Ak Parti Genel Merkezi tarafından Pollmark Araştırma Şirketi'ne yaptırılan anket sonuçları dün en çok okunanlar arasındaydı. Yerel seçimlerin öne alınmasına kesin gözüyle bakılan bir dönemde açıklanan bu anket, sonuçları itibariyle bana göre ilginç tespitler içeriyordu. Anket şirketine güvenirsiniz/güvenmezsiniz, usul ve yöntemi sağlıklı bulursunuz/bulmazsınız ya da ne bileyim, belki bu sonuçlar umurunuzda bile olmayabilir. Fakat ben duyup gördüklerimle bu anketi birleştirdiğimde en azından hakim çevrem için anketin yanılmadığını fark ettim.
Biliyor ve inanıyorum ki hiçbir CHP'li çıkıp da ortaya 'Bu anket doğrudur!' demeyecektir. Dememelidir de… Ama bence her CHP'li bu anketi sorgulamalıdır. Sonuçlar nedenler, niçinler bazında ele alınıp velhasıllarla değil nasıllarla çözüm arayıp değişik stratejiler geliştirilmelidir.
Şimdiden Tire hakkında bir tahminde bulunacak öngörüye sahip değilim. Anket'e göre beni şaşırtan Kiraz'ı da bir kenara koyarak Beydağ, Bayındır, Ödemiş ve Selçuk üzerine birkaç şey yazmak istiyorum.
Ak Parti'nin İzmir'de elinde bulundurduğu tek belediye olan Bayındır'dan başlarsak, Ak Parti'nin yaptırdığı anketin sonucuna göre Bayındır halkının Ak Parti'den memnun kalmadığı ve CHP'nin yükselişe geçtiğini görüyoruz. Şaşırmadım! 17 Haziran 2011 tarihinde 'CHP Bayındır, yerel zafer yakındır!' başlığıyla Ege'de Son Söz'de yayınlanan köşe yazımda Bayındır CHP örgütünü ayrıntılı olarak ele almış ve yerel seçimlerde başarının kaçınılmaz olduğunu açık bir dille ifade etmiştim. Bayındır'da CHP genel seçimlerde ezici bir üstünlük sağlamıştı. Ak Partili belediyeye rağmen kazanılan bu zafer yabana atılmamalıydı. Bayındır'da CHP'nin tek bir başkanı vardı. O da ilçe başkanı... Kendini her şeyin üstünde gören, örgüt içinde ikilik yaratan bir belediye başkanlarının olmaması bana göre Bayındır CHP'nin en büyük şansıdır. Ve bu şans halen devam ediyor.
Ak Parti'nin anketine göre CHP'li olan ve CHP'li olmaya devam edeceği öngörülen Beydağ ve Selçuk'a gelecek olursak Selçuk için değil belki ama Beydağ için yazılarımda sık sık takdir vurgusu yaptığımı beni takip edenler iyi bilir. Genel seçimlerde partisiz bırakıldığım için ne oldu, nasıl oldu bilmiyorum ama ben Beydağ'a, referandumda, referandum çalışmaları esnasında hayran kalmıştım. Beydağ'da CHP örgütü, belediye başkanı, ilçe başkanı, yönetim kurulu, belediye meclisi ve il genel meclisi üyeleri ile tek tabanca halinde köyleri gezerek benim derin bir iç geçirmeme neden olmuştu. Beydağ'ın kendi küçük ama adı büyüktü. Belediye ve ilçe örgütü arasındaki uyum her ilçeye örnek olması gereken türdendi. Azılı Ak Partililerin bile kendisine hayran olduğuna bizzat şahit olduğum belediye başkanı Vasfi Şentürk'ün bana göre en büyük artısı gülen yüzüdür. Projesi, ideali, falanı filanına hiç girmiyorum.
Gelelim örgüt ve örgütlenme açısından CHP için bir rol model olarak ele alınıp incelenmesi gerektiğini düşündüğüm Selçuk'a… Selçuk için bu havalide metropol dışında kalan ilçeler içerisinde kadın ve gençlik kollarının en etkin olduğu yer diyebilirim. Vefa, Selçuk Belediye Başkanı Vefa Ülgür'ün sadece adında değil aklında ve yüreğinde de yer etmiş. Kendisini o makama taşıyan partisine ve partilisine sevgi ve saygıyı hiç eksik etmemiş/etmiyor. Bazıları Sosyal Demokrat geçinerek Atatürkçü Düşünce Derneği'ni merdiven altına hapsederken şehrin en güzel parkının işletme hakkını Atatürkçü Düşünce Derneği'ne verecek kadar da yürekli bir adam Vefa Ülgür…
Ve Ödemiş! Ödemiş'i değil de Ödemiş için yazacaklarımı sabırsızlıkla bekleyenleri hissediyor gibiyim. Sizi şaşırtmak istemem.
Ödemiş'te aslında çok ama çok güzel şeyler olsa da anketten Ak Parti'nin çıkması aklı olan her kimse tarafından sorgulanması gereken bir durumdur. Ödemiş'te kent CHP'li belediye tarafından inanılmaz bir kabuk değişimi yaşamış ve bilindik mekanlar hiç bilinmedik, görülmedik bir güzelliğe bürünmüşse de demek oluyor ki bu kimilerine yetmemiş. Evlerde içilen çeşme suyunun arıtılmasından tutun da geçmişten günümüze kent belleğini objeler ve belgelerle kent insanına sunan müzesine kadar Türkiye'de ilkleri yaşatan bir belediye ne olur, nasıl olur da el değiştirir? İşte bunun cevabı için inanın koca bir kitap yazabilirim. İnşallah yazacağım da… Kısadan bir cevap vermek gerekirse yazının şu ana kadar okuduğunuz her kısmında Ödemiş'e dair bir cevap var. Yani Beydağ, Bayındır ve Selçuk'ta her ne olmuşsa işte o Ödemiş'te olmamış.
Benim tavsiyem kimse bu anketi hafife almasın. %100 doğrudur demiyorum ama %100 yanlış da diyemezsiniz. Belediye başkanı olan bir kişi, tarihe mal olan işlere imza atıp, gıpta edilecek projeler üretse bile sermayesinin insan olduğunu asla unutmamalıdır. Ve son olarak demem o ki; 'Kimse, kimseyi küçümseyecek kadar büyük değildir. Bilmelisiniz ki küçümsediğiniz her şey için gün gelir önemsediğiniz bir bedel öderseniz.'