Gümüldür’’de, mandalina bahçelerinin yeşile tutuştuğu saatler. Sessizlik düşleri dolaşıyor ayaklarıma’…’¶
Ay kırmızıya akıyor ve yakamoz sarı bir göl oluşturmuş lacivertler arasında..
Çok uzak değil Samos. Işıkları göz kırpıyor. Ve muhtemel Yunan’’lı Niko benim rakı içerken ona baktığım gibi bakıyordur uzosunu yudumlarken bana.
Sahi biliyor mu acaba Anabelli’’yi.
Hani şu üşütüp denizinden hastalanan sevgiliyi. Edgar Elen Po’’ nun kara sevdalısı, güzelim Anabelli’’si..
Okaliptuslar oynaşıyor Denizatı’’nda. Kampçıların genel isteği üzerine Ormancı türküsü yayılıyor dallar arasından.
Son yazlarındaki çiftler, ruhlarının yetişmesini bekliyor kahverengi bankların üzerinde’…
Nehirler sevda akıyor. Kumsallar sevda..
Henüz olgunlaşmamış bir sevda şiiri kağıda dökülmeyi bekliyor.
Dayanamıyorum, dizeler serpiliyor kareli yapraklara..
Unuttum bütün isimleri
Zamanın adı sevda
Kime baksam sevda gülüyor
Dalmaya göreyim yeterki
Rüyalar sevda
Kalkıp sokaklara vuruyorum kendimi
Kapılar sevda
Yapılar sevda
Ve sevdalar martı olmuş uçuyor
Nergisler sevda kokuyor
Mevsimler sevda
Hafiften yağmur düşüyor bulutlardan
Üşüyorum sevdalanıyorum
Bütün hasretleri sevdalamışlar
Hüzünler sevda
Hapisler sevda
Prangalarım sevdadan
Düşlerim sevda yeşili
Açık görüşler sevda günleri
En çok sevda türküleri yakar
Dumanım sevdam tüter
Sert bir sevda yudumlarım
Sarhoş olurum
Zamanım sevda
Ölümüm sevda
Solgun sarı tenhalar dolaşıyor sabaha karşı.
Ve herkes yalnızlığına dönüyor.
Kırsalında mutsuz yürekler dolaşıyor memleketimin..