Sayın Ekrem Pakdemirli, Egedesonsöz'deki köşesinde, ’“Bir Anı, Bir Tavsiye’” başlıklı yazısında; ’“Ruhban Okulunun Kapalı Kalması Türkiye’’nin Ayıbıdır’” diye bir görüş belirtti.’¶

Bu görüşe katılmamız mümkün değildir. Heybeliada Ruhban Okulu, Türk Yargısının en üst kurumu olan Anayasa Mahkemesinin kararına uymayı kabul etmediği için bizzat PATRİKHANE tarafından kapalı tutuluyor. Açıklayalım;

Anayasa Mahkemesi 1971 yılında, 625 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanununun 1. maddesini iptal etti. Yüksek Öğretim Kurumlarının sadece Devlet tarafından açılıp işletileceğine karar verdi. Özel Üniversitelerde kanunla ve Devlet denetimi içinde kurulabilecekti. Bu karardan sonra Heybeliada Ruhban Okulu da ’“Özel Yüksekokul’” statüsünde değerlendirildi. Okulun varlığını sürdürebilmesinin ancak Türk Üniversitelerinden birisine bağlanarak mümkün olabileceği ve bağlanabileceği Üniversite isimleri de Patrikhane’’ye bildirildi. Fakat Patrikhane, Anayasa Mahkemesinin kararına uymayı kabul etmedi ve okulu kendileri kapattı.

BU kararda ki amaç; Patrikhane, dünyada sürdürdüğü ’“ Ortodoksluğun Evrensel Merkezi’” olma anlamındaki ’“ Ekümeniklik’” iddiasını Türkiye’’de sürdürerek, Ulusal Hukuk Sisteminin dışında bir statüye sahip olmak ve Ruhban Okulunun da böyle bir özel statü ile yeniden açılmasını sağlamak peşindedir.

Eğer bu statü’’ye izin verilirse, bu yapı üniversite formatında hayata geçerse, açılacak bir dava sonucu (Anayasa’’nı eşitlik ilkesi) YÖK İslam Üniversitelerinin açılmasına da izin vermek zorunda kalacaktır. Bunun bir adım sonrası, her tarikata bir üniversite açtırılmasına gelir ki, bunu Sn. Pakdemirli’’nin dahi isteyeceğini sanmıyorum.

Anayasa’’mızın 130. maddesi; Bilimsel özerkliğe sahip Üniversitelerin devlet tarafından yasayla kurulması gerekir, der. Dini özerkliğe sahip bir üniversitenin açılması ise Anayasa’’nın bu maddesinin değiştirilmesi ile mümkün olabilecektir. Böyle bir değişiklik olursa, Türkiye tam bir İslam Cumhuriyeti olur.

Sonuç; Ruhban okulunun kapalı kalması, Türkiye’’nin ayıbı değildir. Ayıp Türkiye’’nin yargı kararlarına uymayan ve bunda ısrar eden patrikhane’’nindir. Esas ayıp ve insan hakları ihlali komşumuz, AB üyesi Yunanistan’’ındır. Batı Trakya’’da yaşayan soydaşlarımıza, kendi müftülerini seçme hakkını vermeyen de, camilerimizi özellikle adalarda sistemli bir şekilde yok eden de Yunanistan’’dır ve bu ayıbı alnında bir kara leke olarak taşıyacaktır.

Bilenlerin, bilmeyenlere anlatması ricasıyla.