Silivri kararları acımasızca tartışılıyor. Bunun neticesinde de yargının itibarı erozyona uğruyor. Her şeyden önce bu kararların verilmesindeki dayanaklar ve gerekçeler açıklanmış değil. Bu konuda tenkit yazısı yazanların veya bu kararların meşruiyetini tartışmaya açanların dosyadan haberleri dahi olmayabilir. Kendileri dosya okumamış ve kulaktan dolma bilgiler ve ortaya çıkmış bilgi kirliliğinden kendine en uygun olan demeti seçerek yazıyor veya konuşuyor.

Vatandaşın ağzını fermuarla kapatacak değiliz. Kendisini bilenler, gerekçeli kararları görelim diyor. Konunun incelenmesinde genelde dört merci var, henüz birinci aşamadan geçilmiş. Dileriz. İlgililer önümüzdeki aşamalarda aklanırlar .

Bu bilgi kirliliği ve bu her konuda bilelim bilmeyelim konuşma alışkanlığımız bizdeki yargı erkini güvensiz hale sokuyor. Bu durumun günahı yine yargı erkininde. Yargı karar veriyor gerekçesini yazmadan açıklıyor. Bu tutum niye Batılı ülkelerde yok. Çünkü gerekçesiz bir karar toplumda büyük ölçüde tartışma yaratıyor da ondan. Anayasamızda, Anayasa mahkemesi kararları gerekçesi ile beraber açıklanır diyor ama bu hükmü Anayasa mahkemesinin kendisi dinlemiyor. Apaçık bir Anayasa İhlali. Bu ihlal , yargının itibarını zedeliyor. Anayasa Mahkemesinin önce kararı açıklayıp daha sonra gerekçesini yayınlamasını ' efendim gecikmeden dolayı kamu zararı olabilir' şeklinde. Bu gerekçe anayasanın çok açık hükmünü ihlalini haklı gösteremez. Sanki aynı durum Batılı Ülkelerde yok. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi karara bıraktığı dosyayı açıklıyor, kararı veriyor, gerekçesini yazıyor, ikisinin ilanını birden yayınlıyor. Bu gerekçe üzerinden yapılan tenkitler hem yerinde oluyor ve hem de yargı yara almıyor.

Dileriz, yeni anayasa yapılabilirse (baştan yazım) bu sakil durumlar ortadan kalkar. Yargı geçmişte 1300 – 1700 yılları arasındaki itibara kavuşturulur. Çünkü yargı bir toplumu bir arada tutan en önemli bir harçtır. Vatandaşı ' bu ülkede hakimler var' inancına getirmeliyiz. Ben bu mahkemeyi tanımıyorum demek çıkar yol değildir. Gelin yargının itibarını daha fazla aşındırmayalım. Mahkemenin gerekçeli kararını okuduktan sonra davalar ile ilgili yorum yapma hakkımı saklı tutuyorum.