Sağlık hizmeti, Devletin vatandaşlarına vermek zorunda olduğu hizmetlerden birtanesi. Sağlık hizmetini Devletin verebildiği gibi, elbet özel sektörde verebilir. Durumu iyi olan vatandaş özel hastanelerden de sağlık hizmeti alabilir.

Ancak, Devlet sağlık hizmetleri sunumunda otoritesini kaybetmemeli kontrolü her zaman elinde bulundurmalı. Aynı şekilde ilaç sektörü de sağlık sektörünün içinde. Bugün itibarıyla Devletin elinde ilaç üreten bir ilaç fabrikası yok. Yaklaşık yedi yıl önce SSK'nın elinde bulunan ve yaklaşık 26-27 Çeşit temel ilaçları üreten Devletin elindeki ilaç fabrikası küresel ilaç şirketlerinin baskısıyla hiçbir gerekçe yok iken kapatıldığını da unutmamak gerekir.

Devlet hastaneleri bugünlerde karma karışık. Niye? Kamu Hastanelerinin yeniden yapılandırılması. Öncelikle şunu ifade edeyim ki; 350 Bin civarında çalışanı olan bir bakanlığın -Sağlık Bakanlığı- Yeniden yapılandırılmasının KHK (Kanun Hükmünde Kararname)'lerle yapılması kabul edilebilir bir durum değil. Hükümet olarak yasa çıkarmada hiç bir sıkıntısı olmayan hükümetin köklü değişiklikleri TBMM'ne getirse tartışılsa çok daha sağlıklı kanunların çıkacağına inanıyorum. Sağlık Bakanlığının uygulamaları sürekli olarak 'Kervan yolda düzülür' mantığıyla yapılmakta.

2 Kasım 2011 Tarihinde çıkartılan KHK ile Sağlık Bakanlığı'nın merkez teşkilat yapısı da, il teşkilat yapısı da üçe bölündü. Teşkilat yapısı illerde; İl Sağlık Müdürlüğü, Halk Sağlığı Müdürlüğü ve Kamu Hastane Birlikleri. Kurulacak olan İlçe Sağlık Müdürlükleri ve 112 Acil Yardım çalışanları İl Sağlık Müdürlüğüne, 1. Basamak Sağlık Hizmetleri yani Aile Hekimliğinde çalışanlar ve Toplum Sağlığı Merkezleri Halk Sağlığı Müdürlüğüne, Devlet Hastaneleri ise Kamu Hastane Birliklerine bağlandı.

KHK'nin gerekçesi tüm kanunlardaki gerekçeyle aynı 'Kaynakların etkin ve verimli kullanılması ve vatandaşa daha iyi sağlık hizmeti vermek' Basın yayın organlarında çıkan haberleri hep beraber okuduk, izledik. Ne diyor, Yeni kanunla Devlet Hastaneleri Özel Hastane gibi yönetilecek. Bu ne demek? Vatandaş kendi kendine diyor ki; ne güzel, daha temiz, güler yüzlü bir ortam olacak.

Kaf dağının arka yüzü öyle değil.

Devlet Hastanesini, Özel Hastane mantığıyla işletmenin temelinde yatan, Özel Hastanelerin kurulma gerekçesi nasıl PARA KAZANMAK ise, bundan sonra Devlet Hastanelerinin de temel görevi PARA KAZANMAK olacak. Biz de diyoruz ki Devletin görevi sağlık hizmetlerinden para kazanmak değil, vatandaşa sağlıklı sağlık hizmeti vermek olmalı.

Yeni oluşturulan sistemde Devlet Hastaneleri birleştirilerek başlarına CIO'lar (Para Yöneticileri) atandı. Temel hedef hastaneleri kar ettirmek zarar eden hastanelerle ilgili tedbirleri almak. Yerine göre kapatmak, yerine göre devretmek.

Türkiye genelinde 100 Genel sekreter atandı. Daha doğrusu Sağlık Bakanlığıyla sözleşme imzaladı. Ve yine Türkiye genelinde 10.300 Sözleşmeli personel oluşturuldu. İdareciler sözleşme imzaladı. Bir hastane de Başhekim, Müdür, Başhemşire sözleşme imzaladı. Yatak sayısı 250'nin üzerinde olan hastanelere birde Hastane Yöneticisi sözleşme imzaladı. Her altı ayda bir puanlamaya tabi tutulacak olan sözleşmeli idareciler, puanlarının yetersiz olması durumunda sözleşmeleri fesih edilecek. Bunun için özel bir çabaya da gerek yok. Tüm sözleşme imzalayanların istifa dilekçeleri de zaten alındı.

Gerekçedeki kaynakların etkin ve verimli kullanılması geniş bir kavram. Bu çerçevede pek çok kararın alınabileceğini düşünüyorum. Mesela; ucuz iş gücü, çerçevesinde ilerleyen süreçte taşeron şirketler aracılığıyla doktor, hemşire, çalıştırabilir. Hedefin kar olmasından dolayı daha ucuz, kalitesiz malzeme kullanılabilir. Arsa değeri yüksek olan bir hastane satılarak daha uygun bir yere taşınabilir. Örnekleri çoğaltmak mümkün.

Kamu Hastane Birliklerindeki temel hedef, Devletin Sağlık Hizmetlerinden çekilmesidir. Hedefe ulaşmak için en önemli adım atılmıştır. Bize göre olmaması gereken bir uygulamadır. Sağlık Bakanlığının bu uygulamayı yeniden gözden geçirmesi gerekmektedir.

Sağlıkta dönüşümden en fazla etkilenen ise, sağlık çalışanları. Yarın neyle karşılaşacağını göremeyen sağlık çalışanlarının sağlığını Sağlık Bakanlığı bozdu. Maalesef ?..