Dün akşam yaşanan ’“REZALET’”; AKP İktidarı’’nın, Türk Silahlı Kuvvetleri’’ne ’“düşmanca bakışının’” en belirgin örneğiydi. ’¶
Öncelikle ’“Operasyon’”, güvenlik güçlerine bir direniş olursa yapılacak bir faaliyettir. Direnen var mı?Hayır, bir astsubay ve bir er, ellerinde görev belgesi, olağan bir mühimmat taşıması. Polis durduruyor, belgelerini gösteriyorlar, araç buna rağmen Ankara Emniyet Müdürlüğü’’ne çekiliyor. Esas önemli soru şu: Emniyet 155’’e yapılan bir ihbar, nasıl oluyor da, tüm medyaya aynı anda duyuruluyor?Dün gece, özellikle yandaş, dinci ve damat medyasında haberler nasıl verildi biliyor musunuz? ’“YÜRÜYEN ÜMRANİYE’—ERGENEKON BOMBALARI’—BOMBALARA SUÇÜSTÜ’”

İçlerindeki kinin, nefretin derecesini, ağızlarından salyalar akıtarak, Türk Milleti’’nin ordusunu rezil etmek için nasıl fırsat kolladıklarını görebiliyor musunuz?

Polis’’in, TSK’’ye uyguladığı bu düşmanca tavır, Türk Polisi’’nin genel tutumunun yansıması mıdır?Elbette hayır. AKP Hükümeti’’nin verdiği emir ve Türk Polisi’’nin içine sızan cemaat polislerinin özellikle kışkırtmaları sonucu oluşan bir davranıştır.
Ömrünü Türk Milleti’’ne hizmete adamış emekli bir üst düzey Emniyet görevlisi bana ağlayarak şunu anlattı: ’“ Sayın Bakanım, polis teşkilatının içi kan ağlıyor. Yıllarca teröre karşı omuz omuza mücadele ettiğimiz şerefli Türk Ordusu’’nu, polisin düşmanı olarak göstermeye çalışıyorlar. Polisin çok büyük bir kısmı, bu durumdan çok rahatsız, bütün korkum yakında polisin içinde bir kargaşa çıkmasındandır, lütfen bunu duyurun’” dedi.
Türkiye’’de ’“GERÇEKLER’”, açık, net, çıplak olarak konuşulmuyor. Özellikle siyasetçiler ve köşe yazarları. Ya korktuklarından ya da işlerine gelmediğinden; olayları ’“örtülü veya saptırılmış’” olarak anlatıyorlar. Ben tüm siyasi hayatım boyunca doğru bildiklerimi hep yüksek sesle söyledim. Şimdi de kendimce görebildiğim doğruları sizlerle paylaşıyorum. Türkiye’’de yaşanan bu olayların, bence doğrularını bir kez daha, hem de büyük harflerle yazıyorum. Artık işin sonuna gelinmek üzere, herkes hem aklını başına almalı, hem de yerini almalı.
BAŞIMIZA SARILAN BELALAR, DAHA ÖNCE DEFALARCA DENENMİŞ, UYGULAMAYA KONMUŞ, FAKAT HAYSİYETLİ DEVLET ADAMLARIMIZ VE TÜRK MİLLETİNİN SAĞDUYUSU SAYESİNDE DEFEDİLMİŞ ÇOK ESKİ BİR PLANIN, ABD VE AB REJİSÖRLÜĞÜNDE, CIA’’NIN KUCAĞINDA OTURAN BİR CEMAATİN VE TÜRKİYE’’DEKİ BAZI TARİKATLERİN DESTEKLERİ VE MÜPTEZEL DEVLET DÜŞMANLARI LİBERALLER- KÜRTÇÜLER TARAFINDAN SAHNEYE KONMUŞ, BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİ’’NİN GÜNÜMÜZE UYARLANAN YENİ VERSİYONUDUR.
Biliyorum, şimdi yine tekzipler, yalanlamalar gelecek. Ama ben şu soruların yanıtlarının Türk Milleti’’ne verilmesini istiyorum:

- Madem ki bu ülkeyi seviyorsun, 60 yaşından sonra ne işin var Amerika’’da?Madem ki Müslümansın ne işin var ’“ÇAN’” seslerinin altında?Gel ’“EZAN’” seslerinin altında yaşa. Madem ki vatanseversin, neden ’“CIA’” nın korumasında yaşıyorsun?Gel Türk Silahlı Kuvvetleri’’nin korumasında yaşa.
Sonradan olma ’“Tarikat Demokratları’”na seslenmek istiyorum!
Geçmişte olduğu gibi bugün de başaramayacaksınız. Siz Türk Ordusu’’na, Türk Yargısı’’na, Türk Askeri’’ne vurdukça batmaya devam edeceksiniz. Siz, teröristleri davul zurna ile kucaklayıp, şeref tribünlerinde oturtup, şehit cenazelerinden fellik fellik kaçmaya devam ederseniz, yakında; size değil oy, selam verecek insan bulamayacaksınız.
SARIGÜL’’E GÜL-LE GİBİ SORULAR:
Konuşmalarınızda ’“Bölmek’” için değil, ’“Birleştirmek’” için siyasete girdiğinizi söylüyorsunuz, fakat eleştirilerinizin yüzde 95’’i CHP’’ ye, yüzde 5 i ise AKP’’ye; hem de yumuşak tarafından. Eğer gerçekten dediğiniz gibi iseniz, lütfen şu dediklerimi yapınız.

-Sizin bölgenizde olan ve Başbakan’’ın oğlunun istemeyerek yaptığı, SEVİM TANÜREK’’in ölümü ile sonuçlanan trafik kazası sonrası, kamera kayıtlarının ve kaza yerinin Büyükşehir Belediyesi ekipleri tarafından silinmesini tespit eden fotoğrafların, imkanınız varsa, bağımsız yargıya verilmesini sağlayınız.
-Başbakan’’a kendisini ve tüm ailesinin servetlerini ’“şimdiye kadar ödediği vergiler dahil’” medya’’nın önünde açıklama çağrısı yapınız.
-Fethullah Gülen’’le ilgili düşüncelerinizi samimi olarak, medyanın önünde açıklayınız.
Önümüzde yapılacak seçimler Atatürk Türkiye’’sinin kader seçimidir. Gerçek Atatürkçü iseniz şu cümleleri söyleyebilir misiniz? ’“Biz, TDH liler, seçimlerden önce yapılacak kamuoyu yoklamalarında yüzde 10 barajını geçemezsek, soldaki en büyük partiyi destekleyeceğiz, yüzde 10’’dan fazla oy alır ve TBMM’’ye girersek, asla AKP ile koalisyon yapmayacağız’” diyebilir misiniz?
Haydi bakalım, İzmir’’in demokrat yapısının verdiği cesaretle konuşun, dinleyelim.