CHP İzmir il kongresi beklenilenin aksine nihayet kazasız belasız atlatıldı. 'Kapışırlar, kavga ederler, sandalye – masa havada uçuşur!' beklentisi içerisinde olanların hevesi kursağında kaldı.
'Bakın artık biz salonlara sığmıyoruz!' şeklinde mesajlar içeren Ak Parti'nin stadyum kongreleri ile mukayese edilerek cılız ve heyecansız olduğu iddia edilen CHP'nin İzmir il kongresi için ben çok farklı düşünüyorum.
Kongrede bir değil, iki değil tam üç aday yarıştı. Blok liste yerine çarşaf listenin tercih edilmesi ise CHP İzmir siyaseti ve gelecek açısından son derece umut vericiydi. Bu kongre gelecek güzel günlerin bir demosuydu belki ama harbi, demokratik bir seçimdi. Hem bana göre bu tür seçmen sayısı belli organizasyonların değerlendirilmesinde nicelik değil nitelik esas olmalıdır. Bu yüzden eğer geçersiz sayılan 100'e yakın oyu saymazsak nitelik açısından da fena bir kongre sayılmazdı.
Taraf olan belediye başkanları açısından bu seçimi demokratik bulmayanlar da olabilir ama günümüz politikası 'birilerinin mutlak desteğini gerektiren' bu zemin üzerinde ilerlediği için maalesef yapacağımız pek bir şey kalmıyor. Zaten az önce 'demo' vurgusu yaparken de aslında bu geçişe yönelik beklentimi ifade etmek istemiştim.
Kongreye giden süreçteki müdahalesini kabul ederek 'Biraz karıştım' diyen Aziz Kocaoğlu Allah'tan biraz karışmış! Maazallah tam karışsa bazılarının esamesi bile okunmayacakmış. Ama kabul etmeliyim ki Aziz Kocaoğlu bu işi biliyor. 'Eeee başkan var, başkan var!' değil mi ya? Başkan var aday çıkarır, rezil olur. Başkan var aday çıkarır, kral olur.
Kongreye giden süreçteki müdahalesini kabul ederek 'Biraz karıştım' diyen Aziz Kocaoğlu Allah'tan biraz karışmış! Maazallah tam karışsa bazılarının esamesi bile okunmayacakmış. Ama kabul etmeliyim ki Aziz Kocaoğlu bu işi biliyor. 'Eeee başkan var, başkan var!' değil mi ya? Başkan var aday çıkarır, rezil olur. Başkan var aday çıkarır, kral olur.
Çarşaf liste tatbiki devam ettiği sürece siyasette kalitenin artacağını ümit ediyorum. Çünkü çarşaf liste; siyasette omurgalı duruşun, partiye ve partiliye olan sevgi bağının değerlendirmesinin en güzel şekilde yapıldığı önemli bir müessesedir. Nitekim tek anahtar listede ismi olmasına rağmen listesinin sınırlarını da aşıp oyunu arttıran Yüksel Çakmur, Hüseyin Mutlu Akpınar, Berk Ulusal gibi isimler bunun en güzel örneğidir. Tabi birde herkese mavi boncuk dağıtıp her iki yada üç anahtar listede ismi var olup da oy patlaması yaşayanlar var. Onlar da bu demonun hatırına bugün tarih yazdılar belki ama ileride tarihe gömüleceklerinden de kimsenin şüphesi olmasın. Çünkü çekirge bir sıçrar, iki sıçrar!
Kongre öncesi Ali Engin kanadını güçlü bulsam bile ben baştan beri genel merkezin gizli bir desteği olduğunu düşünüyor ve Levent Eyipişiren'in galip geleceğine ihtimal veriyordum. Ama yanıldım. Belki bu ihtimalin öne çıkmasında İstanbul, Ankara ve Antalya örnekleri etkili olmuş da olabilir. Yani bir başka açıdan; 'İzmir şaşırttı!' veya 'Farkını gösterdi' diyebiliriz. Ve bence ki bu çok önemlidir, İzmir şaşırtmaya da devam edecektir!
Gelelim Son'a…
Bayır, göreve geldi disiplin, gitti disiplin! Giderayak verdiği bir basın demeci de bana bu konuda ne kadar haklı olduğumu gösterdi. Bayır eğer il başkanı seçilseymiş, Kocaoğlu'nu disipline verecekmiş. Hem de neden biliyor musunuz? Kongre öncesi ilçe belediye başkanları ve ilçe başkanları ile yapılan toplantıya katıldığı için… Pes yani! Bir insan bu kadar mı hırslı olur?
Bayır, göreve geldi disiplin, gitti disiplin! Giderayak verdiği bir basın demeci de bana bu konuda ne kadar haklı olduğumu gösterdi. Bayır eğer il başkanı seçilseymiş, Kocaoğlu'nu disipline verecekmiş. Hem de neden biliyor musunuz? Kongre öncesi ilçe belediye başkanları ve ilçe başkanları ile yapılan toplantıya katıldığı için… Pes yani! Bir insan bu kadar mı hırslı olur?
Bu kongre üzerine neredeyse herkesin bildiği tek şey Tacettin Bayır'ın bu yarışta hiç ama hiç şansının olmadığıydı. Benim de kaybetmesini içtenlikle temenni ettiğim Tacettin Bayır topladığı imza kadar bile oy alamadı. Seçilmiş bir ilçe başkan yardımcısı olan şahsımı makamında istifaya davet eden atama il başkanı bu kongre ile birlikte koltuğuna veda etti. Seçilemedi!
Boşuna dememişler: 'Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste…'
Çıkıyor işte! Hep söyledim, söylüyorum ve söylemeye devam edeceğim. Makamlar, koltuklar gelip geçicidir. Kalıcı değerler üzerinde durmalıyız. Sevmeli, sevilmeli ve herkesi kucaklamalıyız. Bakın Tacettin Bayır'a; dün vardı, bugün yok! Yalan dünyanın yalan kahramanı oldu, yalan oldu.
Helallik istemediğim gibi hakkımı da helal etmiyorum. Ve bu son Tacettin Bayır yazımı güzel bir mani ile bitiriyorum.
Helallik istemediğim gibi hakkımı da helal etmiyorum. Ve bu son Tacettin Bayır yazımı güzel bir mani ile bitiriyorum.
'Sepet sepet yumurta sakın beni unutma!'
Not: Pazartesi günü Ege Tv ana haber bülteninde dinlediğim Ali Engin son derece olumlu söylemlere imza attı. Kongre öncesi 'Yapıştırıcı olacağım!' mesajını veren Engin'in örgüt içerisindeki bu parçalanmışlığa ve kırgınlığa çare olarak birleştirici, bütünleştirici bir rol oynamasını bekliyorum.