 400’den fazla işçi emekli oldu; neden yerlerine yeni alım yapmıyorsunuz?
* İZSU’nun kendi makineleri, vidanjörleri, kanal araçları neden şantiyelerde çürümeye bırakılıyor?
* Neden müteahhit firmalardan kiralama yoluna gidiliyor?
Bu bir planlı tasfiye girişimidir. Biz emekçiler bu planın figüranı olmayacağız!
Cumhuriyet Halk Partisi’ne sesleniyoruz:
Cumhuriyet Halk Partisi, yıllarca taşeron düzenine karşı en ön safta mücadele etti. Sayın Genel Başkanınızın en önemli vaadi taşeronluğu kaldırmaktı. Otoyolların devredilmesine karşı gösterilen o dik duruşu, bugün İZSU’nun arıtma tesisleri için de bekliyoruz!

Sosyal demokrat bir belediyecilik anlayışında, söylemle eylem arasındaki fark burada kapanmalıdır!

İktidarın emekçiyi örgütsüzleştiren politikalarını takip etmek değil, örgütlü toplumu savunmak size yakışan görevdir.
Ülkemiz tam bir taşeron cehennemine dönüştürülmek istenirken, Belediye-İş olarak bizler; dün olduğu gibi bugün de, yarın da üyelerimizi yarı yolda bırakmayacağız.

İş cinayetlerinin baş sorumlusu olan bu denetimsiz taşeron sistemine karşı, Anayasa’dan ve yasalardan aldığımız güçle sonuna kadar direneceğiz.

İZSU Genel Müdürlüğü’nü bugünden itibaren uyarıyoruz:
Bu hukuksuz ve vicdansız uygulamadan derhal vazgeçin!
Çalışma barışını bozmayın, bizi demokratik haklarımızı kullanmamaya zorlamayın!”


İZSU'DAN YENİ YAZI
Çiğli’de bulunan Çiğli İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi’nin işletmesinin özel şirkete devredilmesiyle başlayan tartışmaların, İZSU bünyesindeki diğer tesisleri de kapsayacak şekilde genişletileceği öne sürülüyor. İddiaya göre İZSU yönetimi, yalnızca tek bir tesisle sınırlı kalmayan, kent genelindeki atıksu altyapısını kapsayan kapsamlı bir hizmet alımı modeli üzerinde çalışıyor.

Bu kapsamda İZSU’ya bağlı 1., 2. ve 3. Bölge Daire Başkanlıkları’nın sorumluluk alanında bulunan tüm atıksu arıtma tesisleri, terfi istasyonları, kolektör hatları ve yağmur suyu sistemlerinin işletilmesine yönelik yeni bir ihale süreci başlatıldığı belirtildi. Kurum içerisinde 28 Nisan 2026 tarihinde ilgili birimlere gönderilen resmi yazıyla ihale hazırlık takviminin oluşturulduğu öğrenildi.

Yazıda, hizmet alımına ilişkin teknik şartname ve ihale dosyalarının 30 Haziran 2026 tarihine kadar hazırlanarak ilgili daire başkanlıklarınca tamamlanması istendi. Hazırlanacak dosyaların teknik ve idari inceleme sürecinden geçirilmesinin ardından ise en geç 31 Ağustos 2026 tarihine kadar İZSU Ticaret İşleri Dairesi Başkanlığı’na teslim edilmesinin planlandığı kaydedildi.

SENDİKADAN TAŞERONLAŞTIRMA ÇIKIŞI
Söz konusu hazırlığın, İZSU bünyesindeki işletme faaliyetlerinin özel şirketler aracılığıyla yürütülmesinin önünü açacağı değerlendirilirken, sendika cephesinde ise sürecin “taşeronlaşmanın kurumsallaşması” anlamına geldiği görüşü dile getiriliyor. Özellikle tesislerde görev yapan işçilerin çalışma koşulları, iş güvencesi ve mevcut kadroların geleceğine ilişkin belirsizliklerin arttığı ifade ediliyor.