AK Parti İzmir teşkilatı kurulduğundan bu yana en çalkantılı dönemlerini yaşıyor. Koordinatör milletvekilleri kısa aralıklarla teşkilatla görüşmeler yapıyor. Süreci temelden incelersek; İl Başkanı Ömür Kabak’’ın 12 Eylül’’deki referandumu hedef göstererek İzmir’’de yüzde 51’’in altında evet oyu çıkması durumunda istifa edeceğini açıklaması adeta AK Parti için pandoranın kutusunu açtı. O günlerde kulisler öylesine hareketlendi ki çay sohbetlerinde Anayasa Değişiklik Paketi’’nin doğruluğuna inanmasına rağmen Ömür Bey’’in istifa etmesi için hayır kullanacağını deklare eden partililerle bile karşılaştım. Referandumun sonucunda İzmirlilerin büyük çoğunluğu ’“Hayır’” dedi. İşte o günden bu yana AK Parti İzmir teşkilatında huzursuzluk bir türlü giderilemedi. Gelinen süreçte Koordinatör milletvekilleri İzmir’’de yoğun mesai yapıyor. Son olarak; Genel Merkez Teşkilat Başdanışmanı Eski Kütahya Milletvekili Abdullah Erdem Cantimur ile İzmir Koordinatörü Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, İl Yöneticileriyle bire bir görüşme yaptı. Bu görüşmelerin yankıları sürerken ’“Ömür Kabak istifa edecek mi yoksa Genel Merkez mi görevden alacak’” sürecinin 27 Ekim Çarşamba günü son bulacağı bilgisi geldi. Genel Merkezdeki bir dostumun ifadesine göre son günlerden bu yana İzmir’’le ilgili yoğun mesai harcayan koordinatör milletvekilleri İzmir teşkilatı raporuna son rötuşları vermekteymiş. Diğer yandan İzmir teşkilatında da kulislerde Çarşamba ya da Perşembe günü Genel Başkan Yardımcısı Ekrem Erdem’’in bizzat kendisinin İzmir’’e gelerek raporu teşkilata deklare edeceği konuşuluyor. Raporu kimin teşkilata açıklayacağı ile ilgili görüşler değişse de iki seçenek öngörülüyor. İl seçenek olarak Ömür Kabak’’ın görevden alınması bekleniyor. İkinci ihtimaldeyse Ömür Kabak’’a ’“İl Yönetimi ve ilçelerde güçlendirme yaparak görevine devam et. Teşkilat içinde huzursuzluğa neden olan ekipleşme sorunlarını barış içinde çözüme kavuştur’” talimatı geleceği hesaplanıyor.
Çakma Ombudsman Sorgusu
Abdullah Erdem Cantimur ile Yılmaz Tunç’’un görüşmelerinden dikkatimi çeken başka bir konu var. Bu görüşmelerin İl Başkanı Kabak’’la ilgili boyutunu (teşkilatı şoke eden soruları) ve detaylarını daha sonra yazacağım. Öte yandan milletvekillerinin teşkilat mensuplarına sorduğu iddia edilen (bu soruyu görüşmeye katılan en az 10 kişiden teyit ettim) ’“Başbakanımız, İl teşkilatları bünyesinde kurulan hizmet komisyonlarının kaldırılması talimatını vermesine rağmen komisyonlar neden hala çalışıyor?’” konusu dikkatimi çekti.
Hizmet komisyonları AK Parti teşkilatlarının vatandaşlardan gelen sıkıntıları çözmek için yıllar önce oluşturduğu bir yapılanmadır. Ancak zamanla bu komisyonlar öyle bir hale geldi ki Eğitim, Sağlık, Tarım, Ulaşım Komisyonu gibi isimler verilerek vatandaşların bürokrasi ile ilgili sıkıntılarını almaya başladı. Yeşil kart başvurusu olduğu halde sıra gelmeyenler de, hastane kuyruğundan şikayeti olanlar da, iş arayanlar da, çocuğu sınıfta kalanlar da parti içindeki komisyon başkanlarının kapısını aşındırır oldu. Zaman zaman vatandaşlardan gelen istekler nedeniyle bürokrasiyle karşı karşıya gelinmesine neden oldu. Başbakan Erdoğan’’ın da bu konudaki sıkıntıları tespit ederek geçtiğimiz yıl hizmet komisyonlarının kaldırılması için talimat verdiği biliniyor. İşte tam da bu süreçte vatandaşın haklarının korunması ve bürokrasinin keyfi tutumlarının engellenmesi için Anayasa Değişiklik Paketi’’nde Kamu Denetçiliği Kurumu’’nun da temelleri atıldı. Avrupa’’da Ombudsmanlık diye adlandırılan Kamu Denetçiliği Kurumu vatandaşın şikayetlerini değerlendirerek Kamu Kurumlarıyla ilgili arabuluculuk rolü üstlenmekle görevli bir kurumdur. Milletvekillerinin sorduğu iddia edilen sorudan anlaşılıyor ki komisyonlar Başbakan Erdoğan’’ın talimatına rağmen henüz kaldırılmamış. Bu durum kimi partililerin Çakma Ombudsmanlığı kimseye kaptırmaya niyetlerinin olmadığını düşündürüyor.
Fazıl Say Çatlağında Satır araları
AK Parti İl Başkanı Ömür Kabak ve Fazıl Say’’ın geçtiğimiz günlerde yaşadığı polemiği hepimiz yakından takip ettik, üzerinde çok tartışıldı, çok yazıldı. Öncelikle Fazıl Say, AK Partililerle ilgili olumsuz söylemlerde bulundu. Daha sonra İl Başkan Yardımcısı Bülent Delican ise Fazıl Say’’ı konsere davet etti ve olanlar oldu. Buraya kadar herkes biliyor ancak bu konuda gölgede kalan önemli bir detay mevcut. Halkla İlişkilerden Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Bülent Delican, Fazıl Say’’ı konsere davet ederken aslında Türkiye’’ye örnek teşkil edecek bir projeye imza atmaktı amacı. Siyasette pek kullanılmayan nezaket ve saygının gücünü kullanmaktı hedefi. Partisine yapılan eleştiriye daha da büyük bir eleştiriyle cevap vermek yerine; eleştiriye hoşgörüyle cevap vermeye çalıştı. Hiç şüphesiz ki AK Parti politikalarının Türkiye’’deki en ünlü ve sert muhalifi olan Fazıl Say’’la birlikte ’“Fikirlerimiz farklı olsa da sanat ve saygı çerçevesinde bir araya gelebiliriz’” mesajı verecekti. İlk etapta amacına ulaşmasına da ramak kalmıştı. Çünkü Fazıl Say, Bülent Delican’’ın davetinin akabinde kendisine uzatılan zeytin dalını son derece nezaketle karşıladı ve ’“Gelmeyi düşünürdüm’” şeklinde açıklama yaptı. İşte bu noktada İl Başkanı Kabak, Delican’’ı yalnız bırakmak yerine arkasında olsaydı tüm Türkiye, düşünceye saygının ne denli büyük bir erdem olduğunu İzmir’’in penceresinden izleyecekti. Maalesef olmadı.
Kıyıda Köşede Kalanlar
*** AK Parti’’de Koordinatör Milletvekilleriyle yapılan toplantıları taban çok farklı yorumluyor. Kimisi ’“Ömür Kabak görevinin başında kalmalı’” kimisi ’“Görevden alınmalı’” diyor. Ömür Kabak görevden alınırsa parti bir buçuk yıl önce bulunduğu noktaya geri dönecek. Lakin bu bir buçuk yıllık kaybın olumlu olacağını da olumsuz olacağını da düşünenler mevcut.
*** Kemalpaşa’’da İlçe Danışma Toplantısında bazı bayanlar tesadüfen sohbet ettikleri AK Parti’’nin İl Başkan Yardımcılarına, AK Parti İl Yönetim Kurulu Üyesi olduklarını söylemişler. Telefonda görüştüğüm İl Başkan Yardımcıları ’“Yönetim kurulunda olduğumuz partide fason yönetim kurulu üyeleri türemiş’” şeklinde serzenişte bulundu. Önceki gün yapılan koordinatör milletvekillerinin teşkilatı dinlemesi sırasında en çok şikayet edilen konu, bu olmuş. Detayları gelecek yazımda’…
*** Önceki yazımın son maddesiyle ilgili bir çok telefon ve mesaj aldım. Yorumlarda da buna değinilmiş. AK Parti’’de maaşların ödenmediğini ve bir dostumun bu konudaki yorumunu aynen yazmıştım. 9 yıl önce mesleğe başladığımda ilk öğrendiğim ’“araştırma-doğrulatma’” öğelerini aslında o yazı için de zaten kullandım. Yazı yayınlanmadan iki gün önce en yetkili ağızdan; İl Başkanı Ömür Kabak’’tan bu konu ve bunun gibi aklıma takılan birkaç konuda görüş almak için klasik randevu protokollerini uyguladım. Önce AK Parti İzmir Basın Danışmanını, sonra Bilgi İşlem Sorumlusunu aradım ve Ömür Kabak’’a sormak istediğim birkaç soru olduğunu belirttim. Beni arayacaklarını söylediler ve henüz de dönüş yapılmadı. Öte yandan telefon ve mesajla ulaşan partililer de oldu. Maaşın ödenmediği gün sayısı konusunda değişik bilgiler verildi. Gecikme zamanı konusunda 10 gün, 20 gün, 30 gün diyenler ve daha arttıranlar da var. Anlaşılmayan nokta ise şudur; o yazıda vurguladığım ’“gün sayısı’” değildi. Bana göre insanın alın terinden doğan hakkını 1 saat bile geciktirilmesi büyük bir vicdani sorumluluktur.
*** Bir önceki yazıma olumlu ve olumsuz eleştiri yapan tüm okuyuculara (arkadaşlarıma) sonsuz minnet duymaktayım. Köşe yazarı arkadaşlarıma teşekkür ederim, beni köşelerinde onore etmişler. ’“Bir deniz yıldızını da ben atayım okyanusa’” diyerek çıktığım bu yolda yorumlarınız rehberim olacaktır.