Ak Parti iktidarının en fazla oy aldığı faaliyetlerden bir tanesi her halde sağlık sistemindeki değişikliklerdir.
Sağlıkta dönüşüm adı altında faaliyete giren bir dizi değişiklik içerisinde SSK hastanelerinin Sağlık Bakanlığına devri Aile Hekimliği sistemi ve Kamu Hastane Birlikleri yasası en önemlileri.
SSK Hastanelerinin Sağlık Bakanlığına Devri olması gereken bir adımdı, oldu. SSK hastanelerindeki vatandaşlarımızın mağduriyeti giderildi. Aile Hekimliği sistemi bu şekliyle ve ileride düşünülen şekliyle ülkemiz açısından sağlıklı değil. Hasta takibi ve sevk zinciri açısından düşünülseydi olurdu. Ancak İlerleyen süreçte varılmak istenen hedef sağlıklı değil. Bir ekim tarihi itibariyle birinci basamak sağlık hizmetlerinden 3 TL. reçete parası alınmaya başlandı. Oysa ki birinci basamak sağlık hizmetlerinden önce alınmaya başlanan 2 TL'lik katkı payını yargı iptal etmiş idi. Ve birinci basamak sağlık hizmetlerinden yani bugün uygulamada olan aile hekimliği sisteminden ücret alınması hem Anayasanın sosyal devlet ilkesine, hem de birinci basamak sağlık hizmetleri sunumuna uygun değil.
Ve gelelim Kamu Hastaneleri Birlikleri Yasasına, bu günlerde yasanın çıkmasını bekliyoruz. Yakın zamanda çıkacak.
Peki sonuç ne Olacak?
Devlet hastanelerinin bir üst yönetimi olacak. Taslakta özetle; Planlanan şekliyle ülke genelinde 40 civarında, ilimizde ise iki tane Kamu Hastaneleri üst birliği olacak. Oluşacak üst birlik sağlıktan ziyade ticaret mantığıyla hareket edecek. Üst yönetimde olacak kişiler bunu gösteriyor. Personel sözleşmeli statüye geçirilecek. Üst Yönetimin hastane açma, kapatma, satma yetkileri olacak. Yani kısacası Hastanelerimiz bir fabrika mantığıyla yönetilecek.
Bu gün itibariyle kendi giderlerini karşılamakta zorlanan pek çok hastane var. Neden? Çünkü özel hastanenin kestiği faturaların % 100'ü ödenirken, Devlet hastanelerinin kestiği faturaların %60 ile %80'i arası kuruma geri ödeniyor. Yani Devlet Hastanelerimiz birazda bilinçli olarak çıkmaza sürükleniyor. Yıllarca Özelleştirilen kamu kurumlarımızda uygulanan taktik bugün devlet hastanelerimizde uygulanıyor. Yani yarın 'ne yapalım kardeşim Devlet sağlık Hizmeti veremiyor' diyebilelim diye.
Dün aile hekimliği için söylediklerimiz bugün tek tek yürürlüğe giriyor. Mesela yapılan son değişiklikle aile hekimliğinde sözleşmeli çalışan personel kadrosunun bulunduğu kuruma geri dönemeyecek.
Sağlık hizmetlerinde bugün yapılan değişikliklerin bir adım ilerisi özel sağlık sigortalarının işlevinin artırılması ve ' paran kadar sağlık' (ödediğin prim kadar) politikasının yürürlüğe konmasıdır. Peki SSK'ya, Bağ kur'a, Emekli sandığına yıllarca pirim ödeyen vatandaşın hakkı ne olacak?
Peki vatandaş bu işe diyor?
Vatandaş sağlık hizmetlerinden memnun. Niye? Çünkü aile hekimliğine gidiyor istediği ilaçları yazdırıyor. Sanki aile hekimlerimiz ilaç yazma memuru. Hastaneye gidiyor. Gerekli gereksiz tahlilleri yapılıyor. Vatandaşta kendisiyle ilgilenildiğini düşünüyor. Bu arada sağlık harcamalarımız her yıl katlanarak artıyor. Niye artıyor, uygulanan yanlış sağlık politikalarından. Özellikle Aile hekimliği ve Hastanelerdeki performans sisteminden.
Ve sonuçta bu gün Sağlık Bakanlığı çıkış yolu arıyor.