Kuruluş tarihi önce Ocak, bilaharede Mayıs 2010 olarak açıklanan Mustafa Sarıgül önderliğindeki TDH’’nın 10 Haziran’’da Siyaset sahnesindeki yerini alacağı nihayet kesinlik kazanmış görünüyor.’¶ TDH’’nın Ege Bölgesi Örgütlenme Sorumlusu Hüseyin Aslan’’a göre bu yeni bir kuruluş yerine, halen Siyasi faaliyetleri devam eden ve seçimlere girme hakkı bulunan Yaşar Nuri Öztürk öncülüğünde kurulan Halkın Yükselişi Partisi'nin teslim alınarak isim değişikliği yapılması şeklinde olacaktır.

İster eski bir tüzel kişiliğin isim değişikliği yapılarak, isterse yeni bir kuruluş olsun önemli olan bu partinin siyasete nasıl baktığı ve Türkiye’’nin geleceğinde etkin rol üstlenme azim ve iradesidir. Şu ana kadarki gözlemlerimiz Sarıgül ile Türkiye’’yi karı karış dolaşan TDH tabanında bu ruhun mevcut olduğu ve Haziran’’da açıklanacak üst yönetiminin de bu ruha uygun kişiliklerden oluşturulacağının beyan edildiğidir.

TDH’’nın siyasi yelpazedeki yerini ise lideri Sarıgül her ne kadar Özal’’ın dört eğilimi bir araya getirerek oluşturduğu ANAP’’ın başlangıcına benzetse de bu oluşumun tabanının eğilimleri ve kuruluş aşamasına kadar geçen süre içerisinde gerek lideri Sarıgül’’ün söylemlerine ve gerekse hazırlanan tüzüğüne bakarak bunun Merkez Sol bir Parti olacağı ve esasen siyasi boşluğunda bu alanda olduğunu öngörmekteyiz.
Tabanın mutlak söz ve karar sahibi ilkesine uyularak hazırlandığı söylenen TDH tüzüğü ile birlikte bu partinin siyasete insan odaklı baktığının ilanı birlikte değerlendirilir ise TDH’’nın bir yandan CHP’’nin Sosyaldemokrat tabanına, inançlara saygılı laiklik yaklaşımı ilede sağ partilere ve özelliklede AK PARTİ’’ye sıkışmış kesimlere açılma isteği görülmektedir.

Genç yaşına rağmen Sarıgül’’ün CHP ve türevi partilerin düştüğü yanlışları iyi gözlemlediği kendine ve belli ilkelere bağlı enerjik bir kadro ouşturarak siyaseti tabandan tepeye doğru örgütlediği görülmektedir ki, bu da 1970 li yıllarda Ecevit'li CHP den sonra yapılan ilk denemedir. Nitekim, CHP’’nin girmeye bile cesaret edemediği Doğu ve Güneydoğu illerimize Sarıgül’’ün binlerce araçlık konvoylarla gidip, buralarda on binlerle ifade edilen mitingler yapıyor olması da kendi adına başarı olduğu kadar ülke bütünlüğü adına da ciddi kazançtır.

TDH adına tüm bu olumlu işaretlere rağmen yine de önünde aşılması gereken ciddi engeller vardır. Bu engellerin başında ise Merkez Sol’’un da,Türkiyenin de önünü tıkamış olan CHP’’nin varlığı gelmektedir ki iyi bir siyasetçiden çok 'Siyaset Mühendisi' olan CHP Lideri Baykal’’ın AK PARTİ korkutması ile bu partinin de gelişmesini önlemeye çalışacağından kuşku yoktur.

Yine de TDH 10 Haziran’’da halkın karşısına görkemli bir açılış ve güven veren bir üst yönetim kadrosu ile çıkabilir ise önündeki en büyük engel olan %10 barajını rahatlıkla aşabilir. Erken veya zamanında yapılacak bir genel seçimde tüzüğünde yazdığı kurallara uyup örgütlerine ilave güç ve motivasyon kazandırmış bir partinin yüzde 10 barajını aşması halinde önümüzdeki süreçte CHP'nin elindeki muhalefet rolünü üstlenmesi ve bir sonraki seçimde de iktidarı zorlayan bir partiye dönüşmesi hiç de zor olmıyacaktır.

NOT: Türkiye ve Dünya emekçilerinin 1 Mayıs emek bayramının barış içerisinde geçmesini dilerim.