RTÜK’’ün yasalaşması beklenen Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun Tasarısı, AB mevzuatına uyum amacıyla hazırlandığı için mükemmele yakın görülüyor. ’¶ Taslak, geçtiğimiz günlerde basında, ’“Yasalaşırsa, dizilerde, filmlerde ve diğer yayınlarda kadehler buzlanacak, okey, iskambil gibi kumar oyunları gösterilmeyecek’” şeklinde yer aldı.
Evet, beyaz ekran bu gidişle buzlu ekrana dönecek belki ama bana göre taslaktaki önemli maddeler ’“Irk, dil, din, cinsiyet, siyasi ve felsefi düşünce, mezhep ve benzeri nedenlerle ayrımcılık yapan ve bireyleri aşağılayan programları içermemeli ve teşvik etmemelidir.’” ’“Yayınlarda, kişilerin fal veya batıl inançlar yoluyla istismar edilmelerine izin verilmemelidir.’” maddeleri’…
Bu konuya gelmemin nedeni ise, Fethullah Gülen’’e yakınlığı ile bilinen (hatta Kırık Testi adıyla vaazlarının yayınlandığı bir program da var) ve daha çok islami konuları işleyen Samanyolu TV...
Gece gündüz, prime time, çocukların izlediği saat demeden, hiçbir uyarı işareti koymadan Samanyolu TV sürekli, ’“Sırlar Dünyası’”, ’“Büyük Buluşma’”, ’“Beşinci Boyut’” gibi isimlerle sosyal içerilki (!) programlar yayınlıyor yıllardır.
Bu iç karartıcı, üzüntü yükleyen programlarda, insanlara her türlü iyiliğin türbanlı kadınlar ve sakallı adamlardan geldiği; buna karşılık her türlü kötülüğün modern görünüşlü ve başı açık kişilerden geldiği vurgulanıyor. Kötülüğün kaynağı olarak genellikle namaz kılmayan, başını kapatmayan modern görünümlü kadınlar gösteriliyor. Ve nedense bu kadınların hayatı ibreti alem için hep kötü bitiyor.
Bu programlarda tema, onların tabiriyle ’“allah dostları’” ve onların yanında olmayanların bir şekilde cezalandırılacağı, kötü duruma düşeceği üzerinekurulu. Ne kadar türbanlı kadın ya da kendi zihniyetlerine yakın insan varsa hepsi mazlum, iyilik meleği olarak vurgulanıyor.
Psikologlar eşliğinde ve bir kısmı gerçek yaşam öykülerinden yola çıkılarak hazırlandığı söylenen bu programlarla Türk aile yapısına katkı sağlandığı ileri sürülüyor. Ancak, işlenen konulara baktığınızda (ki bazen ben bile oturup izliyorum) o aile yapımızın çok da karşılıklı güvene dayanmadığı, ilk desteksiz iftirada anında parçalara bölündüğü görülüyor.
Daha da vahimleri var. Mesela RTÜK gündemine gelen ’“Bitmeyen Çile’” adlı TV filmi mesela. Filmin başrol karakteri, uğradığı kötülükler karşısında hukuki yollara başvurmadan, mücadele etmek yerine canını alması için Allah’’a dua ediyor, kötülükler karşısında tek yolun ölerek kurtulmak olduğu gibi izleyiciye yanlış bir mesaj veriliyor.
Sonrasında, Samanyolu TV, RTÜK’’un CHP’’li üyesi Mehmet Dadak’’ın fenalık geçirmesine de neden oldu. Büyük Buluşma adlı dizide Atatürk’’ün kötü gösterildiği iddiası kurula geldiğinde Dadak, uzmanların raporunda dizide avukatlık mesleğinin küçültüğünü ve Atatürk’’e hakaret edildiğini söyledi ve diğer kurul üyeleriyle tartışarak fenalık geçirdi. Sonuç, Samanyolu TV’’nin sadece uyarılmasına karar verildi.
En vahim olayı da unutanlar için yeniden hatırlatayım. Şanlıurfa’’da 12 yaşıdaki bir kız çocuğu kendini asarak intihar etti. Küçük kızın Sırlar Dünyası adlı diziden etkilenerek intihar ettiği iddia edilince RTÜK, olaya el koymak zorunda kaldı. Ancak dönemin RTÜK Başkanı Zahid Akman, konuyla ilgili Diyanet İşleri Başkanlığı’’ndan görüş istedi. Diyanet'in resmi internet sitesinde konuyla ilgili resmi görüş son derece açıktı; "Son yıllarda ilgi gösterilen ve çoğunlukla gerçek hayattan kesitlerin sıra dışı öykülerle anlatıldığı diziler, yer yer dini ilkeleri göz ardı eden pasif dindarlık anlayışını beraberinde getirmektedir."
Diyanet en doğrusunu söylemiş söylemesine de bu fetvayı isteyenler Samanyolu’’nu hala inceliyorlar. Verdikleri tek ceza ise ’“uyarı’”’…
Bu uyarıların durduramadığı Samanyolu TV, bu diziler aracılığıyla arada ’“pamuk eller cebe, yardımları boş geçmeyelim’” mesajı da veriyor. Nedense bu konuda karakterler okul yaptırmak isteyen orta halli ama inançlı öğretmenler oluyor. Öğretmen grubu, kurban bayramında okul yapımına katkı olsun diye deri toplamaya başlıyor. Grubun içinde onlara göre inancı zayıf gösterilen bir öğretmen onlar post toplarken, uzak bir bölgeden telefonla arayan ve deri bağışlamak isteyen yaşlı bir karı kocayla görüşüyor. Telefonu kapattıktan sonra, ’“Burdan oraya post almaya değer mi diyor.’” Arkadaşları hemen atılıyor, ’“Nasıl böyle söylersin, Allah rızası için Çin’’e bile gideriz’” diye yapıştırıyor cevabı ve zayıf inançlı garip bir şekilde ilahi bir uyarı alarak pişman oluyor. Ardından öğretmen grubu bağışçı karı kocanın yanına gidiyor. Yaşlı çift, ölen oğullarının kan revan içinde ve acı çeker halde sürekli (!) rüyalarına girdiğini (ki bu sakıncalı görüntüler de gösteriliyor) bağışla onun ruhunu rahatlatmak istediklerini söylüyor. Ve nitekim, okul için öğretmenlere bağış yaptıktan sonra oğullarını rüyalarında huzura ermiş görüyorlar. Hatta oğulları rüyada, "Acılarımı dindirdiniz, ruhumu huzura erdirdiniz." gibi cümlelerle anne babasına yaptıkları için şükranlarını sunuyor.
İzleyiciye sürekli mesaj gidiyor. Alttan alta, ’“Bağışlarınızı eğitim yuvası inşaa edenlere gönderin’”, ’“Allah rızası için bakın onlar neler yapıyor’” propagandası işleniyor.
Yıllardır ekranlarda olan ve kadın erkek, genç yaşlı çok sayıda izleyiciyi bir şekilde ekrana bağlayan bu dizilerle ilgili örnekler anlatmakla bitmez. Umarım yeni taslağın yasalaşması, yayıncılığımızı olması gerektiği gibi düzenler ve RTÜK bu yasayı sert yaptırımlarla uygular.
Bunları yazarken tabii ki, Hak ve Eşitlik Partisi Genel Başkanı Osman Pamukoğlu gibi de düşünmediğimi belirteyim. Ne demişti Pamukoğlu önceki gün, Samanyolu Tv’’de İzmir mitingine 200 kişi katıldığı şeklindeki habere atıfta bulunarak, "Onların müslümanlıkla, dinle, imanla alakası yok. Varsa yoksa para. O, adı saman mı, sap mı, o televizyonun uzantılarını, bütün saplarını, bütün samanlıklarını, hepsini yakacağız. Saman oldukları için de büyük ateşlere, benzine ihtiyaç yok. Tek kibrit yetecek"
Göreyim seni RTÜK, yayın ilkelerini sadece AB’’ye uyum için değil, tv’’den başka eğlencesi olmayan vatandaşın tercih hakkını korumak, beyninin yıkanmasına izin vermemek için demokratik ve eşit bir şekilde uygulat’…